Dünya Tango Şampiyonu, Uluslararası Dans Eğitmeni ve Doğa Aktivisti Elif Giray Haberes Dergisi'nin 76'ncı sayısına konuk oldu. Haberes Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ayhan Aydıner ile keyifli bir sohbet eden Giray; “İyi bir dansçıya yalan söyleyemezsiniz; oynayamazsınız sizin her türlü numaranızı bilir ancak belli etmeme konusunda da o size oynar. Aslında naif ve kibardır. Bu yönü de bazen suistimale açık oluyor” dedi.

Elif Hanım biraz kendinizden ve elde ettiğiniz şampiyonluklardan bahseder misiniz?

25 -26 Ekim 2014 Uluslararası Arjantin Tango Federasyonu İFAT Başkanı Yuri Deyev ve Swing Türk Akademisi ile birlikte organize edilen müsabakada Avrupa ikincisi olduk. 2014 Arjantin Tango Müsabakasında Dünya İkinciliği, Tango Vals Dünya Şampiyonluğu’nu kazandık. Türkiye, Rusya, Almanya, İsveç, Norveç ve İtalya'nın katıldığı 16 -19 Ekim 2015'te Antalya'da düzenlenen Avrupa Şampiyonasında yarıştık. Yarışmada Avrupa İkinciliği, Milonga Dünya İkinciliği, Salon Tango Dünya İkinciliği, Tango Vals Dünya İkinciliği ,Show Tango Avrupa İkinciliğini kazandık. Rusya Moskova'da Uluslararası Dans Organizasyonu IDO‘nun düzenlemiş olduğu 250 farklı dans yarışmasının içinde yer aldığı Rusya, Ukrayna, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Beyaz Rusya, Almanya, Türkiye gibi birçok ülkenin katıldığı 30 Nisan 10 Mayıs 2015'te düzenlenen Dünya Dans Olimpiyatlarında Tango Dansı ile Olimpiyat 4’üncülüğünü ülkemize getirdik. Eskişehir Bale Rüzgarı programlarının eğitmenliğini ve koreograflığını yaptım. Kütahya'da 2013'te Elif İlker Dans Gençlik ve Spor Kulübü’nü kurduk. Kütahya'da 2013'te İl Dans Temsilciliği görevini aldım.

Bir dansçı olarak kaç yaşına kadar sahne hayatına devam edebilirsiniz?

Sosyal bir dansçı iseniz istediğiniz her yaşta dans edebilirsiniz ancak yarışmacı olarak dans ediyorsanız sakatlıklar yaşamanız muhtemel. Her zaman böyle bir durum yüzde yüz gerçekleşir demiyorum ancak yarışma hazırlığı ve psikolojisi normal dans sporunun çok üzerinde bir çalışma ve kondisyon gerektirir. Müsabaka bambaşka bir disiplin ve kararlılık denge üzerine inşa edilen bir profesyonelliktir. Mesleğiniz dans eğitmenliği ise bir Türkçe, Tarih, Matematik Öğretmeninin Tarih Felsefe Matematik Öğretmeni yetiştirdiği gibi yıllarca dansçı, dans sporcusu yetiştirebilirsiniz. Türkiye Dans Sporları Federasyonu dansın bir spor olduğunu onaylamakta ve gençlere kültürel, sanatsal faaliyetlere müsabakalara katılmaları konusunda teşvik etmektedir.

Sanat tabiatın taklidi midir yoksa bambaşka bir yaratıcılık mıdır?

Estetik ve eşsiz eserler ortaya koyan ‘insan’ Yaradan’ın sanatkar yaratıcılığından ilham almıştır. Evrende bir nizam ve ölçü vardır ve o kadar muazzamdır ki insan gördüğünü resmeder; hissettiğini figürleştirir ve ruhuyla dans eder.

Bir dansçı ile başka bir meslek yapan insanın hayata bakış açısı aynı mıdır?

Dansçı gözü ile bir insana bakarken onun dış görünüşünü sadece fiziksel olarak değil sanki bir manyetik rezonans görüntüleme cihazı (MR )ile kas ve eklemlerini görüyormuş gibi algılarsınız. Yani daha açık bir ifade ile hangi dansa yatkın olduğunu hangisinden uzak durması gerektiğini anlarsınız. Bu tespitler konusunda çok iyiyseniz hangi fiziksel rahatsızlıklara açık olacağını da fark edersiniz. İyi bir dansçıya yalan söyleyemezsiniz; oynayamazsınız sizin her türlü numaranızı bilir ancak belli etmeme konusunda da o size oynar. Aslında naif ve kibardır. Bu yönü de bazen suistimale açık oluyor. Dansın zarafeti insanın karakterini ve ruhuna işliyor en olumsuz en zor durumlarda dahi esnek güçlü ve yapıcı olmayı öğretiyor. Yani bir dansçıyı sahneye hazırlarken koreografisi (fiziksel hareketlerin figür ve adımların bir düzen içinde oluşturulup planlanması ve tasarlanması) gücü, duruşu, estetiği müzik ile uyumu sahnede seyirciye verdiği enerji, bunları öğretir ve anlatırken kendimiz de o dansçının ruhunu hissediyoruz. Eğer birden fazla dans bilgisine sahipseniz o dans hangi ülkeye aitse onun kültürünü de kendinize yerleştiriyorsunuz o dans hangi yöreye aitse o yörenin insanının karakteristik özellikleri de size sirayet ediyor. Bu sebeple dans yer, zaman ve mekan sınırı olmayan, kural, teknik ve düşüncenin herkes tarafından onaylandığı ve bütün insanlığı içine alan tüm dünya için geçerli evreni.

İnsan ölümsüz değil zeytin ölümsüzlük ağacıdır diyorlar bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Şair Homeros İlyas Destanı'nda zeytin ağacının ölümsüzlüğünü şöyle anlatır. “Ben herkese aitim ve kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım sen gittikten sonra da burada olacağım.” Zeytin ağacı yaprakları, meyvesi ve çekirdeği ile insanlara yiyecek, rüzgar ve manevi huzur olmuştur. Zeytinyağı eski zamanlarda sarayları, tapınakları aydınlatmak amacıyla kullanılmış ve özel bir yere sahip olmuştur. Zeytin mitolojide barış yaratıcılık ve ölümsüzlüğün sembolü olan kutsal bir ağaç gibi görülmüştür Lübnan Filistin ve Girit'te 2000 yılın üzerinde yaşa sahip olduğu düşünülen zeytin ağaçlarının hala meyve vermekte olduğu söylenir. (Kaniewski et al, 2012) 500 yıllık bir zeytin ağacı kesildiğinde köklerinden yeniden doğar büyür ve sonra yine insana ve doğaya zeytin verir. Maden arama adı altında sökülen yazlık, otel için yerinden edilen, orman yangınları ile kül olan zeytinler, gözyaşı döküyor ve gözyaşları rüzgara denize karışan yeşil ve kara gözlü zeytinler nasıl anlatsınlar yaşadıklarını? Oysa 26 Ocak 1939 “3573 sayılı zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılması hakkında kanun (Mustafa Kemal Atatürk’ ün sağlığında kanun hazırlıkları başlamış ancak kanunun çıkmasına ömrü yetmemiştir.) ağaç kesme yasağını, saha korumasını (tarım dışı amaçlarla veya imar planlarına kapalı) Zeytinlik sahalarına 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası haricinde kimyevi atık, toz duman bırakan bir tesis inşa edilemez işletilemez olarak ifade edilmektedir. Paris İklim Anlaşması 22 Nisan 2016'da New York’ta düzenlenen imza töreni ile imzalandı .7 Ekim 2021 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylandı ve resmi gazetede yayınlandı. İklim Kanunu 2 Temmuz 2025 ‘te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. 9 Temmuz 2025'te Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Peki bu anlaşma ve kanun insanlığın ve doğal yaşamın iyiliğine ise neden sokaktaki köpekler toplandı? Neden kedi nüfusu azaltıldı? Neden ormanlar eş zamanlı yanıyor? Neden uçakların bıraktığı beyaz izlerden sonra gökyüzü kapanıyor ve nefes alamıyoruz? Niçin güneşin sıcak ışıldayan yüzüne hasret kaldık?

Dans mans artık benden geçti diyenlere ne söylersiniz?

İnsan kimlik yaşı ile tanınır ruh yaşı ile yaşar. Her yaşın bir duruşu bir farklılığı farkındalığı ve tecrübesi vardır; yaş aldıkça müzik zevkleri dans tercihleri ve tabi ki hayata bakışı değişebilir. Eklem ve kasları zorlamadan keyif alacağınız dansları yapabilirsiniz. Bu sizi hem daha enerjik hem daha genç ve güçlü hissettirecektir.

Ülkemizi 2015 ‘te Rusya Moskova Dünya Dans Olimpiyatları’nda temsil etmiş bir dansçı olarak gençlere yarışmacı olmayı önerir misiniz?

Yarışma; antrenman, motivasyon, hırs, azim, disiplin, gözyaşı, heyecan, estetik, esneklik, zerafet, incelik ve istikrardır bunların toplamı ve sonucu da başarıdır. Müsabakadaki netice sizin hayat başarınız ya da başarısızlığınız değildir o sadece bir derecelendirmedir. Önce danstan keyif alıyor musunuz ona bakın. Profesyonelce dans mı edeceksiniz? yarışacak mısınız ya da nasıl olsun istiyorsunuz. Sonrasında karar verirsiniz. Yaşamın her saniyesi öğrenmeye, değişmeye yenilenmeye sevmeye ve bir sanat aşkı ile yaratıcılığını ortaya çıkarmaya değer... En büyük sanatkâr bizi Yaratan yüce Rabbim’dir. Yarattığı her, canlıyı sevmek ve korumak ümidiyle ile bir de sıradan herhangi bir meslek yapan.

Eskişehir’i birkaç cümle ile anlat dersem nasıl söylersiniz?

Kültürü, sanatı, opera ve balesi, sokakta rahatça gezen kedi ve köpekleri, yemyeşil ağaçları, Porsuk’unda gondolu ve sokakta nerede isterse orada müzik yapan müzisyenleri, birbirine karşı anlayışlı ve hoşgörülü, hiç tanımadığın halde selam veren sımsıcak insanları ile kendine has eşi ve benzeri olmayan asil ve zarif bir Eskişehir... Dileğim aklımda ve kalbimde öyle kalması...