CHP basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının önündeki en büyük engellerden biri olan ‘haberlere erişim engellerinin’ ortadan kaldırılması için Meclis araştırması istedi. Son 10 yılda 35 bin haberin engellendiğini, 30 bin habere artık ulaşılamadığını belirten teklif sahibi gazeteci kökenli Milletvekili Utku Çakırözer, Erişim engelleri ve ‘unutulma hakkı’ kararları ile Türkiye’nin toplumsal hafızasının yok edildiğine dikkat çekti. Çakırözer, “Deniz Feneri ve Susurluk soruşturmaları, Nesim Malki cinayeti, yargıya neşter operasyonu, şarampol operasyonu gibi bir dönem kamuoyunda deprem yaratan soruşturma ve yargılamalarla ilgili haberlere artık ulaşılamıyor! Benzer biçimde FETÖ ve Adnan Oktar suç örgütüne ilişkin soruşturmalarla ilgili haberlere de erişime engelleri ve unutulma hakkı talepleri dikkat çekmekte! Kamu ilgisi süren, basın arşivlerinde yer almasında kamu yararı bulunan haberlerin silinmesi Türkiye'nin yakın tarihinin yok edilmesi demektir” dedi. CHP’nin teklifi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

AKP’LİLER İSTİYOR GERÇEKLER HAFIZAMIZDAN YOK EDİLİYOR

Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz haftalarda verdiği kararla, ‘kişilik haklarını ihlal ettiği’ iddiasıyla internet ortamında yapılan yayın içeriğinin çıkarılması veya erişimin engellenmesini düzenleyen 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin iptaline karar verirken, CHP TBMM’de erişim engelleri için Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.

“Bu pakette basın ve ifade özgürlüğü yok!” “Bu pakette basın ve ifade özgürlüğü yok!”

Önerge sahibi CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, erişim engelleri ile Türkiye’nin toplumsal hafızasının yok edildiğine dikkat çekerken, erişim engelleri konusunda çalışmalar yürüten İfade Özgürlüğü Derneği’nin çalışmalarından örnekler verdi. Çakırözer, “Türkiye'de 5651 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesi kapsamında son on yılda 35 bin haber erişime engellendi, 30 bin haber silindi ya da kaldırıldı. 2022 yılı sonundan bahsediyorum. En fazla engelleme 6.500 haberle 2022'de oldu, 5.300 haber de arşivden, internetten kaldırıldı. Aralarında Cumhurbaşkanı, ailesi, bakanlar, milletvekilleri, valiler, kaymakamlar, hâkimler, savcılar, bürokratlar gibi üst düzey kamu şahsiyetleri, bazı kamu kurumları ve iktidara yakın şirketlerin talepleri sonucu verildi bu kararlar. Hepsi gerçek, belgeli ve o haberlerin hepsi ortak hafızamızdan yok edilmekte, artık bilinmez, okunmaz, görünmez hâle getirilmektedir” dedi.

YOLSUZLUKLARI, MAFYA BAĞLANTILARI BİLİNMESİN İSTİYORLAR

“ Nedir bu haberler?” diye soran Çakırözer,  “Siyasetçilerin, kamu yöneticilerinin, yakınlarının ve ilişkili olduğu kişi ve gruplara yönelik yolsuzluk, rüşvet, görevi suistimal, manipülasyon, cinsel istismar, uyuşturucu, mafya, tehdit, şantaj iddialarını konu alan haberler. O kadar çok ki bu yılın sadece ilk haftasında 688 habere erişim engeli getirilmiş çünkü yolsuzluk, usulsüzlük, siyasetin, yargının parayla, mafyayla bağlantısı bilinmesin isteniyor. BirGün gazetesinde Timur Soykan yargıdaki çürümeyi, uyuşturucu kaçakçılarının rüşvet karşılığı nasıl serbest kaldıklarının haberini yaptı. Hatta işte, bu araştırma önergesinin konusu olan erişim engelleme kararlarının hâkimlerce para karşılığı verildiğini hem de görevdeki başsavcının ihbar mektubuyla duyurdu, yirmi dört saat geçmeden erişime engellendi. Tolga Şardan aynı konuda yargıdaki çürümeye ilişkin haberi nedeniyle önce hapse atıldı, sonra haberine erişim engeli getirildi” diye konuştu.

ZİNCİRLEME ERİŞİM ENGELLERİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ!

Erişim engellemelerini duyuran haberlere getirilen erişim engellerine de dikkat çeken Çakırözer, İfade Özgürlüğü Derneği’nin erişim engeli getirilen 2021 raporunu hatırlattı. Çakırözer, “Erişim engellemesini duyuran haberler de erişime engelleniyor, zincirleme bir erişim engelleriyle karşı karşıyayız. Bakın, şu elimde tuttuğum rapor ‘Üst Düzey Kamu Şahsiyetlerinin İncinen İtibar, Onur ve Haysiyet Yılı’ 2021 yılındaki erişim engelleri. Bu da erişime engelli!” dedi.

“ Yani hiç boş durmadan erişim engelleri arka arkaya veriliyor” diyen Çakırözer, son yıllarda erişim engelleri getirilen haber ve içerikleri şöyle sıraladı:

“Tarikat yurdunda intihar eden gencimiz, Millî Eğitim Bakanlığında Hizbullahçı kadrolaşma, Kanal İstanbulun geçeceği bölgeden arazi alanlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesine haciz uygulatan şirket, yolsuzluk iddialarına konu Aile Bakanlığı bürokratlarının terfi haberleri, Erzurum'da bakım merkezinde yaşanan cinsel istismarlar, konvoyunun önünden sürü geçmesinden rahatsız olan ve sürünün çobanına ceza kestiren kaymakama dair haberler ve daha yüzlercesi, binlercesi erişime engelli.”

‘UNUTULMA HAKKI’ KARARLARIYLA HAFIZAMIZ YOK EDİLİYOR

‘Unutulma hakkı’ kararı çıkarılarak haber ve içeriklerin yayım ve arşivlerden çıkarıldığını ve tamamen yok edildiğini de dile getiren Çakırözer, “Bu çok tehlikeli bir durum. Kamu ilgisi süren, basın arşivlerinde yer almasında kamu yararı bulunan haberlerin silinmesi Türkiye'nin yakın tarihinin yok edilmesi demektir. Deniz Feneri soruşturması, Nesim Malki cinayeti, Susurluk soruşturması davası, yargıya neşter operasyonu, şarampol operasyonu gibi bir dönem kamuoyunda deprem yaratan soruşturma ve yargılamalarla ilgili haberlere artık ulaşılamamaktadır. Benzer biçimde FETÖ ve Adnan Oktar suç örgütüne ilişkin soruşturmalarla ilgili haberlere de erişime engelleri ve unutulma hakkı talepleri dikkat çekmektedir” dedi.

“HUKUK DEVLETİNE YAKIŞIR DÜZENLEMEYİ BİRLİKTE YAPALIM”

Çakırözer haberlere getirilen erişim engellerine ilişkin basın kuruluşlarının açtığı ihlal davaları ve CHP’nin yaptığı başvurular sonrasında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararlarını da hatırlattı.

Çakırözer şöyle konuştu:

“Anayasa Mahkemesi erişim engellemeleri konusunda 1 değil, tam 2 kez basın ve halkın haber alma hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi, 9'uncu maddeyi iptal etti. Son olarak, Meclise dokuz aylık bir süre tanıdı. Bu, aslında bizim için son bir fırsattır. Aslında tekzip sistemi varken, mahkemeler kanalıyla tazminat ve ceza davaları açılabiliyorken bir sansür niteliğindeki erişim engellemelerine hiç gerek yoktur ama ‘İlle de yapacağız’ diyorsanız bu araştırma önergemizin kabulüyle bir Meclis komisyonu kurularak demokratik ve hukuk devletine yaraşır bir düzenlemenin çerçevesini birlikte belirleyebiliriz.

    Türkiye'de basın özgürlüğünün, haber alma hakkımızın korunması, toplumsal hafızanın yok edilmesinin engellenmesi için sorumluluk hepimizin omuzlarındadır. Bu nedenle, verdiğimiz önergeye destek çıkılmasını, bir komisyon kurulmasını ve aslında Türkiye'nin toplumsal hafızasını yok eden... Bakın, burada yıllar içindeki engellemeler, sadece son birkaç yılın raporları, bunların hepsi Türkiye'de bilinmesin denilen, okunmasın denilen, görülmesin denilen, erişim engelleriyle dolu kendileri erişime engelli raporlar. Bu ayıbı eğer ortadan kaldırmak istiyorsak bu önergemize destek verilmesini talep ediyoruz.”

Editör: Ayhan Aydıner