Çözüm süreci için kurulan komisyon raporunu tamamladı ve rapor kamuoyuna sunuldu. Mecliste rapor konusunda bir uzlaşma çok zor görünüyor. Vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun bu sürece baştan beri itirazı var ve gidişattan memnun değiller.
PKK düzmece bir silah bırakma oyunu gerçekleştirdi, gerçek manada silah bırakma yok. Aslında bu iş için en üst yapılanma olan KCK’nın kendini fes etmesi gerekir bu da mümkün değil.
Durum bu iken, DEM örgüt açıklamalarının yeterli görülmesini, silah bırakmanın yapıldığını fesih yapıldığını öne sürerek, birinci aşamanın bitirildiğini, hukuki ve yasal düzenlemelerin başlatılmasını istiyor. Fakat yaşananlar bunların doğru olmadığını gösteriyor. Hala güvenlik tehditleri devam ediyor.
DEM milletvekilleri burayı bırakıp Suriye’deki SDG ile temaslarını sürdürüyor. Türkiye’ deki PKK’lıların bir kısmı Suriye’deki SDG’ yem katıldılar. Biz güvenliğimiz için Suriye’nin PKK uzantısı SDG’nin Suriye ordusuna katılmasını entegre olmasını istiyoruz. Buna karşılık DEM’liler istemiyor. Millî Savunma Bakanımızı ve iç işleri bakanımızı istifaya davet ediyorlar.
Terörsüz Türkiye’yi istemeyen yoktur. Şehirleri ilçeleri geçtik şehit gelmeyen neredeyse köy kalmadı. Bu sebeple terörsüz Türkiye isteği siyasi görüşü ne olursa olsun hepimizin ortak isteğidir.
Son on senedir silahlı terör eylemleri bitme noktasına getirildi. Durum böyleyken yeni açılım sürecinin nereden çıktığını anlamak lazım.
Kürt siyasi hareketinin temsilcisi görünen DEM’lilerin radikal görüşleri hiç değişmedi. 24 Anayasası ve Lozan konularında neler dedikleri ortada. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter milli devlet olduğunu, Türklerin kurucu üst iradeyi oluşturduğunu kabul etmiyorlar. Yeni bir anayasa yapılarak devlete ortak olmak istiyorlar.
Öcalan'ın henüz yakalanmadığı 1998 senesinde. Türkiye'de bir kitap çıkıyor. Adı, Türkiye'nin Kürt Meselesi. Kitapta Kürt meselesinden ve tarihinden söz ediliyor. Bir çözüm sürecinden bahsediliyor.
Atmışlı yıllarda ortaya konan bu projenin ana hatları, 1998 yılında çıkan bir kitapta yazılmış. Kitabın yazarı Graham Fuller. CIA'nın eski Türkiye sorumlusu. Atatürkçülük aşılmalı diyen kişi. Kitabın diğer yazarı Henri Barkey. AA'nın haberine göre 15 Temmuz darbe girişiminde rol almış.
Bu projeye göre, “Türkiye’nin Kürt meselesi” kitabı sayfa 300-308 şu şekilde yer almış:
“Kürt sorununun çözümü için devlete bir aracı gerekecek. Bunun için Kürtleri temsil eden bir parti kurulacak ve seçimle meclise girecek. Devlet buna müsaade edecek.
Kürt partisi, propagandasını yapıp seçimi kazanıp meclise girdikten sonra bir temsilci heyeti oluşturulacak. Temsilciler arasında PKK'ya yakın isimler de olacak, Kürt olmayanlar da olacak.
Ardından, devlet Kürt sorununun çözümü için masaya oturacak ve diyalog süreci başlayacak.
PKK, süreci desteklediğini ilan edecek ve müzakereler meşrulaşacak. Proje kapsamında mecliste tüm partilerin katıldığı bir 'komisyon' kurulacak. Komisyon, Kürtlerin talep ve ihtiyaçlarını karşılayacak reformlar için tavsiyeler oluşturacak.
Sivil toplum örgütleri, devletin de desteğiyle süreci sahiplenecek. Tanınan iş insanları, aydınlar, sendikalar süreci kabul etmesi için halka propaganda yapacak.
Şiddete bulaşmayan PKK'lılar, hapisten çıkacak, sürgünden dönecek, topluma yeniden karışacak hatta seçimlere katılacak. Devlet bunlara müsaade edecek.
Terör eylemlerine karışan PKK'lılar ise süreç başarıyla tamamlandıktan 'birkaç yıl sonra' geri dönecek.
Proje başarıya ulaştığında çok uluslu devlet yapısına doğru gidiş resmen tanınacak.
Milli devlet modelinden ayrılmayı reddeden endişeli Türkler olacak. Ama Kürtler arasında baş gösteren milli bilinçlenme sürecinden geri dönüş olmayacağı için bu süreç asla durdurulamayacak”
Şu gerçeği bir daha söyleyelim, bir yazıda okudum altı yüz milletvekilinin 327 si Kürt kökenli imiş. Birçok sebeple beraber bu gerçeğin üzerine Kürt sorunu var demek büyük bir yalandan başka bir şey değil. Gerçek olan bunun bir proje olduğu.
ABD emperyalizminin Türkiye'ye kestiği Kürt sorunu faturası maalesef böyle. Aradan 28 yıl geçti. Yazılanlar harfiyen uygulanarak gelindi. Oyundaki aktörler ayarlanmış hepsine ayrı ayrı rol verilmiş sırası gelen rolünü oynuyor.
Bunlar yaşadıklarımız ve yaşamaya devam ettiklerimiz. Temennimiz üniter devlet yapımımızın bozulmaması.
Sevgiyle kalın.