8 Mart gelince sosyal medyada cümleler çoğalır. Kutlamalar, sloganlar, çiçek fotoğrafları… Bir günlüğüne herkes kadınları hatırlar gibi olur. Sonra hayat yine bildiği gibi devam eder. Yarın yine onlarca kadının hayatı üzerinde uzun söylevler verenlerin sözleri arasında 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü anacağız. Kutlayacağız demek içimden gelmedi. Kutlamak için iyileştirilen, güzelleştirilen ve sürdürülebilen olumlu gelişmelerin olması lazım. Sizce var mı?..

Oysa mesele bir gün değil.
Bir kadının hayatı zaten başlı başına bir mücadele takvimi. Sabahın erken saatinde uyanıp evini, işini, çocuğunu, hayallerini aynı anda sırtlayan milyonlarca kadın var bu ülkede. Çoğu zaman görünmeden, alkış almadan, teşekkür bile duymadan.
Kadın dediğin şey biraz sabırdır aslında. Biraz direnç. Biraz da “ben buradayım” deme cesareti.
Bu topraklarda kadın olmak kolay değil. Bunu süslemeye de gerek yok. Kimi zaman sesi bastırılmaya çalışılan bir öğretmen… Kimi zaman emeği görmezden gelinen bir işçi… Kimi zaman evinin içinde bile kendine yer açmaya çalışan bir anne. Ama yine de yürümeye devam eden bir irade.
Tarih de bunu söylüyor zaten.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dediğimiz gün, aslında bir çiçek günü değil. 1857’de New York’ta daha insanca çalışma koşulları isteyen kadın işçilerin mücadelesinden doğan bir hatırlatma. Bir hak arayışı.
Bizim tarihimizde de güçlü kadınların izi çok.
Halide Edip Adıvar meydanlarda konuşurken sadece bir edebiyatçı değildi; bir toplumun vicdanıydı.
Sabiha Gökçen gökyüzüne çıktığında sadece bir pilot değildi; bir sınırı yıkıyordu.
Bugün sokakta yürüyen, çalıştığı yerde var olmaya çalışan, çocuğunu büyüten, hayal kuran her kadın da aynı zincirin halkası.
Kadın dediğimiz şey bir takvim günü değil.
Bir hayat biçimi.
Bir direnç biçimi.
Bir toplumun gerçek medeniyet seviyesi de aslında tam burada ölçülür. Kadına nasıl baktığıyla. Kadının sesine ne kadar alan açtığıyla.
Bugün hayatı omuzlarında taşıyan bütün kadınların günü.
Sessiz kalanların da sesini yükseltenlerin de.
Yorulup yine ayağa kalkanların da.
Belki en çok da şunu söyleyenlerin:
“Ben buradayım.”