OECD ( Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü), içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu 20 kurucu ülke ile birlikte 37 üyesi olan uluslararası bir örgüt.

OECD tarafından her yıl yayımlanan “Bir Bakışta Eğitim” raporları, ülkelerin eğitim sistemlerini karşılaştırmaya olanak veren göstergelerin güvenilir bir derlemesi olarak kabul edilmektedir.

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan, “OECD Bir Bakışta Eğitim 2022” raporunda, ülkelerin öğrencilerine nitelikli eğitim sağlamada hangi noktada olduklarının değerlendirilmesine yardımcı olan göstergeler eğitim süreçlerinin çıktıları, eğitime erişim, eğitime ayrılan finansal kaynak ile öğretmenler, öğrenme ortamları ve okullar” olmak üzere dört temel başlık altında sunuldu.

Bu dört temel başlık altındaki veri ve kaynakların analizine baktığımızda, örgütün bünyesindeki ülkeler ile Türkiye’nin eğitim alanındaki farklılıkları hakkında oldukça ilginç ve düşündürücü sonuçlara ulaşılabiliyoruz.

EĞİTİM SÜREÇLERİNİN ÇIKTILARI

-Türkiye’de 25-34 yaş aralığındaki yükseköğretim mezunu genç yetişkin oranı 2000 yılına kıyasla dört katına çıkmış. Ancak, %40 olan bu oran ile Türkiye, hâlâ OECD ortalamasının gerisinde.

-Türkiye, 18-24 yaş aralığında ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranının (%32,2) en yüksek olduğu OECD ülkesi.

-Türkiye, hem yükseköğretim hem de ortaöğretim mezunlarının istihdam oranlarının en düşük olduğu OECD ülkesi.

-Türkiye’de, yükseköğretim mezunu işsizlerin yaklaşık yarısı 12 aydan uzun süredir işsiz.

EĞİTİME AYRILAN FİNANSAL KAYNAK

-Türkiye tüm eğitim kademelerinde öğrenci başına en düşük harcama yapan OECD ülkeleri arasında yer alıyor. Türkiye’de öğrenci başına yapılan harcama ortalama 5743 dolar iken OECD ortalamasında 11990 dolar.

-Türkiye’de bir öğrencinin 6-15 yaşları arasındaki eğitimi için yapılan harcama OECD ortalamasının yarısından daha az.

-Türkiye’de yükseköğretim öncesi kademelerde hane halkının üstlendiği eğitim harcamaları OECD ortalamasının iki katından fazla.

EĞİTİME ERİŞİM

-3-5 yaş aralığında erken çocukluk eğitimine katılım oranının en düşük olduğu OECD ülkesi Türkiye.

-Türkiye, 15-19 yaş aralığında en düşük okullaşma oranına sahip OECD ülkelerinden biri olmaya devam ediyor.

-25-29 yaş aralığında en yüksek eğitime katılım oranına sahip OECD ülkesinin Türkiye olması sevindirici bir durum.

-Yükseköğretime kayıtlı öğrenciler arasında “ön lisans” programlarındaki öğrenci oranının en yüksek olduğu OECD ülkesi Türkiye.

-OECD ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’de ön lisans eğitimi alan öğrenci payının daha yüksek,  yüksek lisans ve doktora eğitimi alan öğrencilerin payının daha düşük düzeyde kalması incelenmesi gereken bir eğilim olarak dikkat çekiyor.

ÖĞRETMENLER..

-Öğretmen maaşları 2010 yılına kıyasla OECD ortalamasında %5,Türkiye’de ise %12 oranında artış göstermiş. Bu oran; Slovakya, İsrail, Polonya, Macaristan gibi ülkelerde %25’in üzerindeyken, Yunanistan’da öğretmen maaşları %43 oranında düşüş göstermiş.

-Türkiye’de mesleğe yeni başlayan bir öğretmen en üst kıdeme ulaştığında başlangıç maaşından sadece %9 daha fazla maaş alırken OECD ortalamasında bu fark %64-67 arasında.

-Türkiye’de bir okul müdürünün alabileceği en yüksek maaş OECD ortalamasında en düşük okul müdürü maaşından daha az.

“ TÜRKİYE DİKKAT ÇEKİYOR !..”

OECD “Bir Bakışta Eğitim 2022” raporunun yayımlandığı günlerde Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer; “Türkiye’de eğitim alanında yapılan güzel çalışmaların yurt dışında da dikkat çekmeye başladığını ve önümüzdeki yıl ilk kez OECD Mesleki Eğitim Zirvesi’nin Türkiye’de toplanacağını” açıkladı.

İlk kez bir eğitim zirvesinin Türkiye’de yapılması ve Türkiye’nin eğitim alanında yaptığı çalışmaların OECD’nin dikkatini çekmesi oldukça sevindirici bir durum.

Umarım, uluslararası  karşılaştırmalarda anlamlı olabilecek ve eğitim sistemimizin  gereksinimlerine yol gösterebilecek , “Bir Bakışta Eğitim 2022” raporundaki veriler de Sayın  Mahmut Özer’in dikkatini çeker!…