Enam suresi 38. Ayette der ki: "Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi topluluklardır. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirileceklerdir."
Kuran-ı Kerim’i anlayarak okumaya çalışan ve elimizden geldiğince yaşamımızda Allah’ın bizlerden istediği şeyleri yapmaya gayret gösteren Müslümanlar olarak bu ayette ne anlatılmak istediğini az çok idrak edebilecek düzeydeyiz. İslam dini her ne kadar insan hayatını ön planda tutsa da hayatın bir bütün olduğunu ve insanların halife sıfatıyla dünyaya huzuru, barışı getirmesi konusunda yaratılmış olduğunu dile getirir ve insanlara bu anlamda büyük bir misyon yükler.
Bizler merhamet dini İslam’ın, bilinçli birer ümmeti olduğumuza inanıyorsak eğer yeryüzündeki hiçbir zulmü onaylayıcı bir duruş sergilemememiz gerekir. Dünya üzerinde günden güne artan şiddet olayları ve bazı yerlerde hayatın gidişatının insanlık dışı boyutlara ulaşıyor olması kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Her gün ya bir çocuğa, ya bir kadına ya da bir sokak hayvanına yapılmış olan haksızlıklar vicdanı olan her bir insanı derinden üzmekte ve yaralamaktadır. Bizler islam dini peygamberi Hz. Muhammet’in küçük bir çocuğun kuşu öldüğünde onu ziyarete gidebilecek kadar ince düşünceli olduğuna inandık hep. Çocukluğumuzda onun hayatını öğrendikçe güzel ahlakını kendimize örnek almamız gerektiğini de... Elbette ki mükemmel değiliz, olamadık da insanız en nihayetinde. Lakin bizleri insan kılan en önemli özelliğimiz olan merhametimizi kaybeder isek bizden geriye ne ya da neler kalır…
Yukarıda paylaşmış olduğumuz resme iyi bakın. Bu resim kendini ifade edebilme ve hakkını savunma yetisinden mahrum, sadece su ihtiyacını karşılamak için başını içinde su olduğunu zannettiği kovaya uzatmış bir zavallının bir insan tarafından nasıl ahlaksızca yok edildiğinin resmidir. Aslında bu, toplumuzun getirilmeye çalışıldığı noktanın en somut delilidir… Ve bir insanın plan program dâhilinde nasıl bu kadar zalim olabileceğinin… Hani o bizlere ‘’zalim’’ gibi sunulan sokak hayvanları var ya şöyle bir sahneye asla ve hiçbir zaman sebep olamaz biliyor musunuz? Çünkü onlar kendilerine Allah’ın bahşetmiş olduğu içgüdüleri dışında insan kadar karmakarışık bir yaratılışa sahip değil… Ve sırf bu özellikleri yüzünden dışlanıp ötekileştirildiler yıllardır… Oysa insan?
Bizim devletimiz yüzyıllardan beri sadece bir devlet olmamış, dünyaya tüm incelikleriyle bir ‘’medeniyet’’ nasıl oluşturulur bunun en güzel örneği olmuştur. Önceki yazılarımıza bakarsanız elimizden geldiğince ecdadımızın bu anlamda yapmış olduğu uygulamaları belgeler ışığında sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Ve bu örnekler ‘’dünyaya örnek teşkil eden bir medeniyet nasıl inşa edilir’’ sorusunun en somut delilidir. Ve geçmişimizde insanlığa, merhamete dair bu denli güzel örnekler varken, bizlerin şimdiki durumunu hangi kavram açıklayabilir ki? Belki de bu durum en iyi şu şekilde özetlenebilir: ‘’şahit olduğumuz bu resim toplumsal çürümenin en somut örneğidir.’’