Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, görevdeki ikinci yılını geride bırakırken kentin değişimini, kırsal ilçelerdeki dönüşümü, su yönetimi sorununu ve 2026 Eskişehir Yılı projelerini Haberes Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ayhan Aydıner’e anlattı.

“ESKİŞEHİR’İ MERKEZ VE İLÇELERİYLE BİR BÜTÜN OLARAK GÖRÜYORUZ”

Göreve gelişinizin üzerinden yaklaşık iki yıl geçti. Bugün geriye baktığınızda Eskişehir’de en çok değiştirdiğinizi düşündüğünüz üç şey nedir?

Göreve geldiğimizde ilk hedefimiz Eskişehir’i birlikte yönetme iradesini güçlendirmek oldu. Stratejik plan çalışmalarından katılımcı bütçelemeye kadar attığımız her adımda vatandaşlarımızın kent yönetimine katılımını önceledik. Bu yaklaşım kısa sürede güçlü bir ivme yarattı.

İkinci olarak ekonomik krizin sosyal bir çöküntüye dönüşmemesi için belediyeciliği dayanışma ve sosyal destek odaklı bir noktaya taşıdık.

Üçüncü olarak ise kent ile kırsal arasındaki dengeyi güçlendirmeyi öncelik haline getirdik. “Dengeli Kalkınma Modeli” adını verdiğimiz projelerle hizmeti şehrin her köşesine ulaştırmaya çalışıyoruz. Eskişehir’i merkez ve ilçeleriyle bir bütün olarak ele alan bu yaklaşımın bu dönemin önemli farklarından biri olduğunu düşünüyorum.

“GÖÇ MESELESİ SADECE BELEDİYELERİN ÇÖZEBİLECEĞİ BİR KONU DEĞİL”

İlçelerde yatırımlar yapılıyor ancak bazı ilçelerde nüfus azalmaya devam ediyor. Yerel yönetim bunu değiştirebilir mi?

Biz yatırımlarımızla kırsalı ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan güçlendirmeye çalışıyoruz. Bu dönemde 12 kırsal ilçemizde önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Ancak açık konuşmak gerekirse bu mesele sadece belediyelerin çözebileceği bir sorun değil.

Kırsalı güçlendirecek üretim politikaları, genç çiftçiyi destekleyen teşvikler ve istihdam imkânları gerekiyor. Bu noktada merkezi yönetimin kapsamlı politikalar üretmesi büyük önem taşıyor.

Bizim görevimiz ilçeleri daha yaşanabilir hale getirmek. Göçü tamamen tersine çevirmek ise çok daha geniş bir politika setiyle mümkündür.

SU FİYATI DEĞİL ASIL SORUN ALIM GÜCÜNÜN DÜŞMESİ”

Su, ulaşım ve yaşam maliyetleri üzerinden eleştiriler yapılıyor. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eleştirileri dikkatle takip ediyoruz. Ancak Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik tabloyu da göz ardı etmemek gerekir.

Enerji maliyetleri sürekli artıyor. Akaryakıt, doğal gaz ve elektrik fiyatları yükselirken biz buna rağmen hizmet kalitesini düşürmeden maliyetleri yönetmeye çalışıyoruz.

Eskişehir su kaynakları açısından sınırlı bir şehir olmasına rağmen bugün Türkiye’deki büyükşehirler arasında su fiyatlarının en uygun olduğu şehirlerden biridir.

Biz kamu hizmeti veriyoruz. Sudan kâr etme gibi bir anlayışımız yok. Kalabak suyu da emsallerine göre Türkiye’nin en uygun fiyatlı sularından biri.

Aslında mesele su fiyatından çok ekonomik krizin vatandaşın alım gücünü düşürmesidir.

“SOSYAL BELEDİYECİLİK YARDIM DAĞITMAK DEĞİLDİR”

Ekonomik sıkıntıların arttığı bir dönemde sosyal belediyeciliğin sınırları sizce nerede?

Sosyal belediyecilik insanların zor zamanlarında yanlarında olmakla başlar. Ancak bu sadece yardım dağıtmak değildir.

Önemli olan insanların onurlu bir yaşam sürdürebileceği koşulları oluşturabilmektir.

Fakat belediyelerin mali ve hukuki sınırları vardır. Bütçe dengesini korumak sürdürülebilir belediyecilik açısından çok önemlidir.

“ESKİŞEHİR’İN GELECEĞİ TEKNOLOJİ VE İNOVASYONDAN GEÇİYOR”

Eskişehir’in yaşanabilir şehir kimliğini korumak için hangi alanlara yatırım yapılmalı?

Eskişehir eğitim, sağlık, sanayi, turizm, kültür ve sanat altyapısıyla güçlü bir şehir.

Ancak yaşanabilir şehir olmak aynı zamanda sürdürülebilir şehir olmak demektir.

Bu nedenle yeşil şehirleşme, su yönetimi, yeşil ulaşım, yüksek teknoloji ve gençlere yönelik istihdam fırsatları önümüzdeki dönemin en önemli başlıkları olacak.

Havacılık ve savunma sanayi gibi yüksek katma değerli sektörlerde yatırımların artması çok önemli. Ar-Ge merkezleri, girişimcilik ekosistemi ve yapay zekâ teknolojilerine yönelik çalışmalar şehrin geleceğini güçlendirecektir.

“SİYASET AYRI ŞEHİR AYRI”

Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Göreve geldiğim günden bu yana kendimi her zaman Eskişehir’in Başkanı olarak gördüm.

Bu nedenle yaklaşımım her zaman iş birliğinden yana oldu. Eskişehir’e fayda sağlayacak her projede iş birliğine hazırız.

Elbette siyasette rekabet olabilir. Ama şehir söz konusu olduğunda öncelik her zaman Eskişehir olmalıdır.

“GENÇLER BURADA SADECE OKUMAMALI BURADA YAŞAMAK İSTEMELİ”

Genç nüfusun şehirde kalması için nasıl bir vizyonunuz var?

Eskişehir yıllardır bir öğrenci şehri. Üç üniversitesi, güçlü sosyal hayatı ve özgürlükçü atmosferiyle gençler için cazip bir şehir.

ÜNİAR’ın yaptığı araştırmalarda Eskişehir uzun yıllardır Türkiye’nin öğrenci dostu şehirleri arasında birinci sırada.

Gençlik merkezleri, sosyal kütüphaneler, burslar, ulaşım abonmanı ve 24 saat toplu ulaşım gibi uygulamalarla gençlerin eğitim hayatlarını kolaylaştırıyoruz.

Ama asıl hedefimiz şu:

Gençler burada sadece okumak için değil, mezun olduktan sonra da yaşamak için Eskişehir’i tercih etsin.

“GELECEĞİN EN BÜYÜK RİSKİ SU OLACAK”

Eskişehir’in geleceği için en büyük risk nedir?

Yalnızca Eskişehir için değil, Türkiye için de en büyük risk su sorunu.

İklim krizinin etkilerini her geçen yıl daha güçlü hissediyoruz. Eskişehir’in ana su kaynağı olan Porsuk Barajı son yıllarda ciddi seviyelerde düşüş yaşıyor.

Bu nedenle yeni su kaynakları ve sürdürülebilir su yönetimi politikaları önümüzdeki dönemin en kritik konularından biri olacak.

“2026 ESKİŞEHİR YILI KENTİN ORTAK ENERJİSİNİN PROJESİ”

2026 Eskişehir Yılı fikri nasıl ortaya çıktı?

2026 Eskişehir Yılı fikri, Eskişehirlilik duygusunu güçlendirmek ve şehrin potansiyelini daha görünür kılmak amacıyla ortaya çıktı.

Şehrimizin plaka kodu olan 26 ile tarihe özel bir not düşmek istedik.

Bu projeyi hazırlarken en önemli ilkemiz katılımcılık oldu. Vatandaşlarımızdan gelen öneriler, belediyemizin stratejik planı ve çalışanlarımızın sahadan getirdiği fikirlerle güçlü bir proje havuzu oluşturduk.

İlk etapta 26 projeyle başladık. Daha sonra bu sayı 90’ın üzerine çıktı.

“ESKİŞEHİRLİLER CUMHURİYET SEVDALISIDIR”

Eskişehirlileri nasıl tarif edersiniz?

Eskişehirliler Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine bağlı, çağdaş ve üretken insanlardır.

Hoşgörülü, dayanışmacı ve şehrine sahip çıkan bir toplumsal kültüre sahiptirler.

“DAHA KAPSAYICI BİR ŞEHİR BIRAKMAK İSTİYORUM”

Görev sürenizin sonunda Eskişehirlilerin ne söylemesini isterdiniz?

Şunu söylemelerini isterim:

“Ayşe Ünlüce döneminde Eskişehir daha dayanışmacı, daha kapsayıcı ve geleceğini planlayan bir şehir oldu.”

“ESKİŞEHİR HEPİMİZİN”

Haberes okurlarına son mesajınız?

Eskişehir hepimizin şehri. Bu şehri daha ileriye taşımak için birlikte düşünmeli, birlikte üretmeli ve birlikte hareket etmeliyiz.

Hemşehrilerimizin desteğiyle Eskişehir için güzel işler yapmaya devam edeceğiz.