Kasabanın şerifi yine çıkmış meydana… Bu kez belediyenin kasabını, halk lokantasını, Halk Ekmek’i ve sosyal belediyecilik hizmetlerini dert edinmiş. Diyor ki: “Belediye kasap mı işletir?”

Haklısınız Sayın Şerif…

Normal şartlarda belediye kasap da açmaz, halk lokantası da açmaz, Halk Ekmek de işletmez.

Çünkü normal bir ülkede insanlar maaşıyla kasaptan etini alır, lokantada yemeğini yer, ekmeğini de fırından gönül rahatlığıyla alır.

Ama siz bu ülkeyi normal olmaktan çıkardınız.

Keşke insanları bu ucuz hizmetlere mahkûm etmeseydiniz de biz de bunlara ihtiyaç duymasaydık.

Keşke emekli maaşı ayın ilk haftasında erimeseydi…

Keşke asgari ücretli ay sonunu hesap makinesiyle değil, huzur içinde getirebilseydi…

Keşke çiftçi ürettiğinin karşılığını alabilseydi…

Keşke küçük esnaf artan kiralar, vergiler ve maliyetler altında ezilmeseydi…

O zaman belediyeler de kasap açmak, halk lokantası kurmak, Halk Ekmek üretmek zorunda kalmazdı.

Bugün insanlar belediye kasabına keyfinden gitmiyor.

Mecbur kaldığı için gidiyor.

Halk Lokantası’nda kimse fotoğraf çektirmek için sıraya girmiyor.

Bir tabak sıcak yemeği uygun fiyata yiyebilmek için bekliyor.

Halk Ekmek önünde bekleyen insanlar reklam olsun diye değil, aynı parayla evine daha fazla ekmek götürebilmek için bekliyor.

Bunlar bir belediyenin övünç projesi değil…

Bir ülkenin ekonomisinin geldiği noktanın fotoğrafıdır.

Siz bu fotoğrafı görmek istemiyorsunuz.

Çünkü o fotoğrafın içinde enflasyon var.

Hayat pahalılığı var.

Alım gücü kaybı var.

Emeklinin çaresizliği var.

İşçinin alın teri var.

Çiftçinin borcu var.

Esnafın kepenk kapatma korkusu var.

Sonra dönüp belediyeye diyorsunuz ki:

“Niye kasap açıyorsunuz?”

Biz de size soruyoruz:

İnsanları neden buna mecbur bıraktınız?

Belediyeler, sosyal devletin yetişemediği yerde vatandaşını yalnız bırakmıyorsa, bunun suçlusu belediyeler değildir.

Asıl sorgulanması gereken, vatandaşın neden bu hizmetlere ihtiyaç duyar hâle geldiğidir.

Kasabanın şerifi…

Eskişehir’de belediyeler kimsenin ekmeğiyle oynamıyor.

Tam tersine, insanların sofrasındaki ekmeğin eksilmemesi için mücadele ediyor.

Asıl tartışılması gereken belediyenin kasap açması değil…

İnsanların neden belediye kasabına, Halk Lokantası’na ve Halk Ekmek’e ihtiyaç duyduğudur.

İşte cevap verilmesi gereken soru budur.

Ve o sorunun cevabı da belediyede değil; yirmi yılı aşkın süredir bu ülkeyi yönetenlerin ekonomi anlayışında aranmalıdır.

Çünkü sosyal belediyecilik, vatandaşın tercihi değil; yaşadığı ekonomik şartların zorunlu sonucudur.

Keşke insanlarımızı bu hizmetlere muhtaç etmeseydiniz de biz de sadece yol, park, kültür, sanat ve şehircilik konuşsaydık.

İnanın, en çok bunu biz isterdik.