Erol Ger şunları söyledi; "10 Kasım’da önceliğimiz sınav değil, Atatürk’ü anmak ve anlamak olmalıdır!
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı ve çağdaşlaşma mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurladığımız 10 Kasım, milletimizin ortak hafızasında ve tarihimizde müstesna bir yere sahiptir.
10 Kasım; yalnızca bir anma günü değil, Cumhuriyetimizin hangi koşullarda kurulduğunu hatırlama, Atatürk’ün düşüncelerini anlama ve onun bizlere emanet ettiği değerleri gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğumuzu yeniden değerlendirme günüdür.
Millî Eğitim Bakanlığının 10 Kasım 2026 tarihinde ortak yazılı sınav planlaması yapması, eğitimde önceliklerimizin ve tarihî günlere yaklaşımımızın yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Elbette sınavlar eğitimin önemli bir parçasıdır. Ancak eğitim; yalnızca sınavlardan, notlardan ve başarı tablolarından ibaret değildir. Eğitimin temel görevlerinden biri de çocuklarımıza tarih bilinci, millî değerler, Cumhuriyet sevgisi ve toplumsal sorumluluk kazandırmaktır.
Öğrencilerimizin Atatürk’ü anması ve anlaması gereken bir günde sınav telaşını öne çıkarmak, eğitimin tarihî ve toplumsal sorumluluğuyla bağdaşmamaktadır.
Üstelik geçtiğimiz yıl 10 Kasım dolayısıyla uygulanan tatil düzenlemesi de dikkate alındığında, bu yılın eğitim takviminde aynı tarih için sınav planlaması yapılması kamuoyunda haklı soru işaretleri oluşturmaktadır. Eğitim takvimleri hazırlanırken yalnızca akademik takvim değil, millî hafızamızın ve ortak değerlerimizin taşıdığı anlam da gözetilmelidir.
10 Kasım, öğrencilerimizin yalnızca ders başarısıyla değerlendirileceği bir gün değildir. Atatürk’ün bilime verdiği önemi, bağımsızlık mücadelesini, eğitim anlayışını ve Cumhuriyet’in kazanımlarını konuşmamız; çocuklarımızın tarih bilincini güçlendirmemiz gereken bir gündür.
Hürriyetçi Eğitim-Sen olarak Millî Eğitim Bakanlığına açık çağrımızdır:
10 Kasım 2026 tarihinde planlanan ortak yazılı sınavlar başka bir tarihe alınmalıdır.
Okullarımızda Atatürk’ü anma programlarına ve öğrencilerimizin tarih bilincini geliştirecek etkinliklere öncelik verilmelidir.
Eğitim takvimleri hazırlanırken millî ve tarihî günlerin anlamı, önemi ve toplumsal hassasiyetler mutlaka dikkate alınmalıdır.
Bizler sınavlara değil, anlamlı günlerin yalnızca takvim üzerinde anılmasına karşıyız. Atatürk’ü anmayı bir törenle sınırlamayan; onun aklın ve bilimin rehberliğini esas alan düşüncelerini eğitim hayatının merkezinde tutan bir anlayışı savunuyoruz.
Çünkü Atatürk’ü anmak, yalnızca saat 09.05’te saygı duruşunda bulunmak değildir. Onun düşüncelerini anlamak, bilimin ışığında ilerlemek, Cumhuriyet’in kazanımlarını korumak ve geleceğin aydınlık Türkiye’sini yetiştirmek demektir.
10 Kasım, sıradan bir takvim günü değildir. Atatürk’ü anmak, anlamak ve anlatmak ertelenebilecek bir sorumluluk değildir.
Millî Eğitim Bakanlığını, bu tarihî hassasiyeti gözeterek sınav takvimini yeniden düzenlemeye davet ediyoruz.
Atatürk’ü anmak, anlamak ve anlatmak ertelenemez!"