Geleneksel Türk konut mimari özelliklerine sahip tarihi evlerin en küçük ayrıntısına kadar, her bir özelliği bir amaç doğrultusunda oluşturulmuştur. Yazımızda; özenle tasarlanan, minimal ayrıntıları bile bir zarafet temsili olan bu evlerin genel özelliklerinden bahsedeceğiz.
Eskişehir Odunpazarı bölgesinde de rastlanan geleneksel Türk evleri; genelde bulundukları arazilerde yükseltilerek inşa edilmiştir. Bunun sebebi; altta kalan boşluğu ihtiyaç doğrultusunda değerlendirmek; evi rutubetten korumak ve eve manzara sağlamak içindir. Zamanla kat adedi fazlalaşmıştır. Geleneksel Türk mimarisindeki evler başlarda tek katlı olarak inşa edilse de, genellikle iki kattan oluşur. Kat sayısı artsa da esas olan en üst kattır ve planlamada bu kat esas alınmaktadır. Günlük yaşam genellikle bu katta geçtiği için, burada günlük hayatın ihtiyaçlarının karşılandığı tüm özellikler yer almaktadır. Odalarda, sedir, yüklük, dolap ve ocak bulunur. Oturma, yemek yeme, uyuma gibi eylemler bu özellikler sayesinde gerçekleşir. Odaların açıldığı ortak, genellikle üstü açık veya yarı açık yerlere sofa adı verilmektedir. İkinci katın en önemli özelliklerinden biri, dış dünyayla bağlantının sağlandığı cumbalardır. Cumbalarda yer alan pencereler sokağa bakmaktadır. Ve ev halkı yerine göre, kapısını çalan misafiriyle, karşı komşusuyla, ya da sokaktan geçen satıcılarla buradan iletişim kurmaktadır.
İlerleyen zamanlarda zemin kat ve asıl kat arasına bir ara kat düşünülmüş ve üç katlı geleneksel konutlar inşa edilmiştir. Bu kat esas kat kadar önemli olmasa da planlamada etkilidir. Ara katta olması sebebiyle daha çok kış aylarında kullanılmıştır. Bu sebeple de alçak tavanlı ve az pencereli olarak ele alınmıştır. Zamanla bu ara kat önem kazanmış ve kendine özgü bir kat vaziyetine girmiştir. Ama yüksekliği, esas katınkinden alçak kalmıştır. Ara katı daima ikinci derecede odalara tahsis edilmiştir.
Geleneksel Türk konut mimarisinde alt kat, hizmet mekânları için düzenlenmiştir. Zemin katta bu sebeple samanlık, mutfak, odunluk, kiler, ahır gibi bölümler yer almaktadır.
Genel anlamıyla baktığımızda geleneksel Türk evleri, iklim, sosyal hayat ve yaşam ihtiyaçlarının göz önüne alınarak tasarlandığı, tamamıyla Türk kültürünün bir yansıması olarak günümüzde dahi varlıklarını korumaktadır. En özgün haliyle bize, öz kültürümüze ait olan bu evler dönemin teknolojik gelişmelerine göre yapılandırılmışlardır. Ama bundan da öte; kapı, pencere, tavan süslemeleriyle ahşap işçiliği, hat, çini, tezhip ve dokuma gibi sanatları içinde barındırarak eski döneme ait küçük çaplı kültürel bir ortam oluşturmaktadır.
Şimdilerde Odunpazarı bölgesinin her bir sokağında küçüklü büyüklü yer alan her bir geleneksel Türk evi ya bir kafe, ya bir atölye, ya da insanların hayatlarını sürdürdüğü evler ve mekânlar olarak varlıklarını sürdürmekte; hem Eskişehir halkı hem de farklı şehir ve ülkelerin vatandaşları tarafından ziyaret edilmektedirler.