Son yıllarda içi boşatılmış ve boşaltılmaya çalışılan en önemli toplumsal değerimiz aile kavramıdır. Özellikle gelişme döneminde olan çocuklar ve gençlerimiz bu anlamda birçok sapkın düşünceye yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Bunun için 2025 yılı ‘’Aile Yılı’’ ilan edilmiş ve aile kavramının önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Bir açıdan çok anlamlı bir şey yapılmaya çalışıldığı açık.
Özellikle son yıllarda ülkemizde azalan genç nüfus ve doğum oranına baktığımızda durumun içler acısı olduğunu görebiliyoruz. Bu anlamda Tarihçi yazar Erhan Afyoncu hocamızın düşünceleri önem arz etmektedir: "Eğer Türkiye üç çocuk politikasıyla nüfus meselesini toparlayamazsa 2100’lerde Türk milleti diye bir şey kalmaz. Bunu bilin. Eğer direnme ve yaşama gücümüzü kaybedersek ileride bizim içinde ‘Türkler diye bir millet varmış; gelmişler İstanbul’u almışlar, bir sene burada yaşamışlar ve tarihe gömülmüşler’ derler." Nüfus konusu asla basite indirgenecek bir mesele değildir. Elbette yaşam şartlarının özellikle ekonomik açıdan zor olması bu oranı düşürmektedir. Lakin Erhan Afyoncu’nun da vurguladığı gibi zaman içinde ülkemiz ve milletimiz için durum vahim görünmekte ve bu anlamdaki sayısal veriler ve gerçeklerde ortadadır.
Hayat şartları ve dünya düzeni değiştikçe aile konusuna verilen önem azalıyor olsa da hala bir yerlerde bu değerli kurumu ayakta tutmaya çalışan birileri vardır. Dışarıdaki hayat her ne kadar özellikle gençler için cazip bir hale getirilmeye çalışılıp "özgürlük" adı altında "ailesizde olunabilir" mantığı aşılanmaya çalışılsa da aslında bizi biz yapan çok değerli bir ‘’bir arada yaşama mantığıdır’’ aile.
Annesi ya da babası hayatta olmayan çoğu insandan bu eksikliğin ne kadar acı ve zor bir şey olduğunu duymuşuzdur. Bizlere farklı şekillerde aşılanmaya çalışılan "ailesizlik" ve olabildiğince içi boşaltılmaya çalışılan "aile" kavramının önemini ancak bu duyguyu hiç tatmayan insanlar anlayabilir galiba. Türk tarihinde Orta Asya’dan bugünlere dek "devleti" var eden en önemli unsur olarak aile görülmüştür. Ve aslında aile; ‘’köklerimizdir, yaşama sebeplerimizden en mühimidir’’ Bizi bir arada tutan, son sığınağımızdır…