Yılmaz Hoca Saygı Öztürk ile yaptığı röportajda şu ifadeleri kullandı;

■ Ben, 5 dönemdir Eskişehir’i hayallerim, akademik bilgilerim, deneyimlerim, kültür- sanat ve estetik anlayışımla yönettim.

■ Belediye başkanları ne yapar? Bir ekip kurar o kafalarındaki düşünceleri, fikirleri, sanatı bulundukları hizmetle ilgili projeleri yaparlar. Kuruldukları ekibe o projeleri yapmalarını söyler, onları takip ederler.

■ Belediye başkanı sokaklarda asfalt dökmez, kaldırım kazmaz, inşaat yapmaz, inşaatta taş, tuğla taşımaz.

■ Yaş konusunu gündeme getirenlerle temelde düşünce farklılığı var. Enerji deyince, gençlik deyince bilgiyi, tecrübeyi, deneyimi falan bir tarafa bırakıyorlar herhâlde.

Geçmişe Güven Geleceğe İnan Geçmişe Güven Geleceğe İnan

OFİSTEN YÖNETİYORUM

■ Bazı liderler oradan oraya koşturmak, gidip derdini anlatmak zorundadır. Hakikaten enerjiye ihtiyacı vardır. Biz de ise büyükşehir belediye başkanları projelerini uygularlar, ekip kurarlar, ‘yapın onları’ derler ve takip ederler. Sorunlar varsa sorunları çözerler. Yani ofisten idare ederler. Bugüne kadar yaptıklarımızı beden enerjisi ile yapmadık.

■ Ben söylüyorum 5 dönemdir Eskişehir’i koşturarak yönetmiyorum. Büyükşehir belediye başkanlığındaki ofisimden yönetiyorum. Hayallerimi, akademik bilgilerimi, deneyimlerimi, kültür- sanat biraz da estetik anlayışımla yönettim ve Eskişehir öyle değişik bir şehir oldu.

“Benden bıkmadınız mı” diye sordu, halktan bu yanıtı aldı:

Hayır, son bir defa daha başkanımız olacaksın!

CHP’li bir belediye başkanının Ankara’da kulis yapması Büyükerşen’in de kulağına gitmiş. Şaşırmış. Hoca’ya “Hakkınızda anket yapılıyor. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?” diye sorduğumda şunları söylüyor: “Herhalde üzüldüğümü zannediyorlar. Ama üzülmüyorum, yalnızca kırılıyorum. Şimdiye kadar hiç yaşamadığım siyasi atmosferdeyim. Böyle ne yapacağımı, neye kulak vereceğimi bilemiyorum. Anketi kim yapıyor, kimlere yapıyor, kimler cevaplıyor? Denenmiş bir insanın değeri nasıl böyle anketler yapılır şaşırıyorum. Yeni bir insan olsa fikirleri nedir diye anket yaparsın.”

Peki Eskişehirliler, Büyükerşen’in adaylığı için ne düşünüyor? Büyükerşen, hemşehrisi ile arasında geçen diyaloğu şöyle aktarıyor:

■ Siz başkanlığımdan bıkmadınız mı?

 Hayır başkanım, son bir defa daha başkanımız olacaksın...

YOLDA YÜRÜYEMİYORUM

Kuşkusuz halkın bu ilgisi Hoca’yı memnun ediyor. Hoca, bu diyalogla ilgili şunları söylüyor: “Belediyeye girerken, çıkarken, evin önüne gelenler, gidenler, dışarda görenler adaylığımı soruyor. İnanın yolda yürüyemiyorum. Eskişehirlilerin ilgisi beni çok mutlu ediyor. Özellikle başka siyasi partilerden olanlar eleştirmek için yaşımı öne sürüyor. Oysa dünyanın her tarafından 80 yaşın üstünde, 90 yaşında sanatçılar, kamu yöneticilerinin bulunduğunu bize sevenler tarafından örnekler gönderiliyor.” 

Mükemmellik ödülü Eskişehir’in

Yılmaz Büyükerşen, geçen hafta aldıkları ‘Mükemmellik Ödülü’nü büyük bir coşkuyla anlatıyor, devamının da geleceğini söylüyor. Büyükerşen’in yanı sıra bu ödüle layık görülenlerden birisi de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu. Büyükerşen ödülü ve önemini şöyle anlattı: “Avrupa Konseyi’nin Yerel Yönetimleri Değerlendirme Komisyonu 12 ülke tespit etmiş. Bunun adı kristal ödül. Dünyayı köşelendirmişler, yuvarlaklığını 12 köşe yapmışlar. 12 köşede de ülkeler var. Avrupa Komisyonu’nun bayrağı var. Mali yönetim gücü, insan hakları, yönetim becerisi, yenilikçilik gibi pek çok şeyi ölçüp biçmişler ve 12 kural belirlemişler. Bunlara her yıl not veriyorlar. Hangi belediye gerçekten yenilikçi ve mükemmel yönetim puanına erişmişse onlara o küre ödülünü veriyorlar. Bir yıl boyunca da onu bayrak olarak şehirlerimizde kullanma yetkisi veriyorlar.”

Editör: Ayhan Aydıner