
Arkeolojiden sanat tarihine geniş bir yelpazeye odaklanan ve 14-17 Mayıs tarihlerini kapsayan sempozyumun açılışına Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler başta olmak üzere şehir protokolünden isimler ve Eskişehirliler katılım gösterdi.
Eskişehir Valisi Dr. Yılmaz: “Eskişehir’in potansiyellerine bilimsel büyüteçle bakacağız”
Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz açılış konuşmasında Eskişehir’in tarihi önemine vurgu yaptı. Eskişehir Valisi Yılmaz, sempozyumun önemine ise şu sözlerle dikkat çekti: “Bu sempozyumla Eskişehir’in potansiyellerine, sosyal katmanlarına bilimsel bir büyüteçle bakmış olacağız. Buradan çıkacak her sonuç, yerel yönetimlerden sanayicilere kadar tüm karar vericiler için bir pusula görevi görecektir. Bu organizasyonun en kıymetli yanı, şehrimizin dinamiklerini aynı masa etrafında buluşturan ortak akıl olmasıdır. Eskişehir; medeniyetlerle buluşan, çağlar boyunca farklı uygarlık ve kültürlere ev sahipliği yapmış, Osmanlı’nın ve Cumhuriyet’in ilk adımlarına sahne olmuş, kuruluşun ve kurtuluşun şehridir.”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ünlüce: “Eskişehir çok yönlü bir kişiliğe sahip”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise konuşmasında Eskişehir’in çok yönlülüğünü şu sözlerle dile getirdi: “Eskişehir her zaman çok yönlü bir kişilik sergilemiştir. Tek bir yönüyle ele alamazsınız. Bir taraftan baktığınızda tam bir gençlik şehri gibi görünür ama nüfusunun dörtte biri emekli nüfustan oluşuyor. Bir taraftan baktığınızda tam bir kültür ve sanat şehridir ama öbür taraftan baktığınızda güçlü sanayisiyle, tarihin çok eski çağlarından beri gelen ahilik ve esnaf anlayışıyla gerçekten tam da bir ticaret şehridir. Ne kadar şanslı bir şehir ki sadece tek bir yönüyle kalkınan değil, dengeli kalkınan, bütün yönlerini hep beraber geliştiren bir şehir. 2026 yılında bu sempozyumun düzenleniyor oluşu hem Eskişehir’in geçmişine bir saygı duruşu hem de geleceğine olan inancını pekiştirmek için çok önemli bir vesile.”
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adıgüzel: “Eskişehir için 300’den fazla bilim insanı katkı sunacak”
Konuşmasında Eskişehir Sempozyumu’nun şehre sunacağı bilimsel katkıları anlatan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şunları söyledi: “Bu sempozyumda üç gün boyunca Eskişehir’e ilişkin tüm alanlarda 300’den fazla bilim insanı bilimsel katkılar sunacak. Bu bilimsel katkılar sadece burada sunulmakla kalmayacak, her zaman erişilebilir bir şekilde hem dijital hem de basılı olarak tekrar bilim insanlarının ve politika yapıcıların hizmetine sunulmuş olacak. Dolayısıyla bugün burada başlatmış olduğumuz bu sempozyumun açılışı sadece bir bilimsel etkinlik değil; bilimsel etkinlikten öte, bu şehre katkı sunmak isteyen bütün aktörleri aynı masada buluşturmanın, ‘Eskişehir için bir şey yapılacaksa biz de varız’ diyen iradenin güçlü bir sembolü ve göstergesidir.”
Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Güler: “Eskişehir gerçekten ilklerin şehri”
Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler açılış konuşmasında Eskişehir için şu ifadeleri kullandı: “Eskişehir gerçekten ilklerin şehri. Devrim otomobili başta olmak üzere Karakurt’uyla, uçak motoruyla birçok alanda öne çıkmış bir kent. Çok derin ve değerli kültürel geçmişi olan, üniversiteleriyle ve sanayisiyle çok değerli bir şehir.”
Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Birsen: “Eskişehir, Anadolu’nun sıradan şehirlerinden değildir”
Eskişehir’in sıradan bir şehir olmadığının altını çizen Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen ise şöyle konuştu: “Eskişehir, Anadolu’nun sıradan şehirlerinden biri değildir. Bu şehir; tarihiyle, kültürüyle, sanayisiyle, üniversiteleriyle ve insan yapısıyla kendine özgü bir karaktere sahiptir. Bir yanda binlerce yıllık kültürel mirasımız, diğer yanda gelişen sanayimiz, üniversitelerimiz ve genç nüfusumuz Eskişehir’i ülkemizin önde gelen şehirlerinden biri hâline getirmiştir. Bugün başlayan sempozyum, Eskişehir’in sahip olduğu bu güçlü birikimi bilimsel bakış açısıyla değerlendirmek, ortak aklı büyütmek ve geleceğe dair yeni ufuklar oluşturmak adına son derece kıymetli bir adımdır.”
Açılış panelinde Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ rektörleri bir araya geldi
Açılış konuşmalarının ardından Eskişehir Sempozyumu çeşitli panel ve söyleşiler ile devam etti. “Üniversite Şehri Eskişehir: Bütünleşen Kimlik, Küreselleşen Vizyon ve Uluslararasılaşma” başlıklı panelde Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmacı olarak yer aldı.
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal: "Bilgiyle kaderimizi yeniden şekillendiriyoruz"
Panelin moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal şunları söyledi: "Üniversiteyi ve kimliğimizi oluşturan esas nokta, iş birliğinden ziyade 'birlikte iş yapabilme' kültürüdür. Her ilimizde üniversite var ve üniversitelerin şehri değiştirmesi normaldir. Ancak 'üniversite şehri' olmak çok daha farklı bir kavramdır. Üniversiteler sadece birer eğitim kurumu değil şehrin ekonomik ve kültürel anlamda kalkınmasını sağlayan, şehri uluslararası boyutla buluşturan merkezlerdir."
Prof. Dr. Mandal sözlerine şöyle devam etti: “Günümüzde artık coğrafya sadece bir kader değil bilginin üretim değer zinciriyle o kaderi kendimizin şekillendirebileceği bir ekonomiye dönüşmüştür. İklim değişikliği, gıda ve su arz güvenliği gibi karmaşık problemlerle karşı karşıyayız. Eskişehir, iklim değişikliğinden en fazla olumsuz etkilenecek şehirlerden biri. Bu risklerle beraber üniversitelerin rolü de farklılaşıyor. Geçmişin duvarları olan elit yapısından sıyrılıp; çözümü toplum için değil, toplumla birlikte oluşturan yapılara dönüşüyoruz. İstanbul, Ankara ve İzmir dışında üç kamu üniversitesi bulunan tek ilimiz olan Eskişehir, bu anlamda diğer şehirlere rol model olma sorumluluğu taşıyor.”
Rektör Adıgüzel: "Eskişehir'in ruhu akademik birikimle şehri kuşatıyor"
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel panelde şunları aktardı: "Anadolu Üniversitesi, 1958 yılından bu yana sadece bir eğitim kurumu değil, bölgenin akademik lokomotifi olmuştur. Bugün çevre illerimizde faaliyet gösteren yaklaşık 10 üniversitenin temelinde bizim imzamız, bizim ayrılan fakültelerimiz var. Bu anlamda biz, bu toprakların akademik hafızası ve kurucu gücüyüz. Şu an sadece bizim kampüsümüzde 22.500 örgün öğrencimiz var diğer üniversitelerimizle birlikte bu sayı 60 bini aşıyor. Ancak altını çizmek isterim ki Eskişehir'i 'öğrenci şehri' yapan şey salt rakamlar değildir. Dünyanın pek çok şehrinde öğrenci sayısı daha fazla olabilir, ancak hiçbir yer öğrenciyi Eskişehir kadar içten kucaklamaz."
“Study in Eskişehir” bir dayanışma hikayesi
Konuşmasının devamında Anadolu Üniversitesinin iş birliklerinden bahseden Rektör Adıgüzel "Eskişehir’deki üç devlet üniversitesi olarak rekabeti değil ortak aklı seçtik. 'Study in Eskişehir' platformu, bu vizyonun dünyaya açılan kapısıdır. Bu iş birliği o kadar samimi bir seviyede ki bir Rektörümüz uluslararası bir fuara gittiğinde sadece kendi logosunu değil diğer iki üniversitenin de potansiyelini temsil eder. Örneğin; biz sosyal bilimler ağırlıklı bir yapıya dönüştük. Eğer bir öğrenci bize gelip tıp eğitimi almak istediğini söylerse, onu hemen Osmangazi Üniversitemize yönlendiririz. Havacılık veya teknik bir uzmanlık arıyorsa, sivil havacılığın merkezi olan Eskişehir Teknik Üniversitemizi anlatırız. Bu, Türkiye'de örneği az bulunan bir kurumsal olgunluktur.” ifadelerini kullandı.
Uluslararasılaşma ve gelecek stratejisi
Anadolu Üniversitesinin öğrenci profili hakkında açıklamalar yapan Rektör Adıgüzel: “Bugün Anadolu Üniversitesi öğrencilerinin yüzde 13’ünden fazlası, yani 3 bini aşkın gencimiz, dünyanın 120 farklı ülkesinden gelmiş uluslararası öğrencilerden oluşuyor. Bu oran Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. YÖK’ün kontenjanları düşürdüğü ve sektörle bağını yitiren bölümlerin daraldığı bir dönemde, bizim için en büyük çıkış yolu uluslararasılaşmadır. Biz Eskişehir’i sadece Türkiye’nin değil, dünyanın her yerinden gelen yeteneklerin buluştuğu bir 'uluslararası öğrenci şehri' yapmak için çalışıyoruz. Eskişehir’in bu küresel vizyonu hem şehrimizin ekonomisini hem de kültürel zenginliğini geleceğe taşıyacak olan anahtardır.” dedi.
Rektör Çolak: “Eskişehir'e sadece öğrenci değil, kalite ve nitelik getiriyoruz”
Eskişehir’in üniversite şehri kimliğinin oturduğunu aktaran Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise sözlerine üç üniversite ile ilişkilerin sağlam bir zemine oturtulduğuna dikkat çekti: Rektör Çolak konuşmana şöyle devam etti: “Temel felsefemiz şu: Öğrenci sadece Osmangazi Üniversitesine, Anadolu Üniversitesine veya Eskişehir Teknik Üniversitesine gelmesin; öğrenci Eskişehir’e gelsin. Bu amaçla önce 'Tercihim Eskişehir', şimdi ise daha küresel bir vizyonla 'Study in Eskişehir' platformunda bir araya geldik. Hedefimiz, Eskişehir'i eğitim-öğretim anlamında çok daha ileriye taşımaktır.”
Nitelikli uluslararasılaşma ve TÖMER
Rektör Çolak konuşmasının devamında "Türkiye olarak yabancı öğrenci sayımızı 1 milyona çıkarma hedefimiz var. Ancak burada en hassas noktamız şudur: Niceliği artırırken nitelikten asla taviz vermemeliyiz. Üniversitemiz bünyesindeki TÖMER, 2012'den beri bu stratejinin merkezinde yer alıyor. Son dört yılda öğrenci çeşitliliğimizi yüzde 8, lisansüstü yabancı öğrenci sayımızı ise yüzde 16 oranında artırdık. Şu an ESOGÜ çatısı altında 2 bine yakın uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Amacımız bu gençlerin Eskişehir'den sadece bir diploma ile değil bir kültür elçisi olarak ayrılmalarını sağlamaktır." ifadelerini kullandı.
Rektör Özcan: “Havacılığın merkezi ve bilimin gündelik hayatla bütünleştiği şehir”
Eskişehir Teknik Üniversitesinin havacılık alanında Türkiye'nin en önde gelen kurumlarından biri olduğunun altını çizen ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan ise “Uçak Mühendisliği ve Havacılık-Uzay Mühendisliği programlarımızda Türkiye genelinde ODTÜ ve İTÜ’den sonra ikinci sıradayız; hatta tıp fakültelerine girebilecek puan düzeyindeki en parlak zihinleri bünyemize katıyoruz. Dünyada kendi uluslararası havalimanını işleten tek üniversiteyiz. Devlet üniversitesi olmamızın avantajıyla pilotaj bölümünde öğrencilerimizi ücretsiz, teoriyi ve uygulamayı birleştirerek yetiştiriyoruz. Türkiye'de sertifikalı tek devlet hava trafik kontrol programı bizde. Uçak bakım ve motor bölümlerinden mezun olan gençlerimiz, henüz 4. sınıftayken sektörün dev firmaları tarafından aday mühendis olarak işe alınıyor. Bugün sadece Türk Hava Yolları'nda 500'den fazla mezunumuz pilot olarak görev yapıyor. Öğrencilerimiz mezun olduklarında sadece bir diploma değil, dört yıllık tam bir sektör deneyimi kazanmış oluyorlar.” ifadelerini kullandı.
Kampüsün ötesinde toplumsal katkı ve sürdürülebilirlik
ESTÜ Rektörü Özcan paneldeki konuşmasının devamında şunları aktardı: éBiz üniversitenin yalnızca kampüs duvarlarından ibaret olmadığına inanıyoruz. Şehrin çevre politikalarından dijital dönüşüme, afet farkındalığından sürdürülebilirliğe kadar her alanda çözüm üreten bir paydaşız. Yeşil kampüs uygulamalarımız ve enerji verimliliği projelerimizle sadece kampüsümüzde değil, şehir ölçeğinde bir farkındalık yaratıyoruz. Hedefimiz; sadece meslek sahibi bireyler değil toplumsal duyarlılığı yüksek, etik değerlere bağlı ve çevre bilinciyle sorumluluk alan nesiller yetiştirmektir.”
Sempozyum önemli panellerle devam etti
Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğünde düzenlenen “Bilgiden Üretime: Eskişehir’in Yerel Kalkınma Stratejileri ve Dönüşüm Yolculuğu” panelinde ise Eskişehir’in sanayi, ticaret ve üretim alanındaki gelişimi ele alınırken Eskişehir Ticaret Odası Genel Sekreter Yardımcısı Okan Adıyaman’ın konuşmacı olarak katıldığı “Eskişehir’in Coğrafi İşaretli Ürün Potansiyeli ve Gelişimi” söyleşisi de gerçekleştirildi. Söyleşinin moderatörlüğünü Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz üstlendi.
Farklı başlıklarda sergiler ziyarete açıldı
Sempozyum kapsamında ayrıca Devrim Otomobili Replika Sergisi, “Eskişehir’in Eski Fotoğrafları” sergisi, “Eskişehir Kırsalı Fotoğraf Sergisi”, “Meslekte Kırk Yıllıklar Fotoğraf Sergisi”, Lületaşı Oymacılığı Sergisi ve Pişmiş Toprak Ürünleri Sergisi sanatseverlerle buluştu. Sergilerde Yaşar Yastıkçı, Ayhan Oskaylar, Tuncay Çırak, Prof. Dr. Ertuğrul Algan, Prof. Dr. Erdoğan Boz ve Prof. Dr. Semra Günay’ın eserleri yer aldı. Lületaşı Oymacılığı Sergisi’nde ise ESTİKA Maden Genel Müdürü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı Emre Mangaltepe’nin çalışmaları ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Sempozyum 17 Mayıs Pazar gününe kadar devam edecek
Eskişehir’in tarihi, kültürel, ekonomik ve sosyal yapısının farklı yönleriyle ele alındığı Eskişehir Sempozyumu, 17 Mayıs Pazar gününe kadar Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde gerçekleştirilecek çeşitli oturum, panel, söyleşi ve sergi etkinlikleriyle devam edecek.

