90’ların en ünlü VJ’lerinden olan Bülent Çarıkçı Haberes Dergisi’nin 69’uncu sayısına konuk oldu. Dönemin en çok izlenenleri arasında VJ Bülent, Yazarımız Cem Aksu ile yaptığı röportajda; “Dijital şeyler insanı yok etti! Sunucuyu yok etti! VJ’lik kalmadı ve tabi ki müzik kanalları kalmadı. Hepsi yok oldu ya da onlarda Sanal medyada kaldı sadece. İnternetten yayın yapmaya başladılar” dedi.
Bize kendinizden bahseder misiniz? Nerede doğdunuz? Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
Herkes beni VJ Bülent olarak tanır ama adım Bülent Çarıkçı’dır. Balkan göçmeni bir aileyiz. Yunanistan’dan mübadele döneminde Türkiye’ye göç etmişiz. Mutlu bir çocukluk yaşadım. Koyunlarımız, ineklerimiz, tavuklarımız, kazlarımız vardı. Çok mutlu bir köy hayati yaşadım. Sonra annemin yanına İstanbul’a taşındım. Ve Mimar Sinan Üniversitesi devlet konservatuvarı 4 yıl tiyatro okudum. Ve sonra Kral TV Sunuculuk- VJ’lik sınavını kazandım ve yayın hayatıma başladım.
MTV Türkiye döneminde müzikle kurduğunuz ilişki, ekranda kendinizi ifade etme biçiminizi nasıl şekillendirdi?
KRAL TV macerama başlayınca tiyatro kökenli olduğumdan birşey yapmalıyım diye düşünürken Şiir okumak aklıma geldi. Herkes ayni şeyleri yapıyordu. Ben farklı birşey ile seyircinin karsısına çıkmam lazım dedim. Şiir benim için bir yol oldu ve gece yayını yapıyordum. Bu yüzden şiir hepimizi dinlendirdi ve ruhumuza iyi geldi. Ünlenmem tanınmam bana bu güzel şeyleri sundu. Kısa surede Türkiye’de tanınmaya başladım. Benim için asil mucize buydu.
VJ’lik, yalnızca klip sunmaktan ibaret miydi yoksa sizce bir kültür aktarımı mıydı?
VJ’lik sadece klip sunmak olmaması için edebiyatı, şiiri, magazini ve saygıyı birer araç edindim. Halkta karşılık bulması çok güzeldi. Kısa sürede bu sevgi ilgi çok büyüdü. Ve bugünlere geldik... Yaşım 53 ve 14 sene KRAL TV’de çalıştım, emekli oldum... EYT den emekliyim ve maaş alıyorum. Bugünlere kadar çok zorluklar yaşadım.
1990’lar ve 2000’lerin başında müzik televizyonculuğu bugüne kıyasla neyi daha sahici ya da özgür kılıyordu?
90’lar ve 2000’ler daha nostaljikti. Huzurlu sakin içine kapalı ama bir o kadar da neşeli idi. İyiki yasamışız o yılları. Hüzünlü kaliteli ve iyi kalpli insanlarla tanıştım. Bugünlere gelmem o yılların armağanı bana. Ama eskiden daha mutlu ve daha neşeliymişiz o kesin.
O dönemde alternatif müzik ve ana akım arasında nasıl bir denge kuruyordunuz?
Alternatif müzik denilince Özlem Tekin aklıma gelir hep. O muhteşem bir insandı! Sahnede ve evde... Biz buluşunca onu izlerdim ve hayran kalırdım. Üst düzey müzik kafası vardı onda. Ve çok sevilmişti ülkede onu sevmeyen yoktur sanırım. Ana akım medyada da kendine yer bulduğu surede marjinal olarak sevildi hem de…
Televizyon ekranında “kendiniz olma” meselesi sizin için ne ifade ediyordu?
Kendim olma durumumun farkında değildim. Çocuktum ve çok küçüktüm. Politik bir dünya duruşum yoktu. Saftım ve korkaktım! Büyümeye başlayınca bazı şeyleri çözdüm... Geç oldu bu...
Bugün geriye dönüp baktığınızda, “iyi ki böyle yapmışım” dediğiniz bir an ya da tercih var mı?
Geriye dönüp bakmayı severim ve hep iyi şeyler vardır geride.
O yüzden iyi ki ben ‘Ben’ olmuşum. Kendimi inşa etmişim meğer yıllardır. Benim için keyif bu! Kendime not vermek yani…
Dijital platformların yükselişiyle birlikte müzik sunuculuğu ve VJ kavramı sizce nasıl dönüştü?
Dijital şeyler insanı yok etti! Sunucuyu yok etti! VJ’lik kalmadı ve tabi ki müzik kanalları kalmadı. Hepsi yok oldu ya da onlarda Sanal medyada kaldı sadece. İnternetten yayın yapmaya başladılar.
Günümüz gençlerine ve müzikle yolunu bulmaya çalışanlara vermek istediğiniz en temel tavsiye ne olurdu?
Valla bu işler disiplin ister! Yetenek ister ve azim ister! Bu üçlü yoksa onlarda boşuna bu ise soyunmasınlar. Müzik yapmayı Çok istemeleri gerek. Yoksa olmaz. Bu iş iddia işidir. Bunu iyi düşünsünler…
Medyanın bugünkü hızına ve yüzeyselliğine dair eleştirileriniz var mı; siz bu tabloyu nasıl okuyorsunuz?
Medya eski medya değil ve beni artık hiç çekmiyor. RAP ON PLANDA ve bot hesaplar konuşuluyor. Birileri iteliyor. Bu müzik için. Bu moda ve bununda dönemi bitecek... O insanlar ortada kalacak... Bugün star olanlar bakalım yarına kalabilecek mi? Şüpheliyim çok…
Son olarak, müziğin hayatınızdaki yerini tek bir cümleyle anlatmanızı istesek, bu cümle ne olurdu?
Müzik= Aşk
Eskişehir’e hiç geldiniz mi? Neler söylemek istersiniz şehrimizle ilgili?
Eskişehir’de 1 sene okudum. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünü kazandım. Eskişehir Yenikent ve Odunpazarı’nda oturdum. Çok severim orayı. Hala okul yıllarımın anıları var bende. 32-C Otobüsü ile Yenikent’e giderdim. Evimiz ordaydı. Anılar... Anılar. Çok severim ben orayı.