Kararın Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere ölçüsüz bir müdahale olduğunu belirten Arslan, güvenlik gerekçesinin demokratik hakların askıya alınmasının bahanesi olamayacağını söyledi.

Bilim İnsanları Konuştu Sıra Yargıda
Bilim İnsanları Konuştu Sıra Yargıda
İçeriği Görüntüle

Arslan açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Hiç kimse kamu düzeninin ve güvenliğin sağlanmasına karşı değildir. Devletin görevi, uluslararası organizasyonların güvenliğini sağlamaktır. Ancak hukuk devletinde güvenlik, özgürlüğün alternatifi değil, onun güvencesidir. Ankara’da yapılacak bir zirve gerekçe gösterilerek Eskişehir’de on gün boyunca her türlü demokratik etkinliğin peşinen yasaklanması; ölçülülük ilkesine, hukuk devleti anlayışına ve Anayasa’nın güvence altına aldığı toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına aykırıdır. Son dönemde ülkemizde gözaltılar, tutuklamalar, toplantı ve gösteri yasakları giderek olağanlaştırılmaktadır. Demokratik toplumlarda esas olan yasaklamak değil, temel hak ve özgürlüklerin güvenlik içinde kullanılmasını sağlamaktır. İdarenin görevi, yurttaşın sesini kısmak değil; hukuk içinde bu hakkın kullanılmasını güvence altına almaktır. Eskişehir, demokratik kültürü, sağduyusu ve toplumsal barışıyla örnek bir kenttir. Bu kentin insanlarını potansiyel güvenlik tehdidi gibi gören anlayışı kabul etmiyoruz. Eskişehir Valiliği’ni, Anayasa’nın güvence altına aldığı temel hak ve özgürlüklere aykırı bu hukuksuz ve ölçüsüz yasak kararını derhal kaldırmaya çağırıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve temel hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz. Çünkü demokrasiyi yasaklayarak güvenlik sağlanamaz.”