Eskişehir Borsa İstanbul Fen Lisesi ve Fatih Anadolu Lisesi öğrencilerinin büyük coşkuyla kutladığı 103. Yıl etkinliği Eskişehir’deki yobaz bir güruhu yine çok rahatsız etmiş.
KALBİNİ KARA ZİFT GİBİ KAPLAYAN PİS KİNİNİ KUSMUŞ
Bu kesimin tetikçisi olan ve ortalıkta ‘gazeteciyim’ diye gezinen şahıs (Onun ismini portalımız kirlenmesin diye yazmıyorum) Borsa İstanbul Fen Lisesi vals gösterisinin, Fatih Anadolu Lisesi’nde bir kız öğrencinin fotoğraflarını paylaşmış. O kızcağızı kıyafeti üzerinden hedef göstererek; yine her zaman olduğu gibi o kalbini kara zift gibi kaplayan pis kinini kusmuş. Aynı mahlukat Cumhuriyet’in 100. Yılında da Eskişehir’in öğrencilerini ve okullarını yine hedef göstermişti.
Valsta görev alan öğrencileri ve okulu hedef göstererek, ne kadar insanlıktan, insani değerlerden yoksun olduğunu bir kez daha ortaya koymuş. Kendisi sanki ‘çok ahlaklı’ kişiymiş gibi, dans eden gençlere ve töreni düzenleyenlere ahlak dersi verme cüretini kendinde bulmuş. Bir kız öğrencinin fotoğrafını paylaşarak, onu kendisi gibi düşünen karanlık zihniyetlere hedef göstererek; ne kadar vicdandan yoksun bir yaratık olduğunu yine gözler önüne serdi. Çünkü onlar kadınların iş yaşamında, sosyal hayatta olmasına karşılar. Onlar Türk Kadınını Afgan kadınları gibi kapatarak; onları Arapların cahiliye dönemine döndürmenin derdindeler. Ahmet Taner Kışlalı "Şeriatçılar özgürlük istemiyor, kendilerinden farklı düşünenlerin özgürlüğünü ellerinden almak istiyorlar” sözünü ne kadar doğru söylemiş. O şahıs, tepeden birilerinden fırça yiyince sosyal medyasında yaptığğı o rezil paylaşımını kaldırmak zorunda kaldı.
ALİ KEMALLER HACI FETTAHLAR
Büyük Önder Atatürk’ün kurduğu ülkemizdeki çocukların dans etmesi için sizin gibi kafası Ortaçağ’da kalmış kara cahillerden mi izin alacak? Onlar aslında valsa değil, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e karşılar. Onlar ‘fesli’ bir şahsın dediği gibi Yunan’ın kazanmasını isteyenlerdir. Onlar Kuvay-ı Milliye’nin kaybetmesi için çalışan Ali Kemallerdir. Onlar Vurun Kahpeye romanındaki ahlaksız Hacı Fettahlardır, Eskişehir’in değerlerine, yaşam biçimine, kültürüne düşman olan kente ‘güzel olan’ hiçbir şeyi sevmeyen bu yobaz güruhunun sayısı ne mutlu ki çok az. Bundan dolayı hiçbir şeye etki edemiyorlar. Bunun hasedinden de çatlayarak, öfkelerini Cumhuriyet’e, Atatürk’e bağlı gençlerimizden çıkarmaya çalışıyorlar. Güçlerinin sadece onlara yeteceğini sanıyorlar. Ama bunda da yanılıyorlar. Bu Cumhuriyet Kenti Eskişehir’de gücünüz o pırıl pırıl gençlere de yetmez. Bu kent, Cumhuriyet ve aydınlık düşmanı olan sizlere asla boyun eğmez.
Frida Kahlo "Ahlak, namus deyince sadece kadından konuşan herkes ahlaksız ve namussuzdur" der. Nietzsche ekler; "Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu o'dur!” Evet, “Ahlaktan en çok bahsedenler ahlaktan en yoksun kimselerdir.”
SEVMİYORSUNUZ NEDEN ESKİŞEHİR’DE YAŞIYORSUNUZ?
Bu insanlıktan ‘bihaber’ güruhun, tarikat yurtlarında çocuklar tecavüze uğrarken hiç seslerini çıktığını gördünüz mü? Çocuk gelinlere, kadın cinayetlerine karşı seslerini yükselttiğini duydunuz mu? Ormanların, su yataklarının, madenlerin talan edilmesine karşı hiç eylem yaptıklarını gördünüz mü? Bir bakanın ‘Her Cuma bir ayet sallıyorum. Bu Bakara iyi makara!.’ dediğinde dine sahip çıktıklarını gördünüz mü? (Çünkü bunlar dindar falan değil. Din bezirganlığından beslenen sülüklerdir.) Alpu’da kurulacak zehir santraline karşı bir çıtlarını çıktığını hissettiniz mi? Zaten kentimizin hoşgörülü halkını kutuplaştıramadıkları veya kendilerine benzetemedikleri için Eskişehir’den de nefret ediyorlar. Eskişehir zehir solusun umurlarında bile olmaz. Bir değil, on zehir santrali kurulsa sesleri çıkmaz. Madem bu kentin üniversitelerini, belediyelerini, okullarını, sokaklarını, parklarını, yollarını, heykellerini, ulaşım araçlarını sevmiyorsunuz. Hatta nefret ediyorsunuz. Niye Eskişehir’de yaşıyorsunuz? Türkiye’de rahat rahat yobazlık yapacağınız çok kent var. Gidip, yobazlığınızın sefasını orada sürün.