2026–2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatını değerlendiren Arslan, geçen yıl kota tamamlama primi dahil 3 bin 100 TL olan fiyatın bu yıl 3 bin 720 TL’ye çıkarıldığını belirterek, “Artış yalnızca yüzde 20. TÜİK’in yıllık enflasyonu bile yüzde 29,73. Üstelik son bir yılda mazot yüzde 70’in üzerinde, birçok gübre çeşidi yüzde 35-69 arasında, elektrik ise yüzde 25’in üzerinde arttı. Bunun adı zam değil, reel fiyat indirimidir” ifadelerini kullandı. Eskişehirli üreticinin maliyetinin ton başına 4 bin lirayı aştığını ve en az 4 bin 500 TL fiyat talep ettiğini hatırlatan Arslan, “Çiftçi hayalî bir rakam istemedi; mazotu, gübreyi, elektriği, sulamayı, tohumu ve işçiliği hesapladı. Açıklanan fiyat üreticinin talebinin ton başına 780 TL altında. Bu fiyat çiftçiyi üretimden uzaklaştırır” dedi.

Fiyatın açıklanma zamanına da dikkat çeken Arslan, “Eskişehir’de pancar alım kampanyası 18 Eylül’de başladı, fiyat 13 Ekim’de açıklandı. Çiftçi pancarını söktü, fabrikaya teslim etmeye başladı; ürününün kaça alınacağını ancak 25 gün sonra öğrendi. Tarım böyle yönetilmez” diye konuştu. Eskişehir Şeker Fabrikası’na pancar taşıyan nakliyecilerin de artan mazot, bakım ve işletme giderleri nedeniyle kontak kapattığını hatırlatan Arslan, nakliye maliyetindeki açığın çiftçinin üzerine bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

YENİ Parti Seyitgazi'de Görev Dağılımı
YENİ Parti Seyitgazi'de Görev Dağılımı
İçeriği Görüntüle

Arslan açıklamasını şöyle tamamladı:

“Ortada çok açık bir tablo var:

Üreten kazanamıyor.

Taşıyan kazanamıyor.

Tüketen geçinemiyor.

O halde soruyoruz: Bu düzende kim kazanıyor?

3 bin 720 TL kabul edilebilir değildir. Pancar alım fiyatı üretim maliyetleri ve üreticinin emeği gözetilerek yeniden belirlenmeli, nakliye sorunu da çiftçinin sırtına yüklenmeden çözülmelidir."

Üreticiyi toprağa küstüren, taşıyanı kontak kapatmaya mecbur bırakan, tüketicinin sofrasını küçülten bu düzen sürdürülemez.