Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen 2. İletişim Şûrası, kamu kurumları, üniversiteler, medya kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve özel sektör paydaşlarını Ankara'da bir araya getirdi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen şûra, iletişim alanındaki güncel gelişmeleri çok yönlü biçimde ele alırken, Türkiye'nin stratejik iletişim kapasitesini güçlendirmeye yönelik politika önerilerinin geliştirilmesini hedefledi.

ATO Congresium'da gerçekleştirilen açılış programına Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan katılırken, şûranın ikinci günü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen panel oturumlarıyla tamamlandı. Şûranın hazırlık sürecinde 16 çalışma grubunda görev alan 425 akademisyen, uzman ve sektör temsilcisi yaklaşık bir buçuk yıl boyunca iletişim alanındaki güncel gelişmeleri, sorunları ve çözüm önerilerini değerlendirdi. Hazırlanan çalışma grubu raporları ve tebliğler, şûranın ikinci gününde gerçekleştirilen oturumlarda kamuoyuyla paylaşıldı.

Çocuk Değil Sınav Adayı Yetiştirmeye Başladık
Çocuk Değil Sınav Adayı Yetiştirmeye Başladık
İçeriği Görüntüle

İletişim alanındaki dönüşüm çok yönlü ele alındı

Şûranın açılışında konuşan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, iletişim ekosisteminin dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni medya araçlarıyla önemli bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekti. İletişimin yalnızca teknolojik bir unsur olarak değil, hakikatin korunması, doğru bilginin toplumla buluşturulması ve güçlü bir dijital iletişim altyapısının oluşturulması açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, şûra kapsamında hazırlanacak raporların ve sonuç bildirgesinin Türkiye'nin ulusal ve uluslararası iletişim vizyonuna katkı sağlayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ise iletişim alanının yapay zekâ, algoritmik yönlendirme, dijital egemenlik ve dezenformasyon gibi yeni meydan okumalarla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda iletişim politikalarının güçlendirilmesini amaçladıklarını ifade etti. Duran, hazırlık sürecinde oluşturulan çalışma gruplarının iletişim alanındaki mevcut sorunları değerlendirerek çözüm önerileri geliştirdiğini ve şûranın sonuç bildirgesiyle bu çalışmaların somut bir yol haritasına dönüşeceğini dile getirdi.

Dört ana başlıkta raporlar değerlendirildi

Şûranın ikinci günü gerçekleştirilen panel oturumlarında çalışma gruplarının hazırladığı raporlar dört ana başlık altında ele alındı. "Stratejik, Siyasal ve Kamu Odaklı İletişim" başlıklı ilk oturumda stratejik iletişim, kamu diplomasisi, Türkiye markasının güçlendirilmesi ve dijital siyasal iletişim konuları değerlendirildi. Oturumda özellikle dezenformasyonla mücadelenin yalnızca iletişim alanının değil, aynı zamanda ulusal güvenliğin de önemli başlıklarından biri olduğu vurgulanırken, yapay zekâ destekli iletişim uygulamaları, veri odaklı karar alma süreçleri ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun geliştirilmesine yönelik öneriler paylaşıldı.

"Medya, Habercilik ve Yayıncılık" başlıklı ikinci oturumda ise dijitalleşmenin medya sektörüne etkileri, etik habercilik, yayıncılık politikaları, yerel medyanın güçlendirilmesi ve medya okuryazarlığı konuları ele alındı. Haber üretim süreçlerinde doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesi, güvenilir kaynak kullanımının yaygınlaştırılması ve dijital çağın ihtiyaçlarına uygun medya okuryazarlığı çalışmalarının geliştirilmesine yönelik tavsiye kararları katılımcılarla paylaşıldı.

Rektör Adıgüzel iletişim eğitimi çalışma grubu adına sunum gerçekleştirdi

Şûranın "Kurumsal Yapılar, Eğitim ve Çalışma Hayatı" başlıklı oturumunda Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Türkiye'de İletişim Eğitimi Çalışma Grubu" adına hazırlanan raporun sunumunu gerçekleştirdi. Rektör Adıgüzel çalışma grubunun öncelikli önerilerinden birinin medya okuryazarlığı eğitiminin güçlendirilmesi olduğunu belirterek, medya okuryazarlığı dersinin ilköğretimden üniversiteye kadar tüm eğitim kademelerinde zorunlu hâle getirilmesini önerdiklerini ifade etti. Mevcut seçmeli ders uygulamasının günümüz iletişim ortamının ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını dile getiren Adıgüzel, ders içeriklerinin dijital dönüşüm doğrultusunda sürekli güncellenmesi, eleştirel düşünme becerileri ile bilgi doğrulama yöntemlerini de kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.

Aynı oturumda iletişim hukuku ve yasal düzenlemeler, iletişim sektöründe çalışma hayatı ile halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim başlıklarında hazırlanan çalışma grubu raporları da paylaşıldı. Dijitalleşme ve yapay zekâ alanındaki gelişmelere uyum sağlayacak yeni hukuki düzenlemeler, afet ve kriz iletişiminin kurumsallaştırılması ile yapay zekâ uygulamalarında etik ve insan odaklı yaklaşımın benimsenmesine yönelik öneriler katılımcılarla değerlendirildi.

Dijitalleşme ve kültürel üretim başlıkları da ele alındı

Şûranın son oturumunda ise dijitalleşmenin toplum üzerindeki etkileri, film ve sinema sektörü, afet ve kriz iletişimi ile dijital platformlar ve yapay zekâ başlıkları değerlendirildi. Dijital çağın birey ve toplum üzerindeki etkileri, dijital detoks uygulamaları, kültürel üretimin desteklenmesi, kriz dönemlerinde doğru ve hızlı bilgi akışının sağlanması ile dijital platformlarda üretim odaklı yaklaşımların geliştirilmesine yönelik öneriler paylaşıldı.

İki gün süren programın sonunda çalışma gruplarınca hazırlanan raporlar ve tebliğler kamuoyuyla paylaşılırken, şûra kapsamında oluşturulan sonuç bildirgesinin Türkiye'nin iletişim politikalarına katkı sunması hedeflendi.