Yazarımız Cem Aksu, Türk Sanat Müziğine aşık Sosyal Medya Uzmanı Berk Varnatopu ile keyifli röportaj yaptı. Varnatopu; “Ülkemizde koro enflasyonu yaşanmakta. Bu da Türk Musikisinin kalitesini bozmaktadır ve geleceği adına üzücü ve kaygı vermektedir. Her gelen şefim, solistim dediği sürece Türk Müziği biraz daha geri gitmektedir" dedi.
Bize kendinizden bahseder misiniz?
1981 Yılında Edirne de doğdum. 1989 yılında ilkokul eğitimimi İstiklal İlkokulu, Ortaokulumu Yüksel Yeşil Ortaokulunda tamamladıktan sonra lise eğitimimi Edirne Kız Meslek Lisesi Yapı Ressamlığı bölümünde tamamladım ve 2000 yılında mezun oldum 2001 yılında Edirne’de özel sektörde faaliyet gösteren saygın bir firmada çalıştıktan sonra 2021 yılında Emekli oldum. Müzikle bütünleşen bir aileyiz Ailemizde müzikle uğraşan birçok kişi var Özellikle babamın klasik müzikle uğraşması beni müziğe ilgimi arttırmıştır. Daha sonra benim Türk musikisine yönlenmeme neden olmuştur Musikiye olan derin ilgimden dolayı farklı korolarda yer alıp hocalardan eğitim aldım Hali hazırda Edirne’de 2012 yılından itibaren Edirne Mûsıkî deneği üyesiyim.
Türk Müziğine ilginiz nasıl oluştu? Kimlerden ders aldınız? Kimlerle çalıştınız?
Özellikle Ailemizin birçok ferdinindi müziğe olan yatkınlığından dolayı benimde Türk musikisine olan ilgimi arttırmıştır. İlk müzik eğitimimi ilkokul müzik hocam İsmail Çallı’dan aldım Zaman içerisinde dinlediğim Türk Mûsıkîsi eserleri kulak dolgunluğu olmasına neden olmuştur. 1990 yılından itibaren Musiki ile yolum kesişti Özellikle Edirne Devlet Türk Müziği topluluğu bu konuda öncelik olmuştur. Daha sonra şehrimizde olan tüm sanat müziği konserlerini takip ettim 2012 yılı Yağmurlu bir Edirne akşamında bu döneme aralıksız olarak takip ettiğim konserlerin birinde o dönem Kaleiçi semtinde maarif caddesinde yer alan Edirne Musiki Derneği İle yollarımız kesişti. Şefliğini Halil Erseven’in yaptığını öğrendim Benim için inanılmaz bir deneyimdi Türk Musikisine tavrı ile hizmet eden bir hocadan ders almak muhteşem bir duyguydu Edirne Musiki Derneği üyeliğim o dönemden bugüne devam etmekledir. Edirne Musiki Derneği döneminde Ülkemizde saygın yeri olan birçok sazende ile çalıştım. Furkan Bilgi, Murat Bağdatlı, Furkan Resuloğlu, Selahattin Ellek, Serhat Ellek, Göksücan Ar, Gül Güldaş, Erkan Kanat, Emre Demir, Ali Karaali, Çınar Kaba değerli isimler konserlerimize icrada bulunmuştur. 2016-2017 sanat döneminde, Edirne Halk Eğitimi Merkezi TSM Korosu Şef Levent Sarıbaş 2018-2020 seneleri arasında yine Edirne Halk Eğitim Merkezinde Şef Selin Topaloğlu ile çalışma imkânım oldu. 2021 yılında Emekli olduktan sonra Eskişehir’e taşınma kararı aldık. 2022-2023 Sanat döneminde Şef Cem Aksu Yönetimindeki Eskişehir Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Türk Sanat Müziği Korosu’nda yer aldım.
Safalar Getirdiniz isminde bir siteniz var. Bunu ne amaçla kurdunuz? Bu sitenin çalışmalarından bahseder misiniz?
Türk Sanat Müziği Korolarının ve Topluluklarının buluşma noktası www.safalargetirdiniz.wordpress.com 9 Eylül 2011 tarihinde tarafımca kuruldu. Bu sitenin kurulma amacı ülkemizde yer alan koro ve toplulukları bir araya getirerek haberlerini yapmaktı. Kurulduğumuz günden itibaren bu amacımıza fazlasıyla ulaştığımıza inanıyorum ki Koro ve derneklerin sitemize yoğun ilgisi devam etmektedir Geçen 13 yılda 175 milyon görüntülemeye ulaşmıştır. Sitemiz kurulduğu günden itibaren birçok projeye imza atmıştır
Genç Solistler Projesi: Genç Solistler projesi sitemizin ilk projesi olup burada korolarımızda ve derneklerimizde yer alan Genç Solistlerimizi sanatseverlere tanıtmaktı bu projeye 11 ilden 19 korodan 41 solist röportaj vermiştir.
Genç Sazendeler Projesi: Genç Sazendeler Projesi Ülkemizde yer alan genç sazendelerin tanıtımına yönelik röportaj projesidir.
Anadolu’daki Musiki Dernekleri: Ülkemiz coğrafyası Anadolu’ da yer alan müzik kültürü ve musiki derneklerinin tanıtımına yönelik projedir.
Senfonik Melodilerin İzinde: Türk Sanat Müziği Korolarının ve topluluklarının buluşma noktası olarak klasik müzik severlere hizmetimiz olan Senfonik Melodilerin İzinde yi sunmaktayız.
Kadın Bestekârlar: Türk Musikimizde şarkılarda izi olan kadın bestekârları sanatseverlere tanıtan bir projedir.
Kahve Tadındaki Musiki Sohbetlerinden bizlere bahseder misiniz ?
Türk Sanat Müziği Korolarının ve Topluluklarının buluşma noktası www.safalargetirdiniz.wordpress.com’un ana unsurlarından biri olan Kahve Tadında Musiki sohbetleri bölümümüzde Ülkemizde yer alan Koro ve Dernek başkanları ile Şefleri Türk musikisine değer katan solistleri ağırlamaktayım. Şu ana kadar 40 röportaj gerçekleştirdim.
Peki hedefleriniz neler?
Türk Sanat Müziği Korolarının ve Topluluklarının buluşma noktası www.safalargetirdiniz.wordpress.com un ana unsurlarından biri olan Kahve Tadında Mûsıkî sohbetlerini kitap haline getirmek ileriki dönemlerde de genç solistler projesi ile entegrasyonunu sağlayarak proje konseri yapmak.
Ülkemizde Türk Müziğinin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Hak ettiği ilgiyi alabiliyor mu sizce?
Ülkemizde Türk Müziğine ilgi var konserler doluyor. Türk Müziği bu bağlamda ilgi görmektedir. Ancak, televizyonlarda yayınlanan bazı TSM programlarında maalesef ki alaturkaya yer ver verilmektedir. Oysaki Türk Musikisinin Klasik bir tavrı ve okuyuş şekli vardır. Mesela ‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız’ eserini formundan çıkaramayız değil mi? Ayrıca Üniversitelerde Devlet konservatuvarlarında daha çok Türk Müziği bölümü açılması en büyük temennimdir.
Sosyal Sorumluluk Projeleriniz var mı?
Şahsi olarak sosyal sorumluluk projelerine katkılarım devam etmektedir. Konserlerine katkım olmuştur Bu bağlamda Edirne Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı huzurevi bünyesinde Edirne Musiki Derneği Şef Halil Erseven Yönetiminde, İstanbul’dan Şef Fulya Soyata yönetiminde Kadıköy Belediyesi Faslı pırlanta TSM korosu ve Nilgün Güler Yönetimindeki Nilgün Güler TSM Korosunun konserlerine katkı sağladık. Ayrıca Murat Seçkin ve Hüner Coşkuner’in sosyal sorumluluk projelerine destek verdim.
Korolar arası köprü kurma göreviniz var çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Korolar arası köprü kurma görevini aslında bir misyon haline getirdim diyebilirim. Türk musikisin gelecekte daha iyi yerlere gelmesi adına ülkemizdeki yüzlerce koro arasında kontak kurdum. Şefler ile görüştüm şehrimize musiki adına neler kazandırabiliriz diye planlamalar yaptım. Ülkemizdeki her koronun kendine has vizyonu ve misyonu var. Yani olay sadece konser vermek değil iki koro iki şehir iki kültür arasında musiki köprüsü kurmak.
Amatör koroların Türk Müziğine katkısından bahseder misiniz?
Amatör korolar Ülkemizde Türk Musikisinin yaşatılması anlamında can damarı durumundadır. Ancak şunu söylemeliyim ki; ülkemizde koro enflasyonu yaşanmakta. Bu da Türk Musikisinin kalitesini bozmaktadır ve geleceği adına üzücü ve kaygı vermektedir. Her gelen şefim, solistim dediği sürece Türk Müziği biraz daha geri gitmektedir.
Bunun çözümü hedefi olan korolar yaratmak ve kaliteli solist yetiştirmekten geçiyor. Ayrıca siz ne kadar amatörüm dedikçe sahnede profesyonel iş yapmak zorundasınız. Çünkü sahne bambaşka bir dünya söylediğiniz icrayı karşı tarafa geçirmek o anı sizde yaşamalısınız.
İşin Mutfağında mı yoksa sahnede mi yer almak istersiniz?
Her ikisi de olur. Çünkü her ikisinin de farklı heyecanı ve huzuru oluyor. Biraz stres oluyorsunuz. İnanın yaptığınız işin karşılığını seyirciden almak o kadar keyifli ki sahne arkası yani mutfak işi daha keyifli. Mutfak olayı ilk repertuvar açıklandığında başlıyor solistlere repertuvar ulaştırmak daha sonra onları takip etmek ta ki konser başlangıcına kadar süren bir zaman ama bu işi severek yapıyorsanız sizden mutlusu yok demektir.
Türk Müziğine gönül vermiş gençlere neler tavsiye edersiniz?
Çevremde musikiye gönül vermiş birçok genç var hepsi birbirinden değerli korolarda solistlik yapmakta Genç neslin mûsıkî ile ilgilenmesi muhteşem bir duygu gelecek nesillere aktarılması konusunda hepsi öncü olacaklardır bunlardan adım gibi eminim. Ayrıca sosyal medyada yaptığım ve yayınladığım ‘Genç Solistler’ Projesini görmüşsünüzdür. Bizler bu projede Ülkemizdeki genç nesil solistleri ön plana çıkarmayı istedik ve başardığımıza inanıyorum birçok değerli korodan cevherler çıktı. Şu an hepsi farklı yerlerde ve başarılılar onları gördükçe inanın bende gururlanıyorum. Öncelikle ilk koroya başlayanlar için tavsiyem kesinlikle şefi can kulağı ile dinlemeliler. Gözlerinin içine bakarak ne zaman ne demek istediğini anlamalılar. Nota bilmiyorlarsa bile şefin talimatları her daim yol gösterici oluyor. Ayrıca hedefe odaklı çalışmanız gerekiyor şarkıları unutmamak adına sürekli tekrar etmeniz gerekiyor.
Siz Edirne Musiki Derneğinin de üyesisiniz. Dernek olarak neler yapıyorsunuz? Bu yakınlarda konser var mı?
Bizler Edirne Mûsıkî Derneği ailesi olarak her sanat yılı içerisinde Şefimiz Halil Erseven Yönetiminde iki konser yapmaktayız. Konserlerimizi Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarında 500 kişilik salonunda icra etmekteyiz. Başta Edirneli sanatseverler olmak üzere çevre illerde yer alan musiki derneklerinin de konserlerimize ilgisi çok yoğun bir şekilde devam etmektedir. Türk Sanat Müziğinin en iyi şekilde yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması konserlerimizin etkin olduğunu söyleyebilirim. Çalışmalarımızı her cumartesi günü 14.00-16.00 saatleri arasında dernek binamızda sürdürmekteyiz. Şu an Şef Halil Erseven yönetiminde Edirne Musiki Derneği olarak 2025-2026 sanat döneminin ilk konseri için çalışmalarımızı tamamladık 18 Aralık 2025 tarihinde saat 20.00 de Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Konservatuvarı Konser Salonunda ‘Mehtap Şarkıları’ adlı konserimiz olacak
Genel olarak şunu ifade etmeliyim ki Edirne Musik Derneği ülkemizin köklü ve saygın derneklerinden biridir. Derneğe ilk girdiğimden itibaren musikimiz adına birçok projeler sundum. Medya ve Halkla İlişkiler bölümünde yer aldım. Şu an derneğin sosyal medya işlerini yapmaktayım
Anadolu Kültür ve Dayanışma Derneği Türk Sanat Müziği Korosunun sizdeki yeri ve Önemi nedir?
2020 Yılından sonra Eskişehir’e taşınma kararı aldık. Bu dönemde musiki ile bağım asla kopmadı. Türk Musikisine hizmet bilinciyle korolara devam edecektim. Bodrumda yer alan Çalıkuşu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı ve Şefi Nurgül Vurucular ile bir konuşmamızda, Eskişehir’e taşınacağımızı söyledim. Bana Cem Aksu ismini direkt verdi. Araştırmalarım neticesinde ülkemizde ve Eskişehir’de saygın bir koro olan Anadolu Kültür ve Dayanışma Derneği Türk Sanat Müziği ile yollarımız kesişti. İnanın rüyada gibiydim. Türk Musikisini dibine kadar yaşayacağım aklıma gelmezdi. Burada Cem Aksu yönetimindeki koromuz ülkemizde yer alan birçok bestekârı ağırlıyordu. Onlarla aynı sahneyi paylaşmak paha biçilemez bir duygu. Anadolu Kültür ve Dayanışma Derneği Türk Sanat Müziği bünyesinde Türk Musikisine değer katan birçok solist tanıdım Muhteşem bir saz ekibi vardı onları tanımak aynı sahneyi solumak paha biçilemezdi hepsine teşekkür ediyorum. Ben bu işin mutfağında yer almayı sevdiğim için bana birçok konuda yardımcı olan konser sunumlarını muhteşem diksiyonu ile taçlandıran Şenay Emrem’e Teşekkür ediyorum.
Ayrıca Anadolu Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Av. Ahmet Doğanses ve Anadolu Kültür ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Kenan Çoban’a teşekkür ederim.
Amatör Korolarda Profesyonel yaklaşım hakkında neler düşünüyorsunuz?
Yine muhteşem bir soruyla karşı karşıyayım. Öncelikle ne kadar Amatör koro olursanız olun profesyonel davranmak zorundasınız. Sonuçta 2 saatlik bir eğitim alıyorsunuz belli kural ve kaideleri olmalı. Burada değerli şeflerimize çok iş düşmekte koro disiplinini sağlamalı. Koristler en azından 15 dakika önce yerlerini almalı ve telefonlarını kapamalıdır. Özellikle çalışma esnasında sosyal medya görevlisi dışında video fotoğraf alınmamalı konsere kadar yüklenmemelidir. Çalışma esnasında konuşulmamalı ve dikkat dağıtılmamalıdır. Konser sırasında şefin direktiflerine uyulmalı ve ona göre hareket edilmelidir. Sahne bambaşkadır ciddiyet ister Amatör korolarda profesyonellik ancak bu şekilde sağlanır.
Seyirci gözüyle baktığınızda bir konserde nelere dikkat edersiniz?
Seyirci gözüyle baktığımda bir koronun Şefinin disiplini ön planda olmalıdır. Disiplin her şeydir. İkinci unsur, kılık kıyafet düzeni bir koronun vitrini düşünüldüğünde her şey düzenli olmalıdır. Ayrıca solistlerin sahnede duruşu göze batmamalıdır. Konser sırasında konuşulmamalı sahne ve konser odaklı olunmalıdır. Bunların hepsi bir bütündür. Ayrıca konser arasında sahneye asla çıkılmamalı gezinilmemelidir. Solist icralarında her taksim öncesi beklenilmeli ve taksim bittiğinde solist alkış yapmamalıdır alkış sadece eser bitiminde gelen misafirler tarafından yapılmalı ve solist alkışla taçlanmalıdır. Diğer bir konu sanata ve sanatçıya saygıdır. Bu genel bir kuraldır. Ancak son zamanlarda, konser sırasında telefonla konuşmak bence olmamalıdır ki, bu hem şefin hem de koronun gerekse sazendelerin dikkatini dağıtmaktadır.
Son olarak, musiki bir aşktır. Sanatla içiçe şarkıları yüreğinizde yaşayarak kalınız.
Böylesine muhteşem röportaj hakkını bana sunan Haberes Ailesi ve Cem Aksu’ya teşekkür ederim. Saygılarımla