Çıkmışsınız yine kameraların karşısına… Vergi diyorsunuz. Kayıt dışı diyorsunuz. Denetim diyorsunuz. Sanki bu memleketi batıranlar mahalledeki küçük esnafmış gibi…
Bir bakıyorsun hedefte bakkal var.
Berber var.
Şoför var.
Sanayide eli yağlı usta var.
Çünkü sizin düzeninizde garibana yüklenmek kolay.
Ama bu milletin sırtına binmeden önce dönüp bir bakın bakalım…
Sizin “vergi vermiyor” dediğiniz adam zaten sabah gözünü açtığı andan gece yatağa girene kadar devleti besliyor.
Elektrikte vergi.
Mazotta vergi.
Telefonda vergi.
Çocuğun defterinde vergi.
Eve aldığı buzdolabında ÖTV, KDV.
Markete giriyor vergi.
Kontak çeviriyor vergi.
Bu ülkede küçük esnafın çay kaşığında bile vergi var artık.
Ama ne hikmetse siz hep aynı kapıya gidiyorsunuz.
Çünkü holdingin kapısı ağır geliyor.
Yandaşın kapısı kalın geliyor.
Borsada parti değiştirince hissesi uçanların kapısı dokunulmaz geliyor.
Oralarda sesiniz kısılıyor.
Vergi borcu silinenlere sessizlik…
Milyarlık faiz affına sessizlik…
Beşli maaş alanlara sessizlik…
Ama mahalledeki küçük esnafa gelince devlet bir anda aslan kesiliyor.
Çünkü sizin ekonominizin yeni modeli şu oldu:
Gariban çalışsın…
Devlet toplasın…
Yandaş büyüsün.
Sonra dönüp “ekonomik disiplin” anlatıyorsunuz.
Hangi disiplin?
Sabah dükkânı karısı açıyor o adamın.
Öğlene kadar kadın bakıyor.
Öğleden sonra kendi geliyor.
Akşam okul çıkışı çocuk kasaya geçiyor.
Bir aile ticaret yapmıyor artık…
Hayatta kalmaya çalışıyor.
Akşam eve gidince yaptığı hesap şu:
“Bugün mutfak döndü mü?”
Et mi?
Geç onu.
Millet artık kasabın önünden fiyat okuyup yoluna devam ediyor.
Ama hâlâ bu millet size düşman olmuyor biliyor musunuz?
Çünkü bu memleketin insanı vicdanlıdır.
Evinde kuru fasulye varsa paylaşır.
Biraz bulgur pilavı varsa misafire koyar.
“Buyur sofraya” der.
Saray sofraları bunu anlamaz belki…
Ama Anadolu hâlâ böyledir.
Siz ise bu milletin sofrasına oturup teşekkür etmek yerine…
Kaşığını da vergilendirmeye çalışıyorsunuz.
Sonra dönüp diyorsunuz ki:
“Orta direk neden çöktü?”
Çünkü siz yıllardır bu memleketin omurgasını yük taşıta taşıta kırdınız.
Bir avuç yandaş büyüsün diye…
Milyonlarca insanın hayatını küçülttünüz.