Hüsniye-Recep Uçkan Erken Çocukluk Eğitimi Merkezi Açılıyor Hüsniye-Recep Uçkan Erken Çocukluk Eğitimi Merkezi Açılıyor

Veliler burada yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Bugün burada Şehit Onur İlkhan İlkokulu velileri olarak okulumuz öğretmenlerine yapılan haksızlığı dile getirmek ve bu haksız uygulamanın iptalini istemek için toplanmış bulunuyoruz. Bir gün önce çok üzülerek öğrendik ki okulumuzda görev yapan çok kıymetli 5 öğretmenimiz yürütülen bir soruşturma sonucunda farklı cezalara çarptırılmış ve hem öğretmenlerimiz hemde öğrencileri için çok daha ağır bir ceza olan görev yeri değişikliğine tabi tutulmuşlardır. Bizler biliyoruz ki bu öğretmenlerimiz öğrencileri için her türlü fedakarlığı yapıp, onları en güzel şekilde yetiştirebilmek için canla başla çalışmaktadırlar. Ancak okulumuz öğretmeni olup su an farklı bir kurumda görev yapan Sebahat KILIÇ tarafından mesnetsiz iddialar ve şikayetler ile öğretmenlerimiz çok ağır cezalar almışlardır. Sebahat KILIÇ ın uzun süredir sözlü ve fiziksel tacizlere maruz kalan öğretmenlerimiz, her türlü baskı ve tehdite rağmen sakin kalmaya çalışmışlar ve şahıs hakkında şikayetçi dahi olmamışlardır. Öğretmenlerimize karşı 'kaşar, cüce, pislik, süt iç boyun büyüsün, sen nasıl insansın nasıl Müslümansın' gibi daha türlü türlü yakıştırmalar yapan, her fırsatta iş arkadaşlarının motivasyonunu düşürüp rencide edici tavırlar sergileyen Sebahat KILIÇ artık işi iyice ileri götürüp bu yıl içerisinde 4-F sınıfı öğrencilerine de tehditkar ve aşağılayıcı tavırlar sergilemiştir. Öğrencilere 'sizinle görüşeceğiz, cenazeni imam bile bulamaz, senin evini bulurum' vs gibi değil bir öğretmenin, normal bir insanın bile bir çocuğa söylemeyeceği şeylerle öğrencilerimizin üzerine de gelmeye başlamıştır. Nihayetinde özellikle öğrencilere karşı yaptığı bu eylem neticesinde farklı bir kuruma görevlendirilmiş ve hem öğretmenlerimiz hem de öğrencilerimiz onun yokluğunda rahat bir nefes almışlardır. Fakat kurumdan ayrılması sonrası ben ne yaptım da buradayım diye kendisini sorgulaması gerekirken, mesnetsiz, hayal ürünü birçok şikayet dilekçesi ile okulumuzu ve öğretmenlerimizi huzursuz etmeye devam etmiştir. Geçmişte kendisi kaynaklı yaşanan birçok durumu kendisine karşı yapılmış gibi ifade ederek asılsız dilekçeler ile soruşturma sürecinin uzamasına ve bu olumsuz neticenin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Burada bulunan birçok veli bile soruşturma sürecinde ifade vermek durumunda kalmış ve sürece şahit olmuşlardır. 4-F sınıfı velilerimiz öğrencilerini bu kadından nasıl koruyabiliriz derdine düşmüşler, Sebahat hanımın tehdidine maruz kalan çocuklarına psikolojik destek sağlamaya çalışmışlardır. Geçen yıl okuttuğu sınıfının velileri bile Sebahat Hanımın ayrılması sonrası derin bir nefes almışlar, öğretmenlerinin üzerlerinde kurdukları baskıdan kurtulunca bazı şeyleri dile getirebilmişlerdir. Öyle bir öğretmen düşünün ki öğrencisini hırsızlıkla suçlamış, velilerine kendisinin bilgisi olmadan whatsapp grubu bile kurdurmamış, hakkımda olan biten herşeyi bilmek istiyorum diyerek engel olmuştur. Daha öncesinde de Milli Zafer İlkokuluna görevlendirme gidip döndüğünde o dönem sınıfını okutan öğretmeni bile ben geldim diyerek sınıf grubundan çıkarış, velilerini birer birer sınıf whatsapp grubundan atmış, 'çıkmak isteyen varsa hemen çıksın yoksa ben atacağım' diyerek adeta terör estirmiştir. Burada dile getirdiğimiz bir iki olay bile yıllardır süre gelen psikolojik sorunlarının göstergesidir. Okul yardımcı personelinden memuruna, güvenlik görevlisinden kantincisine kadar herkes bu insanın davranış ve tavırlarından rahatsız iken öğretmen arkadaşlarına karşı her türlü olumsuz davranışı gösteren bu şahsın eşinin nüfuzunu kullanarak tüm personel ve veliler üzerinde oluşturduğu baskı apaçık ortadadır. Nihayetinde geçen yıl dört öğretmenin dilekçesi ile başlayan soruşturma süreci haklıyı haksızı ayırma süreci olmaktan çıkmış, Sebahat hanımın hezeyanlarına kimlerin kurban edileceği bir sürece dönmüştür. Bu kararı verenler şunu bilmelidir ki; okulumuzda öğretmenler arasında birlik beraberlik, çalışma barışı, iş birliği ve huzur hakimdir. Bu güzel ortamı bozan bozmaya çalışan Sebahat Kılıç'tır. Okulda bir gruplaşma yok, eşinin makamını kullanarak herkes üzerinde baskı kurmaya çalışan bir kişi vardır. Şu da hepimizce bilinmektedir ki Sebahat Hanımın okulumuzdan ayrılmasından sonra geçen yaklaşık üç aylık süre içerisinde okulumuz daha bir huzurlu ve mutlu hale gelmiştir. Çünkü motivasyon düşürüp insanların tüm enerjisini alıp götüren kişinin ortamdan uzaklaşması herkese rahat bir nefes aldırmıştır. Bu okuldan ayrılması gereken kişi açık ve net olarak bellidir. Hiçbir öğretmenimizin okulumuzdan gönderilmesine göz yummamız beklenemez. Bizler öğretmenlerimizin öğrencilerimize olan ilgilerine, davranışlarına, gösterdikleri özveriye şahidiz. Öğretmenlerimizin bir suçlarının olmadığına, tüm kışkırtmalara karşı profesyonelce davrandıklarına, tek amaçları çocuklarımızı en güzel şekilde yetiştirmek olduklarına sonuna kadar inanıyoruz. Öğretmenlerimiz nezdinde verilen cezaların ve yer değişikliği kararının iptalini istiyor kamuoyuna saygıyla duyurmak istiyoruz."

Editör: Ayhan Aydıner