Etkinliğin ilk bölümünde, Yaşar Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Mehmet Can Özer tarafından kapsamlı bir seminer verildi. Etkinliğe Devlet Konservatuvarı öğretim üyeleri Prof. Dr. Berkant Gençkal, Doç. Dr. Onur Dülger, Dr. Öğr. Üyesi Ebru Kemalbay ve öğrenciler katılım sağladı. Seminerde, geleneksel müzik ögelerinin dijital teknolojilerle kurduğu ilişki akademik ve sanatsal boyutlarıyla ele alındı.
Prof. Özer: “Aşure fikri bir diyalog ve muhabbet arayışıdır”
Projesinin temel yaklaşımını bir etkileşim modeli üzerine kurduğunu belirten Prof. Mehmet Can Özer, “Aşure” ismini seçme gerekçesini şu sözlerle anlattı: “Ben hikâyenin temelini aslında bir etkileşim modeli olarak ele almaya başladım. Aşure fikri de oradan çıktı. Herhangi bir mikrofonla herhangi bir sesi alıp bunu canlı olarak başkalaştırarak yeniden sesi çıkaran kişiye vererek bir muhabbet, bir diyalog açmaya çalıştım. Balkanlar’dan Pasifik Okyanusu’na kadar olan coğrafyadaki az bilinen tınısal özelliklere, makam dizilerine ve ses renklerine eğilerek böyle bir yapı oluşturmaya gayret ettim.”
“Çağdaş müzik bugünün teknolojisiyle yeni söz söylemektir”
Müzik eğitiminde “güncellik” ve “çağdaşlık” kavramlarının doğru anlaşılması gerektiğine dikkat çeken Özer, çağdaş müziği yalnızca geçmiş formların tekrarı olarak görmediklerini ifade ederek şunları söyledi: “Çağdaş müzik dediğimiz şey sadece geçmişi tekrar etmek ya da geçmişteki kalıpları bugüne taşımak değil; bugünün araçları ve teknolojisiyle bugüne ait yeni bir söz söylemektir.”
Akademik bilgi paylaşımının ön planda olduğu seminerin ardından etkinlik, Koral Çalgan Salonu’nda gerçekleştirilen konserle devam etti. Konserde, “Aşure” projesinin sanatsal çıktıları dinleyicilerle buluşturulurken; geleneksel tınılar elektroakustik düzenlemelerle yeniden yorumlandı.


