Futbolun sadece milyarlarca dolarlık transferler, lüks localar ve kupa koleksiyonlarından ibaret olduğunu sananlar, yollarını bir gün mutlaka Eskişehir’e düşürmeli. Orada, skor tabelasından bağımsız, matematik kurallarını altüst eden bir gerçekle karşılaşacaklar: Eskişehirspor Taraftarı…

Puan Tablosu Yalan Söylemez Ama Eksik Anlatır

Play-Off yolculuğumuzun o hüzünlü durağında; sağı solu kimseyi suçlamadan, Ayvalıkgücü karşısında alınan o tatsız beraberlikle bir üst lig hayalleri belki bir sezon daha erteledik. Evet, Eskişehirspor’umuz önümüzdeki sezon da 3. Lig'de yoluna devam edecek. İstatistikler bunu bir "başarısızlık" olarak not düşebilir. Ancak o tribünlerde yükselen ses, o atkıların rüzgarı ve 90 dakika bitse de stadı terk etmeyen o inanç, liglerin çok üstünde bir seviyede olduğumuzu kanıtladı.

"Bitti" Demeyenlerin Şehri

Dünyanın hangi köşesinde, takımını amatör kümeye kadar düşmüşken bile 30 bin kişiyle destekleyen bir şehir görebilirsiniz? İspanyol basınının bile hayretle bahsettiği, tribünde açtığı dev pankartlarla Avrupa'nın devlerine "Biz buradayız" mesajı veren bu camia, aslında bir futbol kulübünden çok daha fazlası. Eskişehirspor’umuz, bu şehrin kimliği, babadan oğula geçen bir miras ve en kötü günde birbirimize sarılma bahanesi…

Sabır mı, İsyan mı, Sadakat mi?

Yönetimler değişir, futbolcular gelir geçer, teknik direktörler taktik tahtasını silip yeniden yazar. Değişmeyen tek şey; yağmurda, çamurda, deplasman yollarında "Es-Es" diye bağıran o gırtlaktaki damardır. Play-Off'ta elenmenin verdiği o burukluk, bu taraftarı pes ettirmez; aksine, bir sonraki sezonun ilk maçına kadar birikecek bir özleme dönüştürür.

Bizim Ligimiz Siyah-Kırmızı!

Eskişehirspor'umuzun yeri elbette buralar değil. O şanlı mazi, Süper Lig'in tozunu attırmayı, Avrupa'da devleri dize getirmeyi hak ediyor. Ancak şurası kesin: Bu taraftarlarımız olduğu sürece, bu kulüp asla "küçük" kalmayacak. Çünkü bizim için mesele hangi ligde oynadığımız değil, armamızın nerede olduğudur…

Kaldırın başınızı Kırmızı Şimşekler; sizin sevdanızın tescile, kupaya veya üst lige ihtiyacı yok. Siz zaten bu ülkenin en büyük şampiyonusunuz.

Şunu herkes kafasına kazısın: Bu armanın olduğu her yer Süper Lig’dir, bu taraftarın olduğu her maç finaldir. Biz bitti demeden bu hikaye bitmez. Çünkü bizim sevdamız, hiçbir lige sığmayacak kadar büyük, hiçbir yenilgiyle sarsılmayacak kadar gerçektir.

Sonra elbet bir gün, hep birlikte;

Şampiyonluk…

Tükenmiş nefeslere

Sinan’a Ediz’lere

Hediyemiz olacak...