12 Ekim 2026 tarihi itibarıyla hazırlanan çalışmada; belediye başkanı transferleri, kayyım atamaları, belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından meclis çoğunluğunun değiştirilmesi ve tutuklandıkları ya da görevden uzaklaştırıldıkları hâlde görevlerine iade edilmeyen belediye başkanları dört ayrı başlık altında incelendi.
Arslan, çalışmanın sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “31 Mart’ta vatandaş sandığa gitti; belediye başkanını, adayını ve siyasi tercihini belirledi. Ancak iktidar, sandıkta alamadığı yetkiyi seçimden sonra transfer masalarında, kayyım kararlarında, adliye koridorlarında ve belediye meclislerinde kurulan siyasi düzeneklerle ele geçirmeye yöneldi.”
4 YÖNTEM, 156 BELEDİYE, 36,5 MİLYON SEÇMEN
Çalışmaya göre 31 Mart seçimlerinden sonra toplam 156 belediyede, seçmenin sandıkta ortaya koyduğu siyasi irade farklı yöntemlerle değiştirildi veya etkisizleştirildi. Bu belediyelerdeki toplam seçmen sayısı 36 milyon 564 bin 21 olarak hesaplandı. Söz konusu seçmenlerin 28 milyon 637 bin 78’i sandığa giderek oy kullandı ve kullanılan oyların 27 milyon 517 bin 299’u geçerli sayıldı. Muhalefet partileri ve adaylarının bu belediyeleri kazanmasını sağlayan oyların toplamı ise 13 milyon 881 bin 218 oldu. Böylece müdahale kapsamındaki belediyelerde kullanılan geçerli oyların yüzde 50,45’ini oluşturan muhalefet oyları, seçim sonrasında alınan kararlar ve yaşanan siyasi gelişmelerden doğrudan etkilendi. YSK verilerine göre 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde belediye başkanlığı için toplam seçmen sayısının 57 milyon 766 bin 800 olduğunu hatırlatan Arslan, çalışmaya konu belediyelerdeki seçmen sayısının bu toplamın yüzde 63,30’una karşılık geldiğini belirtti. Arslan, rakamların birkaç belediyeyle sınırlı olmayan, ülke çapında bir demokrasi sorununa işaret ettiğini söyledi: “Bu tablo, münferit siyasi gelişmelerin toplamı değildir. Türkiye’de belediye başkanlığı için oy kullanan her 100 seçmenden 63’ünün iradesini ilgilendiren, sistematik ve ülke çapında bir müdahale tablosuyla karşı karşıyayız.”
9 BÜYÜKŞEHİRDE 24,3 MİLYON SEÇMEN
Çalışmada Adana, Antalya, Aydın, Bursa, İstanbul, İzmir, Mardin, Mersin ve Van olmak üzere 9 büyükşehirde belediye başkanı transferleri, kayyım uygulamaları, tutuklamalar veya belediye meclislerindeki siyasi dengelerin değiştirilmesi yoluyla seçim sonuçlarına müdahale edildiği belirtildi. Bu dokuz büyükşehirdeki toplam seçmen sayısının 24 milyon 263 bin 751 olduğu, bu rakamın 30 büyükşehirdeki 47 milyon 867 bin 134 seçmenin yüzde 50,69’una karşılık geldiği kaydedildi.
106 BELEDİYE BAŞKANI AKP’YE GEÇTİ YA DA GEÇİRİLDİ
Çalışmaya göre seçimlerin ardından;
* 42 Yeniden Refah Partili,
* 36 CHP’li,
* 11 İYİ Partili,
* 6 bağımsız,
* 3 DEM Partili,
* 3 DEVA Partili,
* 2 Saadet Partili,
* 2 Demokrat Partili,
* 1 BBP’li olmak üzere toplam 106 belediye başkanı AKP’ye geçti ya da geçirildi.
Arslan, belediye başkanlarının parti değiştirmelerinin yalnızca kişisel tercihler olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Belediye başkanları yalnızca bir makama değil; belirli bir parti kimliğini, programı ve siyasi tercihi temsil etmek üzere seçilir. Baskı, tehdit, şantaj, soruşturma tehdidi veya merkezî iktidarın mali ve idari gücü kullanılarak gerçekleştirilen her transfer, seçmenin sandıkta ortaya koyduğu iradeye doğrudan müdahaledir.”
İKTİDARIN YÖNETİM ALANINA 130 BELEDİYE DAHA EKLENDİ
31 Mart seçimleri ve 2 Haziran 2024 tarihinde yedi yerde yenilenen seçimlerin ardından AKP’nin kazandığı belediye başkanlığı sayısı 541 olarak gerçekleşmişti. Raporda; 106 belediye başkanı transferi, 13 kayyım ataması ve 11 belediyede tutuklamaların ardından meclis yapısına yapılan müdahalelerle toplam 130 belediyenin daha iktidarın yönetim alanına dâhil edildiği hesaplandı.
Böylece iktidarın seçimde kazandığı 541 belediyelik yönetim alanı, seçim sonrasında 671 belediyeye kadar genişledi.Arslan, “AKP’nin sandıkta kazanamadığı 130 belediye, seçim sonrasında uygulanan farklı yöntemlerle iktidarın hanesine yazıldı. Milletin vermediği yetki; transferler, kayyımlar, tutuklamalar ve belediye meclislerindeki siyasi dengelere yönelik müdahalelerle elde edilmeye çalışıldı” dedi.
YENİ PARTİ VE CHP’NİN YÖNETİMİNDE KALAN BELEDİYE SAYISI 361’E GERİLEDİ
31 Mart seçimlerinde CHP adayları toplam 411 belediye başkanlığı kazandı. Seçimlerden sonra 36 belediye başkanının AKP’ye geçmesi, 3 belediyeye kayyım atanması ve 11 belediyede meclis yapısının değiştirilmesi sonucunda, CHP adaylarının kazandığı belediyelerden 50’si iktidarın yönetim alanına geçti.
Böylece 31 Mart’ta CHP adaylarının kazandığı ve bugün YENİ Parti ile CHP yönetiminde kalan belediyelerin sayısı 411’den 361’e geriledi.
Seçimlerde 78 belediye başkanlığı kazanan DEM Parti, 10 kayyım ataması ve üç istifa veya ihraç sonrasında 65 belediyeye düştü.
63 belediye başkanlığı kazanan YRP’nin 42 belediye başkanı AKP’ye geçti. Ayrıca Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın partisinden istifa ederek bağımsız kalmasıyla, YRP’nin belediye sayısı 20’ye geriledi.
Seçimlerde 30 belediye başkanlığı kazanan İYİ Partinin belediye sayısı 11 transferin ardından 19’a düştü. DP’nin belediye sayısı 5’ten 3’e, DEVA Partisinin 4’ten 1’e, SP’nin ise 4’ten 2’ye geriledi.
“BU RAPOR UMUTSUZLUĞA DEĞİL, SANDIĞA SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISIDIR”
Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İktidarın amaçlarından biri, vatandaşın sandığa ve demokratik siyasete olan güvenini aşındırmak; ‘Oy versek ne değişiyor?’ düşüncesini topluma yerleştirerek insanları siyasetten ve sandıktan uzaklaştırmaktır. Oysa sandıktan uzaklaşmak, millet iradesini yok sayanlara daha geniş bir hareket alanı açmaktır.” “Bu rapor, sandıkta ortaya çıkan iradenin hangi yöntemlerle değiştirildiğini rakamlarla belgelemek ve milletin kendi iradesine daha güçlü biçimde sahip çıkmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Çözüm sandıktan uzaklaşmak değil; oyumuza, seçme hakkımıza ve millet egemenliğine her zamankinden daha kararlı biçimde sahip çıkmaktır.”
“Millî iradeyi dilinden düşürmeyenlerin, milletin sandıkta ortaya koyduğu tercihe hangi yöntemlerle müdahale ettiği artık bütün açıklığıyla ortadadır. Bütün muhalefet partilerini, demokratik kitle örgütlerini ve yurttaşlarımızı; milletin egemenliğine yönelen bu müdahaleler karşısında ortak ve birleşik bir demokratik mücadeleye çağırıyoruz.”
“Sandığa daha güçlü sahip çıkacağız. Seçmenin iradesinin transferlerle, kayyım kararlarıyla, adliye süreçleriyle veya belediye meclislerinde kurulan siyasi düzeneklerle değiştirilmesine izin vermeyeceğiz.
Çünkü milletin vermediği hiçbir yetki meşru değildir.
Milletin iradesinden daha büyük güç yoktur.
EKLER
* Tablo 1: Seçildiği partiden istifa ederek AKP’ye geçen belediye başkanları
* Tablo 2: Kayyım atanan belediyeler
* Tablo 3: Belediye başkanının tutuklanmasının ardından meclis üye yapısı değiştirilerek AKP’ye geçen belediyeler
* Tablo 4: Belediye başkanı tutuklu bulunan veya görevine iade edilmeyen, ancak YENİ Parti ve CHP’li vekil ve meclis üyeleri tarafından yönetilen belediyeler
Kaynak: Yüksek Seçim Kurulunun 31 Mart 2024 Mahallî İdareler Genel Seçimi sonuçları ile seçimlerden sonra belediye yönetimlerinde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan gelişmeler.