Hüseyin Öztürk şu ifadeleri kullandı:
“Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan ve yaklaşık 22 yıldır Odunpazarı Belediyesi tarafından kültürel ve sanatsal faaliyetler için kullanılan Kurşunlu Külliyesi, aceleyle belediyeden alınarak kapısına kilit vuruldu.
Kurşunlu Külliyesi, tarihi bir eser olmasının ötesinde Eskişehir'in kültür, sanat ve turizm merkezlerinden biriydi. Ahşap Eserler Müzesi, Fotoğraf Müzesi, lületaşı ve cam sanatlarına ait eserlerin sergilendiği alanlarıyla her yıl çok sayıda turist tarafından ziyaret ediliyordu. Aynı zamanda birçok esnafın ve çalışanın geçimini sağladığı önemli bir merkez haline gelmişti.
Eskişehir'in yerel belleğinde önemli bir yere sahip olan bu tarihi mekana yönelik daha önce de benzer tahliye girişimlerinde bulunulmuştu. Ancak Odunpazarı Belediyesi ve Eskişehirlilerin direnişi nedeniyle bu girişimler sonuçsuz kalmıştı. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden başlatılan tahliye süreciyle birlikte külliyenin kapısına kilit vuruldu.
Odunpazarı Belediyesinin konuyu yargıya taşımasının ardından Odunpazarı Kaymakamlığı, 30 Ekim tarihinde gönderdiği yazıyla mahkeme süreci sonuçlanıncaya kadar tahliyenin durdurulduğunu bildirmişti. Buna rağmen iki gün sonra gönderilen yeni bir yazıyla külliyenin 3 Kasım'da tahliye edilmesi gerektiği belirtildi ve tahliye işlemi gerçekleştirildi.
Bu kadar kısa süre içerisinde birbiriyle çelişen iki yazının gönderilmesi ve tahliye işleminin aceleyle gerçekleştirilmesi, Kurşunlu Külliyesi'nin bundan sonra kimlere ve hangi amaçlarla tahsis edileceği konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Burada bir rant hesabı yapılıp yapılmadığına ilişkin şüpheler de güçleniyor.
Üstelik yerel Haberes adlı haber sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Ayhan Aydıner tarafından kaleme alınan ve 'Bu tarihi miras ranta mı kurban edilecek?' sorusunun yöneltildiği iki habere de kısa sürede erişim engeli getirildi.
AKP iktidarının muhalif basına yönelik sansürcü ve baskıcı tutumuna yabancı değiliz. İsmail Arı, Merdan Yanardağ ve Murat Ağırel gibi muhalif gazetecilere yönelik adli süreçleri ve haberlere uygulanan erişim engellerini de bu yaklaşımın örnekleri olarak değerlendiriyoruz.
Ancak yerel bir gazetecinin Kurşunlu Külliyesi'nin Odunpazarı Belediyesinden alınmasına ilişkin yazılarının dahi sansürlenmesi, külliyenin geleceğine yönelik şüpheleri daha da artırıyor. Bu tarihi yapının arka planda hangi hesaplarla ve kimlere tahsis edilmek istendiği sorularının yanıtlanması gerekiyor.
Diğer yandan merkezi yönetimin tasarrufunda bulunan Hatboyu'nun bakımsızlık nedeniyle adeta çöplüğe dönüştüğünü, Dede Korkut Parkı'nın ise çocuklarıyla gelen anneler başta olmak üzere Eskişehirlilerin kullanımına kapalı olduğunu hepimiz biliyoruz.
Bu örnekler, Eskişehir'in yerel güzelliklerinin ve değerlerinin belediyelerin yönetiminden alındığında nasıl bir durumla karşılaşabileceğine ilişkin endişelerimizi artırıyor.
Buradan yetkililere soruyoruz.
Eskişehir halkına 22 yıldır kültür ve sanat merkezi olarak hizmet veren, her yıl on binlerce yabancı ziyaretçinin geldiği Kurşunlu Külliyesi'nin Odunpazarı Belediyesinden alınmasında nasıl bir kamu yararı bulunmaktadır?
Hukuki süreç devam etmesine rağmen külliyenin aceleyle tahliye edilmesinin hukuki dayanağı nedir?
Eğitim, sanat ve kültür alanlarında tarikat ve cemaatlerin öne çıkarılmaya çalışıldığını düşündüğümüz AKP iktidarı döneminde, Vakıflar Genel Müdürlüğü Kurşunlu Külliyesi'ni ve Tarım İl Müdürlüğü binasını tahliye ederek bu yapıları kimlere ve hangi amaçlarla tahsis etmeyi planlamaktadır?
Konuyla ilgili haberlerde dile getirilen iddialara yanıt vermek yerine neden erişim engeli uygulanmaktadır?
Kurşunlu Külliyesi'nde çok sayıda çalışan ve esnaf bulunmaktadır. Ülkede belirli kesimlerin kamu kaynaklarından yararlanarak zenginleştiğine ilişkin iddialar gündemdeyken, emeğiyle geçinmeye çalışan bu insanların işlerini kaybetmesi veya çalışma düzenlerinin bozulması vicdanları sızlatmayacak mıdır?
Kurşunlu Külliyesi, Eskişehir halkının kültür ve sanat merkezidir. Bu tarihi yapının yine Eskişehir halkının kullanımında kalması gerektiğini savunuyoruz.
Külliyenin kamu yararı dışında amaçlarla kullanılmasına, tarikat ve cemaatlere ya da rant çevrelerine tahsis edilmesine karşı çıkıyoruz. Eskişehir'in kültürel mirasının korunması ve halkın kullanımında kalması için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

