Ali Baş konuyla ilgili şunları söyledi; "Gazetecilik, yalnızca açıklamaları aktarmak ve protokol haberleri yapmak değildir. Gazetecinin asıl sorumluluğu, kamu adına soru sormak, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını araştırmak ve toplumun bilmesi gereken konuları gündeme taşımaktır.
Vakıflar da kamuoyuna hesap vermekle yükümlü kurumlardır. İhaleler, kamu taşınmazları, hayırseverlerin bağışları ve bu kaynakların kimlere, hangi koşullarda kullandırıldığı gazetecilerin araştırma alanının içindedir.
Elbette haberlerde yer alan iddialar tartışılabilir. Haberde adı geçen kurumlar ve kişiler açıklama yapabilir, hukuki haklarını kullanabilir. Gazetecilik de bu yanıtları kamuoyuna duyurur. Ancak iddialara yanıt vermek yerine haberlerin erişime kapatılması, kamuoyunun bilgi edinme hakkı bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Böyle bir süreçte bu konuları araştıran gazetecilerin haberlerine erişim engeli getirilmesi, tartışmaların aydınlanmasına değil, daha da büyümesine neden olur.
Unutulmamalıdır ki erişim engeli bir haberi internet ortamında görünmez hale getirebilir. Ancak o haberin gündeme taşıdığı soruları, kamuoyunun merakını ortadan kaldıramaz.
Bir kurumun itibarını korumanın yolu, o kurumla ilgili haberleri yasaklatmak değil, sorulara şeffaf ve tatmin edici yanıtlar vermektir. Kamu yönetiminde şeffaflık varsa eleştiriden korkulmaz. Hesap verilebilirlik varsa gazetecinin soruları tehdit olarak görülmez.
Meslektaşımız Ayhan Aydıner’in kamuoyunu ilgilendiren konuları araştırma ve haberleştirme hakkının yanındayız. Basın özgürlüğüne yönelik bu tür müdahaleleri kabul etmiyoruz.
Meslektaşımız Ayhan Aydıner ile dayanışma içinde olduğumuzu, Basın ve ifade özgürlüğünü hedef alan tüm erişim engeli kararlarına karşı olduğumuzu, Kamunun haber alma hakkını savunmaya devam edeceğimizi, bir kez daha hatırlatırız."