Başkan Kazım Kurt'tan Ayşe Ünlüce'ye Destek
Başkan Kazım Kurt'tan Ayşe Ünlüce'ye Destek
İçeriği Görüntüle

Yılmaz, programda yaptığı açıklamada, Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi'nin Türkiye için hayırlara vesile olmasını diledi. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin bu zirve özelinde sergilediği ortak iradenin yükseköğretimdeki disiplinler arası etkileşim vizyonumuzun en güzel, en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz "Üç üniversitemizin güç birliğiyle hayata geçirilen bu zirvenin bilimsel birikimi ortak bir ufka taşıyan ve ülkemizin yapay zeka yolculuğuna istikamet kazandıran güçlü bir buluşma zemini oluşturduğuna inanıyorum" diye konuştu.
"Mesele teknolojiyi takip etmekten öte onu geliştiren bir kapasiteyi inşa edebilmektir"
Yapay zekanın bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer aldığını ve bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısalttığını kaydeden Yılmaz, "Zirve programı kapsamında Türkiye'nin yapay zeka ekosistem yönetimine dair çizilecek yol haritası ülkemizin bu yarışta oyun kurucu bir rol üstlenmesine katkıda bulunacaktır. Aynı şekilde dijital hümanizm kavrama etrafında şekillenecek olan sosyal ve beşeri ilimler tartışmaları teknolojiyi insan odaklı bir perspektifle yönetme irademize güç verecektir. Tarımdan sağlığa finanstan eğitime kadar kritik sektörlerde yapay zeka entegrasyonuyla başlayacak hassas yönetim devri ise bu akademik birikimin reel ekonomimize doğrudan tahvil edilmesine yol açacaktır. Bu başlıkların işaret ettiği yönelim yapay zekanın küresel ekonomik rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koymaktadır. Artık mesele teknolojiyi takip etmekten öte onu geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştürebilen bir kapasiteyi inşa edebilmektir" açıklamasında bulundu.
"Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil"
Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin ve milletin tam anlamıyla bağımsız olamayacağının altını çizen Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Hükümetlerimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep bu anlayışta olmuştur. Savunma sanayinden enerjiye bütün alanlarda milli yerli kapasitelerimizi geliştirmek son derece kritik bir politika olmuştur bizler için. Şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğinin altını özellikle çizmek isterim. Bu doğrultuda biz de araştırmadan üretime yatırımdan ihracata uzanan bütüncül bir politika yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Bir yandan bu yatay teknolojinin gelişimini yakından takip ederken diğer yandan sağlanacak ilerlemelerin etik, değerler, hukuk, sosyal boyut ve insani boyutlarını da hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Yapay zeka teknolojilerden bir teknoloji değil. Bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir."
Bu doğrultuda araştırmadan üretime, yatırımdan ihracata uzanan bütüncül bir politika yaklaşımıyla hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, "Bir yandan bu yatay teknolojinin gelişimini yakından takip ederken diğer yandan sağlanacak ilerlemelerin etik değerler, hukuk, sosyal ve insani boyutlarını da hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil, bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen, çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir. Sosyal adalet boyutuyla, demokrasi hak ve özgürlükler boyutuyla, etik ve hukuk çerçevesinde bütün boyutlarıyla bu teknolojiyi tartışmamız gerekiyor. Elbette bu teknolojiyi kullanacağız, geliştireceğiz, uygulayacağız ama aynı zamanda bunu doğru bir şekilde yapacağız. Bu teknolojilerin negatif, olumsuz etkilerini en aza indirirken pozitif, katkı sunacak yönlerini ise maksimum düzeyde değerlendireceğiz" ifadelerine yer verdi.
Yılmaz, insan odaklı bir anlayışla ele aldıkları yapay zekayı ulusal kalkınmanın, toplumsal refahın ve stratejik özerkliğin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerine dikkati çekti.
"Türkiye'nin yapay zeka alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren dönemi yaşamış olduk"
Elde ettiğimiz kazanımlar, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil kalkınma ve rekabet politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alma yaklaşımımızı pekiştirmiştir
Yılmaz, bu anlayışla 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Strateji'nin uygulama dönemini başarıyla tamamladıklarını söyleyerek, "Bu süreçte, Türkiye'nin yapay zeka alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren, kamu, özel sektör ve akademi işbirliğini derinleştiren önemli bir öğrenme ve olgunlaşma dönemi yaşamış olduk. Elde ettiğimiz kazanımlar, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil kalkınma ve rekabet politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alma yaklaşımımızı pekiştirmiştir. Bu birikim üzerine inşa ettiğimiz yeni dönem eylem planı çalışmalarında odağımızı, yapay zeka ekosistemini uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesi oluşturuyor. Bu çerçevede, insan kaynağına ve altyapı kapasitesine özel bir önem atfediyoruz. Yapay zekada kalıcı başarıyı güçlü ve esnek bir ulusal hesaplama portföyü, güvenli ve paylaşılabilir veri alanları ile bu sistemleri tasarlayan, geliştiren ve yöneten nitelikli insan kaynağı arasında kurulacak dengeli bir yapı olmadan mümkün görmüyoruz" dedi.