“Kahpeyi daha söyletiyor musunuz? Bunu dinleyenler kafirdir. Vurun, vurun, vurun, kahpeye vurun! Kafasını, hala söz söyleyen dudaklarını parçalayınız; erkekleri baştan çıkaran haram saçlarını parçalayınız, yolunuz, vurunuz, vurunuz! Vurun kahpeye, vurun kahpeye.”
Yukarıdaki sözler Anadolu’da bir kasabada milli mücadeleye destek veren İstanbullu genç idealist öğretmen Aliye’yi cahil halka linç ettirmek isteyen Hacı Fettah’a ait. Halide Edip Adıvar’ın ölümsüz eseri ‘Vurun Kahpeye’ kitabının en dramatik yeri; yobaz Hacı Fettah tarafından kışkırtılan kör cahil halkın güzeller güzeli Aliye’yi parçalayarak, linç etmesidir.
Kafasında kulaktan dolma sapkın dini bilgiler olan cahil toplumlar; genellikle kendi kadınına namus deyip dışarıya karşı korurken, kendinden olmayan kadını potansiyel ahlaksız görür. Kitaba da ismini veren “kahpe” kelimesi de cahil toplumların kadına bakışının, aşağılamanın soncudur. Adıvar’ın ‘Vurun Kahpeye’ romanı gericiliğe karşı duruşu ve eğitimin önemini vurguluyor. Bu Eser 1926 yılında kitap olarak yayınlandı. Aradan 100 yıl geçti. Ama aynı yobaz zihniyet hala varlığını koruyor.
"KİM NAMUS VE AHLAK ŞÖVALYELİĞİ YAPIYORSA BİLİN Kİ EN NAMUSSUZU O'DUR"
Frida Kahlo "Ahlak, namus deyince sadece kadından konuşan herkes ahlaksız ve namussuzdur" der. Nietzsche ekler; "Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu o'dur!” Evet, “Ahlaktan en çok bahsedenler ahlaktan en yoksun kimselerdir.” Tıpkı Hacı Fettah gibi.
FETÖ'YE DE VICIK VICIK YAĞ ÇEKİYORLARDI
Türkiye’de de Eskişehir’de de dillerinden ahlak ve dini düşürmeyen yeni Hacı Fettahlar türedi. Çok şükür ki Eskişehir’de bu yobaz güruhunun sayısı çok fazla değil. Eskişehir’de hiçbir şeye etki edemiyorlar. Bu ahlaksız yobazlar zaman zaman ortaya çıkıyor. Sosyal medya hesaplarında iktidara ve Reis’e vıcık vıcık yağ çekip; Eskişehir’in değerlerine, yaşam biçimine, kültürüne, kentte ‘güzel olan’ her şeye o pis kinlerini boşaltıyorlar. Bunlar FETÖ'nün devlette güçlü olduğu dönemde de Hocaefendilerine de vıcık vıcık yağ çekiyorlardı. FETÖ'ye yağ çekme hareketlerinden dolayı ceza aldılar mı? Yoksa itirafçı mı oldular? Doğrusu çok merak ediyorum. Zaten bunlar Eskişehirli falan da değil. Kendi memleketlerinde adam yerine koyulmadıkları için geldikleri kentimizi beğenmeyip, ayar verme hadsizliğini alışkanlık haline getirdiler. ‘Körler sağırlar birbirini ağırlar’ misali kendileri gibi üç beş yobazla baş başa vererek; o kalplerini kara zift gibi kaplayan pis kinlerini kusuyorlar.
GÜZEL KADIN FOTOĞRAFLI FAKE HESABI GERÇEK SANIP YATAKTAKİ HÜNERLERİNİ SIRALAMIŞ
Görüş olarak yakın olduklarını iddia ettikleri camialarda zaten bunların ne kadar ahlaksız olduğunu biliyor. Adam yerine konulmuyorlar. Hiçbir saygınlıkları yok. Din, ahlaktan bahsedip; internet üzerinden sabahlara kadar elin kadınlarına yürümeyi kendilerine marifet sanarlar. Travestilerle bile oynaşırlar. Hatta Eskişehirli eski bir bürokrat ve siyasetci profile güzel bir kadın fotoğrafı koyarak, fake hesap açmış. Bu ahlaklı(!) ahlaksızın birisine olta atmış. Ahlaksızlık yapmada sınır tanımayan din bezirganı yobaz yemi hemen yutmuş. Fotoğraftaki güzel kadını elde edebilmek için kendi eşiyle yaptığı seksi bile anlatma rezilliğini yapmış. 'Yatakta ben böyleyim. Ben şöyleyim' diye o sapkın hünerlerini birer birer sıralamış. Yaptıkları ahlaksızlıklar nedeniyle sokağa bile çıkamayacak insanlar o kadar yüzsüzler ki! Kendilerinde asla olmayan bir şeyin dersini vermeye çalışıyorlar. Sendika Başkanlarından harçlık alıp, millete iftira atmayı gazetecilik sanırlar. Beleş yemek yediği lokantanın sahibini sosyal medyada överek, gününü geçirirler. Ziyaret ettiği bürokratlarla emrivaki fotoğraf çektirip onların söylemediklerini söylüyormuş gibi yaparak, sevmediği insanlara b.k atmaktan mutlu olurlar.
VALS YAPTIKLARI İÇİN LİSELİLERİ BİLE LİNÇ ETMEYE KALKTILAR
Bu ahlaksız Hacı Fettahlar kentimizde Cumhuriyetin 100. Yılında vals gösterisi yapan pırıl pırıl liseli öğrencileri bile linç etmeye kalkıştı. Valsta görev alan öğrencileri hedef göstererek, ne kadar insanlıktan, insani değerlerden yoksun olduklarını ortaya koydular. Özellikle vals eden türbanlı öğrenci için dedikleri insanlık adına utanç vericiydi. Kendileri sanki ‘çok ahlaklı’ kişilermiş gibi, dans eden gençlerin anne ve babalarına ahlak dersi verme cüretini bile gösterdiler. Millet çocuğunun dans etmesi için sizin gibi kafası Ortaçağ’da kalmış kara cahillerden mi izin alacak? Onlar aslında valsa değil, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e karşılar. Onlar ‘fesli’ bir şahsın dediği gibi Yunan’ın kazanmasını isteyenlerdir. Onlar Kuvay-ı Milliye’nin kaybetmesi için çalışan Ali Kemal’lerdir.
TÜRKİYE'DE RAHAT RAHAT YOBAZLIK VE AHLAKSIZLIK YAPACAĞINIZ ÇOK KENT VAR
Bu insanlıktan ‘bihaber’ güruhun, tarikat yurtlarında çocuklar tecavüze uğrarken hiç seslerini çıktığını gördünüz mü? Çocuk gelinlere, kadın cinayetlerine karşı seslerini yükselttiğini duydunuz mu? Ormanların, su yataklarının, madenlerin talan edilmesine karşı hiç eylem yaptıklarını gördünüz mü? Bir bakanın ‘Her Cuma bir ayet sallıyorum. Bu Bakara iyi makara!’ dediğinde dine sahip çıktıklarını gördünüz mü? Alpu’da kurulacak zehir santraline karşı bir çıtlarını çıktığını hissettiniz mi? Zaten kentimizin hoşgörülü halkını kutuplaştıramadıkları veya kendilerine benzetemedikleri için Eskişehir’den de nefret ediyorlar. Eskişehir zehir solusun umurlarında bile olmaz. Bir değil, on zehir santrali kurulsa sesleri çıkmaz. Madem bu kentin üniversitelerini, belediyelerini, okullarını, sokaklarını, parklarını, yollarını, heykellerini, ulaşım araçlarını sevmiyorsunuz. Hatta nefret ediyorsunuz. Niye Eskişehir’de yaşıyorsunuz? Türkiye’de rahat rahat yobazlık ve ahlaksızlık yapacağınız çok kent var. Gidip, yobazlığınızın sefasını orada sürün.