Müzisyen, Oyuncu ve Söz Yazarı Burçin Birben Haberes Dergisi’nin Mart 2026 sayısına konuk oldu. Yazarımız Cem Aksu’nun; “Şarkılarınızı yazarken sizi en çok etkileyen duygular veya hikâyeler neler oluyor?” soruna; “Bendeki cevap kısa; ne duyduysam onu yazıyorum” diye yanıt verdi.

Bize kendinizden bahseder misiniz?

19 Mayıs 1972 İstanbul doğumluyum. 6 yaşında babamın işi dolayısıyla Konya'ya taşındık. 24 yaşında (1996) müzik için tekrar İstanbul'a geldim. 30 yıla baktığımızda; 200’e yakın söz ve beste, 3 sinema filmi, 3 dizi, TV programları, cahilce isimli hiciv tarzında bir kitap ve birçok sahne programı ve bunun muadili bir sanat yolculuğu var.

Müzik dünyasında söz yazarı ve besteci olarak uzun yıllardır aktifsiniz. Şarkılarınızı yazarken sizi en çok etkileyen duygular veya hikâyeler neler oluyor?

Bu soruya herkes farklı cevaplar verebilir ve aslında hepsi geçerlidir. Bendeki cevap kısa; ne duyduysam onu yazıyorum.

“Geçmiyor Günler” gibi çok ses getiren bir şarkıya imza attınız. Bu şarkı sizin için ne ifade ediyor, hikâyesini bizimle paylaşır mısınız?

Bu benim ilk bilinen şarkım. O yüzden çok şey ifade ediyor. Haklı mücadelemi, masumiyeti, gençliğin en güzel yıllarını ifade ediyor. Hikâyesi uzun ama kısaca, parasız günlerimde kilometrelerce yürürdüm. Hemen her yere yürüyerek giderdim. Bu şarkıyı da Levent’ ten Mecidiyeköy’e doğru yürürken yapmıştım. Kısaca böyle...

“Anıları Koruma”, “Sen En Doğru Yanlışımsın”, “Utanır Gibisin” gibi birbirinden farklı eserlerdeki ilham kaynaklarınız ne oluyor? Kendinizi ifade ederken özel bir yönteminiz var mı?

Dediğim gibi, her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. Her hikâye özel, her yolculuk manalıdır. Beste yapmak ve söz yazmak özel bir durum ama kişiyi özel yapmıyor. Nasip edilmiş bir iletkenlik sadece. Nefes almak, sevmek, özlemek gibi...

Son yıllarda oyunculuk kariyerinize de ağırlık verdiniz. Kamera karşısında olmak, müzikle ilgilenme sürecinizi nasıl etkiliyor?

Oyunculuktan çok keyif alıyorum. Lakin oyunculuk; başlı başına tüm vaktinizi ayırmanız gereken bir süreç olabiliyor. Özellikle dizi çalışmaları sırasında müziği aksatmak zorunda kaldım. İkisi bir arada zor. Planlı bir şekilde hangi taraf yoğunsa, diğerinin altını olabildiğince kısıyorum.

“Su ve Ateş”, “Tozlu Yollar” ve “Kaderimin Yazıldığı Gün” gibi projelerde rol aldınız. Oyunculukta sizi en çok zorlayan veya keyif veren deneyim hangisiydi?

En zoru ve en keyiflisi Gaziantep'te çektiğimiz "Benim Adım Melek" projesi idi. 66 bölüm sürdü çok keyifli çalıştım ama o dönem Pandemi zamanına denk geldiği için bir hayli stresli ve zordu.

Müzik ve oyunculuk arasında bir gününüzü nasıl dengeliyorsunuz? İki farklı alanı bir arada yürütmek zor mu yoksa birbirini destekliyor mu?

İki farklı alan birbirine karıştığında, birinin yorgunluğunu diğerinin dinginliği ile balanslarsanız da, hem sahne, hem set hem stüdyo bana zor geldi. Hepsine yetişmektense takvime göre sadece birine odaklanmak daha sağlıklı bana göre. Elbette hepsi çok keyifli. Özellikle de müzik...

Eskişehir’e hiç geldiniz mi? Neler söylemek istersiniz şehrimizle ilgili?

Eskişehir'e çok gelip gittim. Konya'da yaşadığım dönemde sık sık gittiğim ve çok da beğendiğim bir yer Eskişehir. Son 15 yıldır gelemedim ama elbet her zaman gelmek isterim. Keşke orada bir proje olsa da uzun uzun kalsak...

Eşiniz Burçak Arat ve oğlunuz Berat ile aile hayatınız, yaratıcılığınızı ve üretim süreçlerinizi nasıl etkiliyor?

Ailem; bana verilen en güzel ödül. Oğlum ve eşim başta olmak üzere tüm ailem benim için kıymetli. ALLAH; tüm ailelere güzellikler nasip etsin. Aile en değerli şey...

Rize kökenli olmanızın müzik veya oyunculuk tarzınıza yansıyan özel bir yönü var mı?

Rize’de akrabalarım var ama ben aslen Orduluyum. Karadenizli olmak bana onur veriyor. Elbette ilk başta Türk olmak büyük şeref. Lakin Karadeniz'in bende alternatifi yok. İyi ki Karadenizliyim...

Genç şarkıcılara, bestecilere ve söz yazarlarına tavsiyeleriniz neler olur? Sizin için en kritik ipuçları nelerdir?

Hepsini çok seviyorum. Gençler çok kıymetli. Onlar zaten işlerini bizden iyi biliyorlar. Zaman, onların zamanı. Çok çalışsınlar, çok okusunlar, çok sevsinler... Nice güzel başarılara sağlıkla mutlulukla imza atmalarını diliyorum. Gençler bizim gururumuz.