“Çocuğum eve mutlu geliyor.” Selma Gülsoy’un bu cümlesi, belki de Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nin özel gereksinimli çocuklar ve aileleri için ne ifade ettiğini anlatan en yalın cümlelerden biri. Çünkü özel gereksinimli çocukların aileleri için çocuklarının güvenli bir ortamda bulunması kadar, sosyal hayatın içinde yer alabilmesi, arkadaşlarıyla vakit geçirebilmesi ve bir etkinliğe kendi isteğiyle katılması da büyük önem taşıyor.

Odunpazarı Belediyesi’nin Yenikent Mahallesi’nde bulunan Seramik Park içerisinde hizmet veren Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi, bu ihtiyaca yanıt veren önemli merkezlerden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor. Merkezde yıl boyunca çeşitli çalışmalar gerçekleştirilirken, yaz döneminde düzenlenen Engelsiz Yaz Okulu ile çocuklar için farklı bir program hazırlandı. 7-12, 13-17 ve 17 yaş üstü gruplara yönelik gerçekleştirilen yaz okulunda çocuklar; seramik, resim, yaratıcı drama, spor, müzik ve ritim atölyelerine katıldı, geziler ve çeşitli etkinliklerle yazı dolu dolu geçirdi. Ama merkezin hikâyesi yalnızca atölyelerden, etkinliklerden ya da hazırlanan eserlerden ibaret değil. Bu hikâyenin merkezinde çocukların mutluluğu ve ailelerin kendilerini yalnız hissetmemesi var.

“ÇOCUKLARIMIZIN SOSYAL BİR ORTAMA GİRMESİ GEREKİYOR”

Yaz okuluna katılan velilerden Selma Gülsoy, merkezin kendileri için çok özel bir anlam taşıdığını söylüyor. “Burası bizim için çok iyi bir ortam” diyen Gülsoy, özel gereksinimli çocukların her sosyal ortama kolaylıkla dahil olamadığını belirtiyor. Odunpazarı Belediyesi’nin ücretsiz olarak sunduğu bu hizmetin çocukların sosyal yaşama katılması açısından büyük bir fırsat olduğunu ifade ediyor. Gülsoy’a göre merkezdeki öğretmenlerin çocuklara yaklaşımı da en az yapılan etkinlikler kadar önemli. “Buradaki öğretmenlerimiz sabırla, sevgiyle çocuklarımıza yaklaşıyor” diyen Gülsoy, çocukların sosyal bir ortama girmeye ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Ardından merkezin kendi çocukları üzerindeki etkisini anlatıyor: “Çocuğum eve mutlu geliyor.” Gülsoy, merkez dışında çocuklarının katılabileceği sosyal ortamların oldukça sınırlı olduğunu belirterek, “Kendi, özel aile gezmelerimiz, etkinliklerimiz dışında sadece burası var. Onun için de biz çok iyi etkileniyoruz, çünkü çocuğumuz eve mutlu geliyor” diyor. Gülsoy, Yaz Okulu’nun her yıl devam etmesini, hatta süresinin daha da uzatılmasını istiyor. Bu süreçte emeği bulunan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a, belediye ekibine, öğretmenlere ve çalışanlara teşekkür ediyor.

“YÜZÜMÜZDE KOCAMAN BİR GÜLÜMSEMEYLE ÇIKIYORUZ”

Olcay Kaygın da çocuğuyla birlikte Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’ne severek gelen velilerden. Kaygın, merkezin çocukları için yalnızca vakit geçirilen bir yer olmadığını, onlara bir amaç ve rutin kazandırdığını söylüyor. “Buraya gelmekle çok mutluyuz. Bir amacımız oldu” diyen Kaygın, çocuğunun merkeze severek ve isteyerek geldiğini belirtiyor. Öğretmenlerin çocuklara değer vermesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Kaygın, merkezde gerçekleştirilen etkinliklerin çeşitliliğine de dikkat çekiyor. Spordan el sanatlarına kadar farklı atölyelerin bulunduğunu anlatan Kaygın, çocukların yazı boyunca yalnız bırakılmadığını, kitap okuma ve yazma çalışmalarının da yapıldığını söylüyor. Bütün bunların aileler açısından yarattığı duyguyu ise şu sözlerle anlatıyor: “Çok severek geliyoruz. Ve yüzümüzde kocaman bir gülümsemeyle çıkıyoruz. Bu da çok güzel bir duygu.” Kaygın, bu tür kurumların çoğalmasını ve daha fazla özel gereksinimli çocuğun bu olanaklardan yararlanmasını istiyor. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un kendilerine verdiği desteğin de kendileri için önemli olduğunu belirten Kaygın, “Onun gözünde de gerçekten değerli olduğumuzu hissediyoruz, bu da bizi çok mutlu ediyor” diyor.

ÜÇ YILDIR DEĞİŞMEYEN ADRES

Porsuk Festivali’nde Kentpark’ta Atölyeler Dikkat Çekiyor
Porsuk Festivali’nde Kentpark’ta Atölyeler Dikkat Çekiyor
İçeriği Görüntüle

Emine Gün’ün kızı ise Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’ni üç yıldır tanıyor. Kızının merkeze üç yıl önce başladığını anlatan Gün, geçen yıl burada staj yaptığını söylüyor. Stajı tamamlanmasına rağmen kızının merkezle bağını koparmadığını belirten Gün, “Stajımız bitti ama gelmeye devam ediyoruz. Çok sevdi burayı” diyor. Kızının merkeze olan sevgisini anlatırken yaşadığı bir anıyı da paylaşan Gün, “Bugün gitme, benim işim var diyorum; ‘Yok, ben gideceğim. Öğretmenlerimi çok seviyorum, orada eğitim alıyorum’ diyor” ifadelerini kullanıyor. Bu sözler, merkezin çocuklar açısından yalnızca bir eğitim alanı olmadığını da ortaya koyuyor. Gün için merkez, çocuğunun mutlu olduğu kadar kendisinin de huzur bulduğu bir yer. “Ben de buraya gelince mutlu oluyorum. Öğretmenler güler yüzlü karşılıyor. Biz veliler için de aktiviteler oluyor. Çok seviyoruz” diyen Gün, bu tür merkezlerin daha da çoğalmasını diliyor.

BİR YAZ OKULUNDAN FAZLASI

Velilerin anlattıkları bu merkezin bugün bile yalnızca bir yaz okulu olmadığını gösteriyor.

Bir anne için çocuğunun eve mutlu dönmesi…

Bir baba için çocuğunun bir amacının olması…

Bir başka anne için üç yıl sonra bile çocuğunun “Ben gideceğim, öğretmenlerimi çok seviyorum” demesi… Bütün bunlar, Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan çalışmanın rakamlardan ve etkinlik takvimlerinden çok daha büyük bir karşılığı olduğunu ortaya koyuyor.

Çünkü burada yalnızca çocuklar eğitim almıyor; çocuklar sosyal hayatın içinde yer buluyor, aileler dayanışma hissediyor ve her gün yeni bir kazanım, aileler için yeni bir mutluluk anlamına geliyor. Ve belki de merkezin hikâyesini en iyi, Selma Gülsoy’un o kısa ama çok şey anlatan cümlesi özetliyor: “Çocuğum eve mutlu geliyor.”