Bugün takvim yaprakları biraz daha anlamlı düşüyor yere. Koca bir yılı, sevinçleriyle, yorgunluklarıyla, “bu sene kesin değişiyorum” deyip yine aynı yerden devam ettiklerimizle uğurluyoruz. Yeni yıldan elbette sağlık diliyorum; çünkü o olmadan ne plan tutuyor ne de keyif. Biraz da para diliyorum. Mutluluk satın alınmıyor ama faturalar ısrarla kapıda bekliyor.
Ama benim asıl temennim başka. Yeni yılda kendimize biraz daha nazik olalım. Her şeyi mükemmel yapmaya çalışmak yerine bazen “olduğu kadar” demeyi öğrenelim. Küçük mutlulukları kaçırmayalım. Bir kahvenin kokusunu, bir şarkının tam yerindeki hissi, bir dost sohbetinin kıymetini. Yeni yıl bize kusursuz günler değil gülümseyerek hatırlayacağımız anlar getirsin.
Ve ülkemiz için… 2026’da biraz daha akıllanalım mesela. Daha çok düşünelim, daha az bağırarak konuşalım. Haklı çıkmaya çalışmak yerine anlamayı deneyelim. Küçük hesaplar yerine uzun vadeli iyilikleri önemseyelim. Kurallara uymanın “enayilik” değil, birlikte yaşamanın gereği olduğunu hatırlayalım. Trafikte, sokakta, sosyal medyada biraz daha sabırlı olalım. Mantığı, vicdanı ve sağduyuyu yeniden başköşeye oturtalım. Mucizeler beklemiyoruz elbette ama sadece aklın, emeğin ve nezaketin biraz daha değer gördüğü bir yıl diliyorum. Bu bile başlangıç için fazlasıyla yeter.
Ve 2026’yı uğurlayıp 2027’ye doğru yürürken şöyle içten bir cümle dökülsün ağzımızdan: “Ya… Ne iyi yıldı ama.” Her şey mükemmel olduğu için değil düştüğümüzde kalkmayı bildiğimiz, güldüğümüzde içten güldüğümüz, bazen yorulup yine de devam ettiğimiz için. Birkaç hayal gerçekleşmiş, bazıları da “seneye artık” rafına kalkmış olsun, o da olur. Önemli olan geriye dönüp baktığımızda pişmanlıktan çok tebessüm biriktirmiş olmak. 2026, bize bunu hissettirdiyse görevini fazlasıyla yapmıştır.
Ve 2026… Aynı zamanda Eskişehir yılı. Plakası 26 olan bu güzel şehir, sanki takvimle anlaşmış gibi sahneye çıkıyor. Porsuk’un ağır ağır akışı, Adalar’da uzayan sohbetler, Odunpazarı’nın geçmişle göz göze gelen sokakları bu yıla daha çok yakışıyor. Genç ruhunu hiç kaybetmeyen, sanatla, müzikle, kahkahayla nefes alan Eskişehir.
2026’da bize sakin olmanın, zarif yaşamanın ve birlikte güzelleşmenin ne demek olduğunu bir kez daha hatırlatsın.
Bu yıl biraz Eskişehir gibi olalım.
Abartısız, sıcak, akıllı ve içten.
Çünkü bazı şehirler sadece yaşanmaz, insana iyi gelir.
MUTLU YILLAR….