Eskişehir doğumlu olan Özer, müzik eğitimine 2010 yılında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarında başladı ve lisans eğitimini Prof. Emre Hopa ile tamamladı. 2020 yılında Erasmus programı kapsamında Almanya’ya giden Özer, Karlsruhe Müzik Yüksekokulu’nda Prof. David Tomàs-Realp ile çalışmalarını sürdürdü. Yüksek lisans eğitimine 2021 yılında başlayan sanatçı, Frankfurt Müzik ve Sahne Sanatları Yüksekokulu’nda Prof. Henrik Rabien’in fagot sınıfına birincilikle kabul edildi. Eğitimini Freiburg Müzik Yüksekokulu’nda tamamlayarak 2025 yılında yüksek lisans derecesini aldı. 2022–2024 yılları arasında WDR Köln Senfoni Orkestrası’nda akademist olarak görev yapan Özer, bu süreçte çok sayıda konserde sahne aldı ve uluslararası orkestralarda misafir sanatçı olarak yer aldı. 2025 yılında PE-Förderkreis ve Dr. Leo Ricker Vakfı burslarına layık görülen Özer, Ağustos 2025 itibarıyla Bochum Senfoni Orkestrası’nın solo fagot kadrosuna kabul edildi.
Özer: “Böyle bir desteğe layık görülmek benim için onur verici”
Kazandığı bursun kariyerinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Ece Nur Özer, şunları söyledi: “Bu burs, 35 yıldır Almanca konuşulan kültür çevresiyle güçlü bağlara sahip, üstün yetenekli müzik öğrencilerini destekleyen ve kâr amacı gütmeyen bir dernek tarafından sağlanıyor. Çoğunlukla Avrupa Birliği öğrencilerine verilen bu bursu kazanan ilk Türk fagot sanatçısı olmak benim için büyük bir gurur. Bu destek sayesinde yüksek kaliteli bir enstrümana sahip oldum. Enstrümanın finansmanı burs kapsamında karşılandı ve belirli bir vadede geri ödemesini gerçekleştireceğim. Böyle bir desteğe layık görülmek benim için onur verici ve kariyerim açısından son derece kıymetli bir adım.”
Özer: “Bu enstrümana beklemeden ulaşabilmemi sağlayan en önemli kişi Almanya’daki profesörüm Henrik Rabien oldu”
Fagot gibi nitelikli enstrümanlara ulaşmanın uzun yıllar alabildiğine dikkat çeken Özer, bireysel başvurularda bekleme süresinin 17 yıla kadar uzayabildiğini ifade etti. Kendi sürecini ise şu sözlerle anlattı: “Bu enstrümana beklemeden ulaşabilmemi sağlayan en önemli kişi Almanya’daki profesörüm Henrik Rabien oldu. Aslında enstrüman onun kendi siparişiydi ancak benim de zamanla yarıştığım bir dönemde olmam nedeniyle bana büyük bir destek sundu. Enstrüman bulabilmem için yalnızca bir yıl süre verilmişti. Süre daraldıkça birlikte çözüm aramaya başladık. Sonunda hocam, kendi sipariş hakkını bana devredebileceğini söyledi. Bu sayede çok kısa sürede son derece kaliteli bir enstrümana sahip oldum.”
Özer: “Normalde bir yıl olarak uygulanan deneme süresinin, bana duyulan güven ve memnuniyet nedeniyle altı aya kısaltılması”
Solo fagot pozisyonuna ilişkin de bilgiler veren Özer, normalde bir yıl süren deneme süresinin, kendisine duyulan güven ve memnuniyet doğrultusunda altı aya indirildiğini ifade etti. Özer, “Geçtiğimiz yıl ocak ayında Bochum Senfoni Orkestrası’nın açtığı solo fagot pozisyonunu kazandım. Ağustos ayından itibaren Bochum Senfoni Orkestrası’nda çalıyorum. Normalde bir yıl olarak uygulanan deneme süresi, bana duyulan güven ve memnuniyet nedeniyle altı aya kısaltıldı ve bu süreci başarıyla tamamlayarak kadrolu solo fagot sanatçısı olarak orkestradaki yerimi aldım.” dedi.
Özer: “Emekleri için Emre Hocama ve aileme teşekkür ediyorum”
Özer son olarak, “Bugün geldiğim noktada Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarında aldığım eğitimin, ailemin büyük desteğinin ve Prof. Emre Hopa’dan edindiğim fagot bilgisinin çok büyük bir etkisi var. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı benim için sadece bir eğitim kurumu değil, müzikal kimliğimi inşa ettiğim bir temel oldu. Emekleri ve katkıları, mesleğimi severek yapmama vesile olduğu için Emre Hocama ayrıca çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Prof. Emre Hopa: “Ece diğer öğrencilerimiz için rol model olma niteliği taşıyor”
Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Hopa ise öğrencisinin başarısıyla ilgili şunları söyledi: “Bugün Ece Nur Özer bizi ziyarete geldi. Kendisi bundan yaklaşık 5 yıl önce öğrencimizdi. Şimdi de Almanya’da Bochum Senfoni Orkestrası’nın tam zamanlı ve kadrolu solo fagot sanatçısı. Kendisi ‘boynuz kulağı geçer’ atasözünün en güzel örneklerinden biridir. Ece, öğrencilerimiz için rol model olma niteliği taşıyor. Kendisini içtenlikle tebrik ediyorum.”
Prof. Akdeniz: “Bu başarı, konservatuvarımızın kalitesini ve rekabet gücünü gösteriyor”
Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz, öğrencilerin Almanya’daki önemli orkestralara girebilmesi ve Avrupa’daki birçok okulu kazanmasının, kurumun yüksek eğitim düzeyinin bir kanıtı olduğunu dile getirdi. Akdeniz, konuşmasında şunları söyledi: “Prof. Emre Hopa Hocamızın öğrencimizin başarısında büyük katkısı var. Bu durum, konservatuvarımızın kalitesini ve diğer ünlü konservatuvarlarla rekabet edebilme gücünü gösteriyor. Öğrencilerimizin Almanya gibi ülkelerdeki önemli orkestralara girebilmesi ve Avrupa’daki birçok okulu kazanması, okulumuzun yüksek kalitesinin bir kanıtıdır. Türkiye’nin köklü üniversitelerinden olan Anadolu Üniversitesi’nin bir parçası olmak hem hocalar hem de öğrenciler için önemli bir şans. Burayı ziyaret eden değerli sanatçılar, okulumuzu Türkiye’nin ilk üç konservatuvarından biri olarak nitelendiriyor. Bu tür dışarıdan gelen takdirler bizim için çok değerli.”
Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, mezunlarının uluslararası alandaki başarılarıyla dikkat çekmeye devam ederken, Ece Nur Özer’in elde ettiği bu başarı genç müzisyenler için örnek teşkil ediyor.
