Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler Haberes Dergisi’nin 77’nci sayısına konuk oldu. Genel Yayın Yönetmenimiz Ayhan Aydıner’e özel açıklamalarda bulunan Güler; “Yeni dönemde hedefimiz çok net: Daha fazla yatırım, daha fazla ihracat, daha fazla ticaret, daha güçlü işletmeler ve daha güçlü bir Eskişehir” dedi.
Eskişehir Ticaret Odası’nın kaç üyesi var? Üyelerinize yönelik sunduğunuz hizmetler hakkında bilgi verir misiniz?
Eskişehir Ticaret Odası yaklaşık 19 bin üyeyi temsil eden, Eskişehir ekonomisinin çok önemli bir bölümünü bünyesinde barındıran, Türkiye’nin en köklü odalarından biri. Bizim için bu rakam sadece bir sayı değil; her biri ayrı bir hikâyesi ve beklentisi olan, üreten, istihdam sağlayan, vergi veren, yaklaşık 19 bin işletme demek.
Biz göreve geldiğimiz günden itibaren Eskişehir Ticaret Odası’nı yalnızca belge veren, aidat toplayan klasik bir meslek kuruluşu anlayışından çıkarıp üyelerinin işini kolaylaştıran, önünü açan ve üyelerin rekabet gücünü artıran bir yapıya dönüştürmeye gayret ettik.
Bugün üyelerimize artık ticaret sicili ve belge hizmetleri dışında vize işlemlerinden eğitime, arabuluculuk hizmetlerinden hukuk ve vergi danışmanlığına, kapasite ve ekspertiz raporlarından dış ticarete kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz.
Yine odamızı şehrin hizmet sektörüne değer katacak projeler üreten, kalıcı eserler inşa eden, şehrin ekonomisine yön veren, düzenlediği organizasyonlarla üyelerine yeni ufuklar açan bir oda konumuna getirmeyi hedefledik.
Ne mutlu ki bizlere Eskişehir Ticaret Odası artık sahip olduğu imkanlarla geleceğe odaklanan, Türkiye’nin parmakla gösterilen odalarından biri haline geldi.
Sizce Eskişehir’in ve Eskişehir tüccar ve esnafının en büyük sorunları neler?
Bugün iş dünyasının en önemli gündemlerinden biri finansmana erişim ve finansman maliyetleri. Yüksek faizler işletmelerin yatırım kararlarını, işletme sermayesini ve büyüme kapasitesini doğrudan etkiliyor. Bunun yanında artan maliyetler, nitelikli iş gücü ihtiyacı, verimlilik, istihdam ve rekabet gücü de üzerinde durmamız gereken başlıklar.
Eskişehir özelinde ise bizim daha büyük bir pencereden bakmamız gerekiyor. Şehrimizin üretim, sanayi ve ticaret kapasitesi güçlü. Fakat bu potansiyeli daha fazla yatırıma, ihracata, turizme ve hizmet sektörüne dönüştürmemiz gerekiyor.
Bir diğer önemli konu da Eskişehir’in ulaşım ve lojistik imkânlarının geliştirilmesi. Eskişehir'in sanayisinin ve ihracatının daha hızlı büyümesi için lojistik altyapımızı güçlendirmeliyiz.
Öte yandan Eskişehir’de olası bir deprem gerçeğini göz ardı etmememiz, şehrimizdeki yapı stokunu güçlendirmek ve düşük maliyetli konutlar ve yaşam alanları inşa edebilmemiz için yeni imar alanlarının açılması şart. Şehrin aynı alanda sıkışması, ticaret ve yaşamın aynı bölgelerde yoğunlaşması, trafik sorununun artarak devam etmesi özellikle yeni imar alanlarının açılması gerektiği gerçeğini bize sürekli kendini hatırlatıyor.
Göreve geldiğiniz günden beri geniş vizyonunuz ve yaptığınız projelerle fark yarattınız. Bu çalışmalarınızla ilgili bilgi verir misiniz?
Biz göreve geldiğimizde yaklaşık 10 bin üyeye sahip bir Oda vardı ve odamızın fiziki imkânları da bu büyüklükte bir yapıya yeterli değildi. Bugün geldiğimiz noktada yaklaşık 19 bin üyeye ulaşmış, kendi kaynaklarını üreten, önemli yatırımları hayata geçirmiş bir Eskişehir Ticaret Odası var. Eskişehir Ticaret Odası büyüyünce hedefleri de projeleri de kalıcı eser anlayışı da büyüdü ve gelişti.
Eskişehir Fuar Kongre Merkezi, ETO Müze, kongre merkezi ve yeni hizmet binamız bu vizyonun önemli parçaları. Bu kalıcı eserlerin her biri yalnızca ETO'nun değil, Eskişehir'in ortak değeridir.
Özellikle Fuar ve Kongre Merkezi'nin şehir ekonomisine sağladığı katkıyı çok önemsiyorum. 2025 yılında burada gerçekleştirilen fuar, organizasyon ve kültür-sanat etkinliklerinin şehir ekonomisine yaklaşık 1,3 milyar TL’ye ulaştı. Bu katma değer otelinden restoranına, taksicisinden hediyelik eşya satan mağazasına kadar Eskişehir'in bütün hizmet sektörüne yayılıyor.
Biz bütün yatırımlarımızı günü kurtarmak için değil, Eskişehir'in geleceğini düşünerek gerçekleştirdik. Nitekim ETO'nun müzesi, fuar ve kongre merkezi ve yeni hizmet binası gibi yatırımların borçlanmadan gerçekleştirilmesi de bizim yönetim anlayışımızın önemli göstergelerinden biridir.
ETO'da seçim süreci var. Başkanlığa adaysınız. Yeni dönemde yapmayı düşündüğünüz projeler ve hedeflerinizi anlatır mısınız?
Oda üyelerimizi temsil eden tüccar ve sanayici arkadaşlarımızla beraber, yeni dönem için Vizyon 2030: Gelecek Eskişehir başlığı altında bir slogan ve bir yol haritası belirledik.
Önümüzdeki dönemde önceliğimiz üyelerimizin ticaret ve ihracat kapasitesini artırmak olacak. Bunun için de e-ticaret ve e-ihracatı çok daha ileri bir noktaya taşımak istiyoruz.
Artık Eskişehir'deki bir işletmenin yalnızca Eskişehir'e veya Türkiye'ye satış yapmasını yeterli görmüyoruz. Dünyanın herhangi bir noktasındaki müşteriye ulaşabilmesini istiyoruz.
Yeni dönemde girişimciliği daha fazla destekleyeceğiz. Yeni iş fikirlerinin, genç girişimcilerin ve kadın girişimcilerin daha fazla desteklenmesini sağlayacak çalışmalar yapacağız.
Diğer bir önemli başlığımız ise hizmet sektörü… Eskişehir ekonomisinin ağırlık merkezinde hizmet sektörü bulunuyor. Dolayısıyla turizmden gastronomiye, konaklamadan kültür-sanat faaliyetlerine kadar hizmet sektörünün ticaret hacmini büyütmeyi hedefliyoruz.
2030 yılına kadar 1 milyon ziyaretçiyi ağırlamayı planladığımız Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’miz bu hedeflerimize ulaşmamız için güç katacak. Çünkü her ziyaretçi Eskişehir ekonomisi için yeni bir hareketlilik anlamına geliyor. Daha çok ziyaretçi daha çok konaklama, daha çok ticaret demek. Bu sebeple Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’miz şehrin en çok ziyaret edilen iş ve kültür sanat merkezi olma özelliğini güçlendirerek devam edecek.
Bir diğer önemli projemiz İleri Yaşam Merkezi. Bu projemizin de hem Eskişehir Ticaret Odamıza hem de şehrimize değer katacak önemli bir yatırım olacağına inanıyoruz.
Özetle yeni dönemde daha fazla proje, daha fazla ihracat, daha fazla yatırım ve daha güçlü bir Eskişehir ekonomisi hedefliyoruz.
Ülke ekonomisini yönetenlerden beklentileriniz neler?
İş dünyasının en temel beklentisi öngörülebilirliktir. Bir yatırımcı önünü görebilmek ister. İşletme sahibi yarın hangi maliyetle kredi kullanacağını, hangi maliyetle üretim yapacağını ve hangi şartlarda yatırım gerçekleştireceğini bilmek ister.
Bu nedenle ekonomi yönetiminden en önemli beklentimiz, enflasyonla mücadele edilirken reel sektörün üretim ve yatırım gücünün korunmasıdır.
Ancak ne yazık ki finansmana ulaşma maliyetleri işletmelerimizi zorluyor. Tüccar ve sanayicinin bu şartlar altında kredi kullanması mümkün gözükmüyor.
Finansmana erişimin kolaylaştırılması, özellikle KOBİ'lerin uygun maliyetli finansmana ulaşabilmesi, üretim ve ihracatı destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi gerekiyor.
Vergi ve sosyal güvenlik yükleri, istihdam maliyetleri, enerji maliyetleri ve bürokratik süreçlerde de işletmelerin rekabet gücünü dikkate alan düzenlemelere ihtiyaç var.
Türkiye'nin üreterek, ihracat yaparak ve yüksek katma değerli ürünlere yönelerek büyümesi gerekiyor.
Kent merkezindeki belediyelerle diyaloglarınız nasıl?
Bizim yaklaşımımız çok net: Eskişehir'in menfaati söz konusu olduğunda ortak paydada buluşmak zorundayız. Eskişehir Ticaret Odası şehrin tüccar ve sanayicilerini, girişimcilerini temsil eden bir odadır. Biz de bu yönüyle üyelerimizin ve şehrimizin menfaatlerini temsil ediyoruz. Dolayısıyla belediyelerimizle, valiliğimizle, üniversitelerimizle, OSB'mizle, diğer meslek kuruluşlarımızla ve bütün kamu kurumlarımızla etkin bir iletişim sağlıyoruz.
Belediyelerle zaman zaman farklı düşündüğümüz konular olabilir. Bu son derece normaldir. Önemli olan farklılıklarımızı çatışma konusu haline getirmek yerine Eskişehir'in ortak menfaatinde buluşabilmektir.
Nitekim kentte ‘birlik’ ve ortak hareket etmenin önemini her fırsatta vurgulayanlardan biriyim. Bunu da laf olsun diyerek söylemiyor, eylemlerimle de gösteriyorum. Bana göre Eskişehir'in kazanması için şehri temsil eden tüm kurum ve kuruluşların aynı masada olması gerekiyor.
Türkiye ve Eskişehir ekonomisini nasıl buluyorsunuz?
Türkiye ekonomisi önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bir taraftan enflasyonla mücadele edilirken diğer taraftan üretimin, istihdamın ve ihracatın korunması gerekiyor. Bu dengeyi sağlamak kolay değil.
Ancak ben Türkiye'nin potansiyeline inanıyorum. Çok güçlü bir girişimci ruhumuz, üretim kabiliyetimiz, genç nüfusumuz ve önemli bir sanayi altyapımız var.
Eskişehir'e baktığımızda da benzer bir tablo görüyorum. Havacılık, savunma sanayii, raylı sistemler, makine, seramik, gıda, otomotiv yan sanayi ve hizmetler başta olmak üzere çok önemli bir ekonomik altyapımız var. Ancak üretim tecrübemizi ve teknolojik kabiliyetimizi devam ettirebilmek için destek ve teşviklerin artırılması, üretici firmalarımızın daha rekabetçi hale getirilmesi önem taşıyor.
Eskişehir'in önceliği potansiyelini daha yüksek katma değere dönüştürmek olmalı. Bizim bütün çabamız da bunun üzerine.
Eskişehir'in geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Ben Eskişehir'in geleceğine çok inanıyorum. Eskişehir 2000’li yılların başından bu yana çok büyük gelişme yaşadı. Önceden belli markalar dışında yan sanayi alanında üretim kabiliyeti olan şehrimizde bugün artık küresel ölçekte iş yapan firmalarımızın yatırımları var.
Yine aynı şekilde 2000’li yılların başında Eskişehir’in turizm şehri olacağını söyleseler herhalde kimse inanmazdı. Ancak Eskişehir turizm alanında da çok büyük bir devrim yaptı. Aynı şekilde Eskişehir’in fuar ve kongre şehri olması hedefimizi de eleştirenler olmuştu. Eskişehir’de düzenlenen kongreler, fuarlar ve iş toplantıları Türkiye’nin dört bir yanından gelenleri konuk ediyor. Bu sebeple Eskişehir'in turizm potansiyelini daha fazla kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Fuar ve kongre turizmi bu açıdan bizim için çok önemli. EFKM'nin 1 milyon ziyaretçi hedefi sadece bir rakam değil; şehrin otelinden restoranına, taksisinden mağazasına kadar bütün ekonomik hayatına katkı sağlayacak bir hedef.
Eskişehir'in geleceğinde yüksek teknoloji, savunma ve havacılık sanayii, raylı sistemler, yazılım, girişimcilik, ihracat, turizm, eğitim ve hizmet sektörü çok daha güçlü bir yere sahip olacak.
Özellikle gençlerimizin şehirde kalmasını ve Eskişehir'e yatırım yapmasını istiyoruz. Bunun yolu da nitelikli istihdamdan ve girişimcilik ekosisteminden geçiyor.
Ben Eskişehir'in Türkiye'nin ekonomik açıdan örnek gösterilen şehirlerinden biri olacağına inanıyorum. Bunun için de kent olarak birlikte hareket etmeliyiz.
Haberes okurlarına son bir mesajınız var mı?
Eskişehir bizim ortak sevdamız. Bu şehirde yaşayan, üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan herkesin geleceğine sahip çıkmak zorundayız.
Eskişehir Ticaret Odası olarak bizim görevimiz yalnızca bugünün sorunlarını çözmek değil, aynı zamanda geleceğin Eskişehir'ini hazırlamak.
Ben bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kapımızı bütün üyelerimize açık tutmaya, onların sorunlarını dinlemeye ve çözüm üretmeye devam edeceğim.
Yeni dönemde hedefimiz çok net: Daha fazla yatırım, daha fazla ihracat, daha fazla ticaret, daha güçlü işletmeler ve daha güçlü bir Eskişehir.
“Vizyon 2030: Gelecek Eskişehir” derken aslında anlatmak istediğimiz tam olarak bu. Geleceğin Eskişehir'ini hep birlikte inşa edeceğiz. Tüm okurlarınıza selamlarımı ve saygılarımı iletiyorum.
