Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HABEV) Başkanı Av. Ufuk Uysal Haberes Dergisi’nin 71’nci sayısına konuk oldu. Genel Yayın Yönetmenimiz Ayhan Aydıner’e konuşan Uysal; Hacı Bektaş Veli ‘Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız. Ayırmayınız’ demiştir. Bu nedenle; Vakıf amaç ve hizmetlerimizi gerçekleştirirken ‘din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet, renk vs.’ hiçbir insan ayırımı yapmayarak; hizmetlerimizi hem Vakıf üyelerimize ve hem de tüm Eskişehir halkına sunmaktayız” dedi.

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HABEV) ne zaman kuruldu? Kurulmasında amaç neydi? Herkes vakfa üye olabiliyor mu?

Vakfımız 1995 Yılında Kurucu Başkanımız rahmetli İrfan Çetinkaya ve Yol Arkadaşları tarafından kurulmuştur. Vakıf Tüzüğümüzün 3. Maddesinde Vakfımızın ana kuruluş amacı şu şekilde tarif edilmiştir;

Vakıf geçmişten günümüze çeşitli uygarlıklara beşiklik etmiş, doğu ve batı kültürleri arasında bir köprü görevi görmüş ve halen zengin bir tarihi mirası bağrında saklayan Anadolu’da, Türk kültürünün gelişip kökleşmesinde ve yayılmasında büyük emeği geçmiş ünlü Türk düşünürü ve bilim adamı Hacı Bektaş Veli’nin;

a-) Yaşamını, kişiliğini ve çalışmalarını;

b-) Öğretisini, dünya görüşünü ve değer yargılarını;

c-) Kültürünü, düşünce birikimini, öğelerini ve töresini yurt içinde ve yurt dışında, yararlı sonuçlar doğuracak şekilde tanıtmak ve yaşatmaktır.

Peki, Hacı Bektaş Veli Kimdir?

Kim olduğu aşağıdaki cümlelerde, öğretilerde gizlidir;

· İnsana saygı duyan, ALLAH’a saygı duyar.

· Kuvvetini mazluma değil zalime kullan.

· İncinsende incitme.

· Bir olalım, iri olalım, diri olalım.

· Eline, beline, diline sahip ol.

· Her ne ararsan kendinde ara. Kudüs’te Mekke’de Hac’da değil.

· Nefsine ağır geleni başkasına yapma.

· Özünü bilirsen özürden kurtulursun.

· Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız. Ayırmayınız.

· Benzer çok sayıda öğretileri vardır…

Bu öğretilere sahip çıkmak içinde Vakfımız kurulmuştur.

Vakıf Tüzüğümüzün diğer maddelerinde de amaçlarımız ile hizmet konularımız daha da detaylandırılmıştır. Örneğin; Vakıf üyeleri ve tüm vatandaşlar arasında birliği, beraberliği ve dayanışmayı sağlayacak çalışmalar yapmak, Hacı Bektaş Veli’nin ilke ve öğretileri doğrultusunda hareket ederek insanlar arasında sevgi, barış, hoşgörü ve dostluk ortamının gelişmesine, toplumsal huzurun korunmasına, ulusal birliğin güçlenmesine katkı sağlayıcı çalışmalar yapmak, öğrencilere burs vermek, sanat dallarında etkinlikler yapmak, tüzük amaçlarımız ile ilgili konularda kongre, seminer, sempozyum benzeri çeşitli toplantılar, brifing ve konferanslar, panel ve açık oturumlar yapmak, afetlerde ve dar günlerde ayırım gözetmeksizin tüm insanlara olanaklarımız ölçüsünde yardım etmek, üyelerin ve üye ayırımı olmaksızın yoksul halkın cenaze ve defin işlerinde yardımcı olmak gibi hizmetlerde Vakıf Tüzüğümüzde özellikle belirtilmiştir.

Vakıf Tüzüğümüze göre Vakfımıza şu şekilde üye olunabilmektedir ; Vakıf üyelerinden iki üyenin referansı ile üyelik müracaat dilekçesinin verilmesi, yönetim kurulu tarafından üye adayının araştırılması sonucunda sakınca görülmemesi durumunda yönetim kurulu kararı alınarak, vakıf malvarlığının güncel değerinin vakıf üye tam sayısına bölünmesi sonucunda çıkan rakamın üye adayı tarafından Vakıf emanet kasasına nakden depo edilmesi ve üye adayının üyelik müracaatının ilk genel kurula onaya sunulması aşamaları vardır. Genel Kurulumuz üyeliği onaylar ise emanete nakden depo edilen bedel, üye giriş aidatı olarak Vakıf gelirine irat kaydedilmektedir. Eğer üye kabulünü Genel Kurulumuz onaylamaz ise bu durumunda da emanete nakden depo edilen bedel üye adayına geri iade edilmektedir.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfına kayıtlı ne kadar üyeniz var? Onlara hangi hizmetleri sunuyorsunuz?

Vakfımızın 295 üyesi bulunmaktadır. Yukarıda da izah ettiğim üzere, Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi ve dünya görüşünün kapıları açılınca güzel bir dünya ve güzel iyi ahlaklı insanlar yetiştirmek için engin bir okyanus olduğu görülmektedir. Hacı Bektaş Veli “Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız. Ayırmayınız” demiştir. Bu nedenle; Vakıf amaç ve hizmetlerimizi gerçekleştirirken “….din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet, renk vs….” hiçbir insan ayırımı yapılmaması amaçlarımız ve görevlerimiz içerisindedir. Bu nedenle hizmetlerimizi hem Vakıf üyelerimize ve hem de tüm Eskişehir halkına vermekteyiz/sunmaktayız.

İçerisinde cemevi ibadethanemizi de barındıran mülkiyeti Vakfımıza ait olan büyük bir Kültür Merkezi Binamız bulunmaktadır. Binamızın en üst katında çok amaçlı bir salonumuz ve onun alt katında da cemevi ibadethanemiz vardır. Bunun alt katında da idari ofislerimiz vardır. Zemin katta lokma yemeklerinin, cenaze ve yıl yemeklerinin lokmalarının, aşure aşlarının pişirilebileceği tam donanımlı pırıl pırıl her türlü paslanmaz tertibatına sahip yemekhane mutfak bölümümüz ve oturma alanlarımız vardır. Bahçe bölümündeki kapalı alanda kurban kesim alanımız vardır. Cenaze yıkama alanımız ve hizmetimiz vardır. Tam donanımlı soğuk hava sistemli aynı anda iki cenazeyi belli bir süre (şehir dışında cenaze yakınları gelinceye kadar) misafir edebileceğimiz morg hizmet alanımız vardır. Cenaze ve morg hizmetlerimizi de ücretsiz bir şekilde tüm Eskişehir halkına vermekteyiz.

Semah eğitimlerimiz vardır. Saz kursu eğitimlerimiz vardır. 70 öğrenciye burs vermekteyiz. İnanç ve kültürümüze yönelik söyleşiler ve paneller yapmaktayız. Kültürel ve sanatsal etkinliklerde yapmaktayız.

Başkan seçildiğiniz günden beri yaptığınız çalışmalar ve ileriye yönelik projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Yönetim hizmet görevini üstlendiğimiz 21 Aralık 2025 tarihi sonrasında; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Opera binasında Sayın Zülfü Livaneli’nin konuşmacı olarak katıldığı “Anadolu Hümanizmi” isimli söyleşimizi 23 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdik. Tüm Eskişehir halkını 72 milleti kucaklayan, barış, dostluk, arkadaşlık, akrabalık değerlerinin insanların zarar gördüğü ve ekonomik krizin derinleştiği günümüzde çok daha önemli olduğunu insanlığa hatırlatmaya ve bu değerlerin erezyona uğramamasına, kaybedilmemesi gerektiğinin önemine vurgu yapmaya yönelik bu etkinliğimizi yaparak insanlarımızın maneviyatlarına dokunmaya, insanlarımızın ne kadar değerli olduğunu kendilerine hissettirme & hatırlatmaya çalıştık.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’de Atamızı üç otobüs ve kalabalık bir şekilde gerekli yasal izinleri de alarak resmi tören ile 18 Şubat 2026 tarihinde ziyaret ettik. Aslanlı yoldan yürüyerek Anıtkabir özel defterine Atamıza karşı duygularımızı ifade ettik. Sözlerimizi tarihe de not ettik. Mozeleye Vakfımızın çelengini sunarak Atamıza saygı duruşumuzu gerçekleştirdik. Anıtkabir’i bu şekilde resmi tören ile ziyaret eden Türkiye’deki ilk vakıflar arasında yer aldık. Üyelerimiz ve Dernek başkanlarımız ile Ankara ilindeki Hacı Bayram Veli türbesini ziyaret ettik. Dualar okuduk.

Vakıf binamızın 2. Katında yer alan Cemevimizde her hafta en az bir defa cem ibadetleri tertiplemekteyiz. 12 Şubat 2026 Tarihinde büyük çaplı Hızır Cem ibadeti gerçekleştirilmesini sağladık. Bunun öncesinde kurbanlık koçlarımızla helalleşme ve dua merasimi yapılmasını temin ettik. Hızır Cem ibadetinin gerçekleştiği gün vakıf üyesi olsun olmasın gelen tüm insanlarımıza yemek lokması ikramlarında bulunduk.

Vakfımız şehir merkezindeki tek cemevine sahiptir. Şehir merkezinde iki ayrı cemevi yapım projesi bulunmakta olup, bunların yapımına maddi ve manevi destek sağlanmasını temin edeceğiz. Devletimiz tarafından cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi için çalışmalar yapacağız. Kültür ve inanç gezileri düzenleyeceğiz. Hacı Bektaş Veli'nin öğretileri, Alevilik-Bektaşilik tarihi ve kültürü üzerine sempozyumlar, konferanslar ve sergiler düzenleyeceğiz. Kadın örgütlenmemize yönelik çalışmalar yapacağız. Medya/basın ile ilişkilerimizi en iyi noktalara çıkarıp Vakfımızın ve toplumumuzun, inançlarımızın tanıtımını daha üst seviyelere çıkaracağız. Kamu ve Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliklerimizi daha da geliştireceğiz. Vakfımız bünyesinde çocuklarımıza, gençlerimize daha etkin kurslar ve eğitimler verilmesini sağlayacağız. Vakıf binamızın Toplumumuz tarafından daha aktif kullanılmasını, yaşayan bir bina haline gelmesi yönünde çalışmalar geliştireceğiz. El kitapçığı şeklinde Alevi-Bektaşi inancını ve kültürünü kısa öz şekilde anlatan/tanımlayan el kitabı çıkarılmasını bunların ve dijital örneklerinin gençlerimiz ile insanlarımızla buluşturulmasına yönelik çalışmalarımız da başlamıştır. Bunun temini için içerisinde yönetim kurulu üyelerimizin de bulunduğu çok sayıda akademisyenden oluşan bilim kurulumuzda çalışmalarına başlamıştır.

Eskişehir’de ve Türkiye’de ne kadar Alevi-Bektaşi var? Nüfusu en çok hangi illerde?

Eskişehir’de ve Türkiye’de ne kadar Alevi-Bektaşi nüfusu olduğu konusunda elimizde bilimsel net veriler bulunmamaktadır. Bu veriler sadece Devletimizin elinde vardır. Eskişehir ilinde 39 Alevi-Bektaşi inancını taşıyan köyümüz vardır. Şehir merkezinde de yoğun şekilde canlarımız vardır. Tahminlerimiz 150 bin civarındadır. Türkiye nüfusunun da %10-15 ‘inin bu inanca sahip olduğu da bilinmektedir. En büyük Alevi nüfusu olan şehirlerimiz (göçler nedeniyle) İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yaşamaktadır. Bunlara ilave olarak ilimiz Eskişehir dışında Tunceli (Dersim), Erzincan, Sivas, Tokat, Çorum, Amasya, Kahramanmaraş, Mersin, Malatya ve Hatay gibi tarihsel olarak yoğun yerleşim alanlarıdır.

Eskişehir’de lobicilikle konusunda etkili misiniz? Aranızda birlik ve dayanışma nasıl?

Lobicilik konusunda etkili değiliz. Vakıf amaçlarımız arasında da lobicilik faaliyeti yoktur. Merkezinde insan olan, güzel ahlak olan 72 milleti kucaklayan, herkese eşit mesafede olan siyaset üstü bir yapımız vardır. Eskişehir ilinde 39 Alevi-Bektaşi inancını taşıyan köyümüz ve 34 adet derneğimiz vardır. Bunların bir bölümü de köy derneklerimizdir. Vakfımız, Eskişehir ilinde Alevi-Bektaşi toplumunun çatı örgütü olup, 34 Derneğimiz ile işbirliği içerisinde ve katılımcı, çoğulcu anlayış ile Vakfımızı yönetmeye gayret ediyoruz. Tüm derneklerimizle iyi ilişkiler kurduk. Göreve gelir-gelmez tüm dernek başkanlarımızı Vakfımıza davet ederek hem biz, yönetim olarak tanıştık ve hem de onların kendi aralarında tanışmalarını sağladık. Birlikte ortak projeler yapma kararı aldık. Sorunları birlikte tespit etme ve birlikte çözme niyeti ortaya koyduk. Vakfımızın ve 34 derneğimizin içerisinde bulunduğu ortak mesajlaşma ağı kurduk. Her derneğimizin de kendi üyeleri yönünden ayrı ayrı mesajlaşma ağları vardır. Önemli bilgilendirmeler yapmamız gerektiğinde mesajlaşma ağımız ile tüm derneklerimizin yönetimlerine ve üyelerine de ulaşabilmekteyiz. Bu şekilde birkaç dakika içerisinde on binlere insanımıza ulaşabilen bir duruma geldik. Bunu daha da geliştirmeye yönelik çalışmalarımız devam etmektedir.

Sizce Eskişehir’in en büyük sorunu ne? Kentin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Türkiye’mizin ve Eskişehir’imizin en büyük sorunu, güzel insanlar daha ahlaklı insanlar yaratma konusundaki eksiklerimizdir. Birbirimize saygılı ve hoşgörülü davranma noktasındaki eksikliklerimizdir. Sevinçte ve üzüntü de birbirimize yeteri kadar sarılamamamızdır. Birbirimizi yeteri kadar anlayamamamız ve çoğu zaman hoşgörülü olmayı unutmamızdır. Sevinç paylaştıkça daha güzeldir. Üzüntü ve sıkıntılarımızı da sarılarak daha az hissedilir hale getirebilir, dayanışmayı ve yardımlaşmayı sağlayabiliriz. Hacı Bektaş Veli’nin ilke ve öğretileri doğrultusunda hareket edersek, bunları insanlarımıza benimsetebilirsek, hatırlatabilirsek, insanlar ve toplumlar arasında saygı, sevgi, barış, hoşgörü ve dostluk ortamını daha fazla geliştirebiliriz. Neticede, toplumsal huzurun korunmasını, ulusal birliğin daha da güçlenmesini, sorunların çoğulcu anlayışla çözülmesini hep birlikte sağlayabiliriz. Empati yapıp bakış açımızı değiştirdiğimizde ve bunu hoşgörü ile harmanladığımızda Ülkemizdeki ve Şehrimizdeki her sorunun üstesinden birlikte gelebiliriz.

Hayatınızdaki kırılma anı neydi?

Kızılay Derneği ile tanışmam hayatımdaki kırılma noktasıdır. Şöyle ki; Küçük yaşta yetim kaldım. Çocukluk ve gençlik yıllarım zorluklarla geçti. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Üniversite öğrenciliğim döneminde hiçbir yöneticisini tanımamama rağmen (yani hiçbir torpilim olmamasına rağmen) T.Kızılay Derneği Eskişehir Şubesinden öğrenci eğitim bursu aldım. Avukatlığa başlayınca derneğe teşekkür ziyareti yaptım. Bu esnada dönemin Kızılay Eskişehir Şubesi başkanı rahmetli Selahattin Aktaş ve yönetimi ile tanıştım. Artık aldığımı geri verme ve hizmet etme zamanım gelmişti. Bu fırsatı yakaladım. Kısa süre sonra Eskişehir Şube Yönetim Kurulunda görev almaya başladım. Uzun yıllar genel sekreter olarak görev yaptım. Çok güzel dostluklarla insanlığa hizmet etme ve manevi olarak çok özel anlar ve duygular yaşama imkanım oldu. İnsanlığa ve iyiliğe hizmet etmenin ne kadar özel bir duygu olduğunu öğrendim/yaşadım. Uzun yıllar T.Kızılay Derneğinde görev yaptım ve T.Kızılay Derneği Genel Merkezi tarafından Onursal Hizmet Madalyasına layık görüldüm. Şehrimizi ve şehrimizin her yaştan insanlarını görme, hissetme ve bir bölümünü de tanıma, kendimi geliştirme imkanım da oldu.

Üyelerinize ve Eskişehirlilere son bir mesajınız var mı?

Hacı Bektaş Veli’nin öğretisini, dünya görüşünü ve değer yargılarını lütfen özümseyerek öğrenelim, öğretelim, genç kuşaklara aktaralım ve birlikte yaşatalım.