İnsanın en büyük özelliği düşünebilme ve sorgulama yeteneğidir. Tarih boyunca bu özelliğimizle hep övünmüşüzdür. Bu yetenek sayesinde başımıza gelen olaylar hakkında yorum yapabiliyor ve çözüm yolları bulabiliyoruz.

Zorlu durumlarla karşılaştığımızda bunun üzerine düşünmek, çözüm yolları aramak ve bulmak bizim baş etme kapasitemizin gelişmesine yardımcı olmuştur. Ancak nasıl ki her davranışın, duygunun ve tepkinin hiç olmaması sorunsa aşırı olması da hayatımızda sorunlar yaşamamıza sebep olur.

Beynimiz evrimsel olarak olası sorun ve tehditlere odaklanma ve bunlar üzerine düşünme eğilimine sahiptir. Bazen biz farkında olmasak da bazı düşüncelerimizi gerçek zannedip, ruh halimizi ve davranışımızı yönlendirmelerine izin veriyoruz. Düşüncelerimizi durdurmak elbette mümkün değil. Çünkü zihnimizin doğal çalışma şekli düşünce üretmektir. Yapabileceğimiz şey sadece farkındalık yoluyla düşüncelerimizin farkına varabilmektir. Düşüncelerle aramıza mesafe koyarak hangi düşünce içerisinde ne kadar kaldığımızı takip edebilir, üzerimizdeki etkisini gözlemleyebiliriz.

Hepimiz hayatımızın belli döneminde bizi rahatsız eden, canımızı sıkan, acıtan herhangi bir konu üzerine fazlasıyla düşünmüşüzdür. Bu yaptığımız şey gayet insani ve doğal bir durumdur. Mesele bunu nasıl ve ne sıklıkla düşündüğümüzdedir. Bu düşünce yaşadığımız zorlu durum karşısında çözüm yolları bulmak, kendimizi daha iyi hissettirecek eylem adımlarını planlamak üzerine mi yoksa sadece o negatif düşünce çemberinin içerisinde aynı havayı soluyarak, canını sıkan olayda ne kadar haklı olduğunu gösteren şeyleri arayıp bulmak mı?

Her ne olursa olsun aşırı düşünme davranışı bir alışkanlık haline geldiyse, kendimizi her seferinde fazla düşünceler içerisinde buluyorsak ve bu döngünün içerisinden bir türlü çıkamıyorsak, bu durumu sağlıksız düşünce olarak değerlendirebiliriz.

Bazen zihninizin yorulduğunu hissettiğiniz ve günün bazı anlarını hiç hatırlamadığınız zamanlar oldu mu? Düşüncelerimiz fazlasıyla bizi meşgul etmeye başladığında, kendimizi bulunduğumuz andan kopmuş ve huzursuz hissetmeye başlarız.

Peki öğrenme, çözüm bulma ve baş edebilme gibi sonuçlara ulaşmamızı sağladığı için düşünmek sağlıklı ve gerekliyken, aşırı düşünmek neden sağlıksız bir yoldur?

Aşırı düşünme aynı konuyu devamlı ve sürekli olarak yorumlama ve analiz yapma olarak tanımlanabilir. Çoğu zaman aynı yerde dönüp dururuz. Bunu koşu bandına benzetiyorum. Efor sarf ediyorsun ama hala olduğun yerdesindir.

Bizi kötü hissettiren olaylar, duygular ve durumlar karşısında genellikle aşırı düşünürüz. Sürekli negatif yöne odaklanarak davranışlarımızda ve duygu durumlarımızda olumsuz etki yaratmasına neden oluruz. Bu durum bizi aktif olarak harekete geçirmekten alıkoyarak, sabit ve pasif bir şekilde olmuş ya da olacak olaylar hakkında aynı şeyleri tekrar tekrar düşünmemize sebep olur. Bu şekilde günümüzü kaliteli ve verimli geçirmek yerine, andan zevk almamızı engelleyerek günlük motivasyonumuzu ve performansımızı düşürebilir.

Sizi zorlayan herhangi bir durum karşısında, problemi çözme ve bunun için eylem adımlarını planlama üzerine düşünüyorsanız, bu sizin sorunla aktif başa çıkma stratejinizi gösterir. Bir karar vermeden önce araştırmak, durumu incelemek, analiz etmek, kendinizi ve çevrenizi aydınlatmak elbette faydalı bir yöntemdir. Bu bizim iyi olma halimiz ve amaçlarımız için oldukça yararlıdır.

Diğer taraftan aşırı düşünme içerisinde olan bir kişi,  bir eylem planı oluşturmadan, çözüm bulma duygusu hissetmeden, aynı şeyleri düşünerek analiz etmeye çalışıyorsa bu düşünme problem odaklıdır. Problemi didikler ama çözmek için değil...

Aşırı analiz etmek ve takıntılı bir şekilde aynı konu üzerine kurban rolüyle düşünmek, çözüm üretmemize engel olduğu gibi bize de bariyerler oluşturur. O problemi ve kendini kötü hissettiren durumu didikler. Problemin gerçekten problem olduğunu kendine çeşitli argümanlarla kanıtlar sunar. Karar vermenizi ve çözüm bulmanızı zorlaştırır hatta takıntılı düşünceler geliştirmenize neden olur.

Peki aşırı düşünmeyi engellemek, değiştirmek ve aktif düşünebilmek için neler yapabiliriz?

Bunun için en önemli adımlardan biri bunu fark etmek ve kabul etmektir. Fark etmek diyoruz çünkü çoğu zaman bu düşünme eylemi kişinin farkındalığı dışında olabiliyor. Bunu fark ettiğimizde ve adını koyduğumuzda bunu değiştirebilme şansını yakalayabilir, aşırı düşünme döngüsünden çıkabilir ve olumlu adımlar atabiliriz.

Bir karar verme aşamasında olduğumuzda aşırı düşünmenin etkisiyle kendimizi gergin ve enerjisi düşmüş hissederiz. Kendimize birçok senaryolar yaratıp adeta içinde boğuluruz. Böyle durumlarda aşırı düşünmeye meyilliyseniz ya da bu durumun içinde olduğunuz anı fark ettiyseniz kendinize bu karar için bir zaman sınırı koyabilirsiniz.

Hangi düşüncelerin içerisinde ne kadar sıklıkla kaldığınızı gözden geçirin ve negatif olana değil pozitif olana odaklanın. Yapamayacaklarınıza değil yapabileceklerinizi gözden geçirin. Sizi rahatlatacak ve yaparken keyif alabileceğiniz aktivitelere odaklanın.

Bunu şöyle düşünün. Bir yerde oturuyorsunuz ve sizi rahatsız eden bir manzara gördünüz o manzarayı seyretmeye devam mı edersiniz yoksa kafanızı çevirip sizi huzurlu hissettirecek yere mi bakarsınız? Aşırı düşünme eyleminin içinde kaldığınızda, odağınızı değiştirdiğinizde düşünceleriniz de değişecektir. Tabii ki inatla o düşüncelerin peşinden gitmezseniz.

Sevgiyle kalın...