“Dayanışma İçinde Olacağız” “Dayanışma İçinde Olacağız”

“Önceki gün Kayseri'de, AKP iktidarının gayrı milli politikaları sonucunda ülkemize girmiş bir müptezelin, 6 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğunu öğrendik” diyen Serdar Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Bu olayın neticesinde Kayseri’de yaşanan elim hadiseleri tesadüfen oluşmuş bir durum olarak görmüyoruz. Bizler bu gibi olayların olacağını çok önceden gördük ve iktidarı ve onun küçük ortaklarını defalarca uyardık. Sayıları 13 milyonu bulan sığınmacılar, Türk Devletinin ve Türk Milletinin en önemli beka sorunu olmuştur. Emperyalist ülkelerin ‘Türkiye’yi Türksüzleştirme Planı’nın bir parçası olan bu sığınmacı politikası, ülkemizi hızla uçurumun kenarına sürüklemektedir.Artık ülkemizin sessizce işgal edildiğini söylemiyoruz. Çünkü mesele topyekûn bir yıkıma dönüşmek üzeredir.Kayseri'de yaşanan insanlık dışı olay ve sonrasında yaşanan gelişmeler münferit bir hadise olarak görülmemelidir. Bilakis Kayseri olaylarını, çok daha büyük provokasyonların bir ön habercisi olarak görmek lazım. Atalarımızın kanlarıyla sulayarak bizlere emanet ettikleri vatanımız, dış güçlerin oyuncağı haline gelen AKP’nin ensarcı, ihvancı ve siyasi Arapçılı politikalarının sonucunda dünyanın sığınmacı deposu hâline gelmiştir. Ülkemizde bulunan sığınmacı sayısı, dünyanın 97 ülkesinden fazladır. Türkiye’deki Suriyeli sayısı, Suriye’de bulunan Suriyeli sayısını çoktan geçmiştir. Avrupa kıtasındaki tüm ülkelerde bulunan sığınmacıların tam 7 katı sığınmacı ülkemizde yaşamaktadır.Bu sığınmacılar Türk Milleti’nin vergileriyle bedavaya sağlık hizmeti almakta, işsizliğin artmasına neden olmakta, gıda ve kira fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Sığınmacıların arasına ne kadar terörist sızdığını biliyor musunuz? Sığınmacıların arasında ne kadar uyuşturucu çetesi olduğunu biliyor musunuz? Son örnekte de görüldüğü gibi küçük çocuklara tacizde bulunan kaç sapık olduğunu biliyor musunuz? Dolayısıyla ‘Sığınmacıları göndermeyelim, topluma entegre edelim’ diyen AKP zihniyetini reddediyoruz. Entegrasyon batılı emperyalistler tarafından işbirlikçi AKP iktidarına dayatılan bir ihanet politikasıdır. Ayrıca gönüllülük esasına dayalı geri dönüş projesi de büyük bir yalandır. Gönüllü olsunlar veya olmasınlar, tüm sığınmacılar geri acilen gönderilmelidir.İYİ Parti olarak entegrasyon ve gönüllü geri dönüş palavralarına karşı çıkıyoruz. Ülkemizi alenen işgal edenler, her hal ve şartta geri gönderilmelidir. AKP iktidarından her türlü maddi desteği alan sığınmacıların doğum oranı 5,6 iken, Türk vatandaşlarının doğum oranı yalnızca 1,6’dır.

Bütün bunlar gösteriyor ki, çok değil on yıl sonra sadece Suriyeli sığınmacıların sayısı 20 milyonu bulacaktır. Afganistan’dan, Irak’tan, Pakistan’dan ve bilumum gelişmemiş ülkelerden gelen diğer sığınmacılarla birlikte 2034 Türkiye’sinde 30 milyon yabancı yaşayacaktır. Türkler kendi ülkelerinde azınlık olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Son olarak AKP cenahı, yaşanan olaylardan dolayı yine muhalefeti suçlamıştır. ‘El insaf’ diyoruz. İYİ Parti mi mültecilere kapıları açtı? AKP iktidarı bu sorunları görüp çözecek yerde, yayın yasağı getirip milletin gerçekleri bilmesini engellemeye çalışmaktadır. Ancak gerçekler artık gizlenemez durumda. Son olarak AKP’nin oy deposu olan Kayseri sokakları, ‘Erdoğan istifa’ sesleriyle çınladı.

Ülkemizde büyük toplumsal hadiseler gerçekleşirken, Suriye’de AKP iktidarının büyük bir cehalet örneği göstererek Kuvayı Milliye’ye benzettiği paralı ÖSO militanları. Türk Bayrakları yakmış, tırlarımızı kurşun yağmuruna tutmuştur. AKP tarafından şımartılan bu eşkıya sürüsünün derhal Türk Savaş uçakları tarafından terbiye edilmesini istiyoruz.

Bu arada yerel yönetimlerin de büyük bir sorumluluk altında olduklarını hatırlatmak istiyoruz. Eskişehir’de seçim öncesinde ve seçimlerden sonra sığınmacılarla ilgili tek kelime etmeyen CHP’li belediyelere seslenmek istiyoruz. Siz Atatürk’ün kurduğu partinin neferleri olduğunuzu unuttunuz mu? Sizleri CHP’li Bolu Belediyesini ve CHP’li Afyonkarahisar Belediyesini örnek almaya davet ediyoruz. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, bu beka sorununa karşı tüm siyasi partilere, tüm sivil toplum kuruluşlarına, ortak bir siyasi iradeyle müşterek bir zeminde hareket etme çağrısında bulunmuştur. Sığınmacı meselesinin partiler üstü bir sorun olduğunu hatırlatıyor, tüm siyasi parti, belediye ve sivil toplum kuruluşlarını, devletimizin bekası için ortak hareket etmeye çağırıyoruz. Gün birlik olma günüdür.”

Editör: Ayhan Aydıner