Karakedi Bozacısı’nın hikâyesi, 1925 yılında Hacı Tahir Ürersoy’un kurduğu küçük bir işletmeyle başlıyor. Bugün Eskişehir’de dört farklı şube ile varlığını sürdüren Karakedi Bozacısı’nın ortaya çıkışını ve yıllar içinde kentin hafızasında nasıl yer edindiğini anlatan İbrahim Karaoğlan Şubesi Sorumlusu Ümit Bozkuş, hikâyenin yokluk yıllarında başladığına dikkat çekiyor. Bozkuş, işletmenin ilk yıllarını şu sözlerle anlatıyor: “O zaman tabii yokluk var; çok güzel bir şehir değil, toz toprak içinde bir şehir. Ama tutunmuşlar, yapmışlar, çok uğraşmışlar. Helva ile başlamışlar ve bugünlere gelmişiz.”

Komşudan miras kalan isim

2026 Eskişehir Yılı’nda Ekonomi Zirvesi
2026 Eskişehir Yılı’nda Ekonomi Zirvesi
İçeriği Görüntüle

Karakedi isminin ortaya çıkışı ise ilginç bir tesadüfe dayanıyor. Ümit Bozkuş, bu süreci şu sözlerle aktarıyor: “Karakedi ismi, dükkânın kuruluşunda komşumuz bir kolonyacı var: Karakedi Kolonyaları diye. Bizden çok daha meşhur o zamanlar. O kolonyacı işi bitirip dükkânı kapatınca, herkes bizim patronlara ‘Karakedi Kolonyası nereye gitti? Karakedi nerede?’ diye sormaya başlıyor. Sorulardan bıkan patronlarımız, bu ismi kendilerine koymaya karar veriyorlar. Karakedi ismi oradan geliyor.”

Bursa’da görülen boza, yönü değiştirdi

Karakedi Bozacısı’nın hikâyesindeki önemli dönüm noktalarından biri 1950’li yıllarda yaşanıyor. İlk yıllarda yalnızca helva ve şerbetle hizmet veren işletme, Bursa’ya yapılan bir ziyaret sırasında bozayla tanışıyor. Bu karşılaşma, zamanla işletmenin kimliğini belirleyen en önemli adımlardan birine dönüşüyor. Bozkuş, bu sürecin nasıl başladığını, “Bursa’ya gidiyorlar ve orada bozayı görüyorlar. ‘Biz de yapalım’ diyerek, göre göre başlıyorlar bu işe” sözleriyle aktarıyor.

Bakır kazanda korunan gelenek

Aradan geçen yıllara rağmen Karakedi Bozacısı’nda üretim anlayışı büyük ölçüde korunuyor. Geçmişte odun ateşinde yapılan üretim bugün doğal gazla sürdürülse de bakır kazan kullanımı devam ediyor. Ümit Bozkuş, üretimdeki bu sürekliliğe dikkat çekerek “O zaman doğal gaz yoktu, odunla pişiriliyordu boza. Şimdi o değişti ama yine bakır kazanda pişiyor. Çünkü gıda üzerinde bakırın önemi çok fazla.” sözleriyle bu geleneğin lezzetteki payına işaret ediyor.

Kent hafızası turizmle güçleniyor

Karakedi Bozacısı’nın Eskişehir’in kent hafızasındaki yeri de zamanla, özellikle turizmin etkisiyle daha görünür hâle geliyor. Şehre gelen ziyaretçiler ve burada eğitim gören öğrenciler, bu deneyimi başka şehirlere de taşıyor. Bozkuş da bu hafızanın nasıl yayıldığını anlatırken “Her gelenin memleketlerine gittiklerinde ‘Karakedi Bozacısı vardı, gidersen bana boza getir.’ demeleriyle bu hafıza oluşuyor.” sözleriyle Karakedi’nin şehir dışına taşan bilinirliğine dikkat çekiyor.

Üniversite kenti olmak bilinirliği artırdı

Eskişehir’in bir üniversite kenti haline gelmesi de Karakedi Bozacısı’nın bilinirliğini artıran önemli unsurlardan biri oluyor. “Eskişehir’de üç üniversite var. Burada okuyan arkadaşlar bozayı tanıdıktan sonra memleketlerinde Karakedi’yi anlatıyorlar. Eskişehir’de ‘Ne yenir, ne içilir?’ denildiğinde boza birinci sırada geliyor.” diyen Bozkuş, bu durumun turizmi de doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Yazın limonata ve dondurma ama lokomotif yine boza

Boza; mısır, şeker ve sudan üretilen, mayalı yapısıyla öne çıkan ve geleneksel olarak daha çok kış aylarında tüketilen bir içecek. Buna rağmen boza yılın farklı dönemlerinde de talep görmeye devam ediyor. Karakedi Bozacısı’nda yaz aylarında üretim azalıyor ancak tamamen sona ermiyor. Ümit Bozkuş, bu duruma değinirken bozanın bir kış içeceği olduğunu, yazın üretim düşse de ürünü bulundurmak zorunda olduklarını ifade ediyor. Yaz döneminde limonata ve dondurma da menüye ekleniyor ancak onun da belirttiği gibi boza işletmenin “lokomotifi” olmayı sürdürüyor.

Sosyal medya yeni kuşaklara ulaştırıyor

Günümüzde sosyal medya ve dijitalleşme, Karakedi Bozacısı’nın yeni kuşaklarla bağ kurmasında da önemli bir rol oynuyor. Özellikle gençler, işletmeyle ilk temaslarını çoğu zaman dijital platformlar üzerinden kuruyor. Bozkuş, sosyal medyanın etkisini anlatırken genç kuşakların kendilerini büyük ölçüde bu mecralar aracılığıyla tanıdığını vurguluyor. Reklamın artık yalnızca işletmenin yaptığı bir şey olmadığını, müşterilerin de bu dolaşıma katkı sunduğunu belirterek “Zaten genç kuşak bizi sosyal medya ile tanımış oluyor. Reklamlar, siz yapmasanız bile müşteri aracılığıyla yapılıyor artık. Sosyal medya çok büyük bir ağ ve gücü tartışılmaz.” sözleriyle dijital görünürlüğün etkisine dikkat çekiyor.

Karakedi Bozacısı, yaklaşık bir asırlık geçmişiyle Eskişehir’de yalnızca bir işletme değil; gündelik hayatın akışı içinde yer bulan, geçmişle bugünü bir araya getiren bir şehir durağı olmayı sürdürüyor. Helva ile başlayan bu hikâye, zamanla bozayla özdeşleşerek dört farklı şube ile kentin hafızasında kendine kalıcı bir yer açıyor.

Kaynak: AnaHaber