TEBEV Yalnız Bırakmıyor TEBEV Yalnız Bırakmıyor


Hazırlanan basın açıklamasını okuyan Özge Yılmaz konuyla ilgili şunları söyledi; “Bu gün burada eski şube başkanımız Yalçın Mutlu için toplandık. Kimdir Yalçın Mutlu? Biz biliyoruz fakat arkamızdaki hastaneyi yönetenler için bir kez daha açıklayalım. Eski şube başkanımız, hayatı boyunca mücadelesi ile ESOGÜ Tıp Fakültesinde 31 yıldır hizmetiyle tanınır. Yalçın Mutlu, ayırmaksızın tüm çalışanlar tarafından sevilen, yaptığı işlerle övgü ve takdir gören, sicili temiz, soruşturma ve cezası olmayan bir emekçidir. Hayatını sağlık emekçilerinin daha iyi bir yaşama kavuşması için mücadele ile geçiren, her iktidar döneminde haksızlıklara boyun eğmeyen Yalçın Mutlu ne yaptı da sözde geçici görev ile keyfi sürgüne gönderildi? Bu sorunun cevabını ESOGÜ Tıp Fakültesi Yönetiminden talep etmekteyiz.
Bu sürgün ESOGÜ Tıp Fakültesinin tartışmalı olan yönetim anlayışına tarihsel bir hata olarak kazınacaktır. Neredeyse her hafta gündem, kadro atamalarıyla, sınav ve mülakatlarda yaşattıklarıyla, adam kayırmalarıyla gelen bir anlayış ile karşı karşıyayız. O kadar ki, hastaneyi yönetmede yaşanılan zaaflar artmış, çözülmez hale gelmiştir ki. 3 yılda 4 başhekimin değişikliğine neden olmuştur. Bu kadar çok  skandallar ESOGÜ de emek döken çalışanları üzdüğü kadar Eskişehir kamuoyunu da endişeye sevk etmektedir. Bu üniversite bizimdir. Yöneticiler gider ama bizler burada kalırız. Bu sürünün arka planını bizler biliyoruz. Arka planda, sağlıkta yaşanılan dönüşüm,  özelleştirme, taşeronlaştırmanın yanında arkadaşımızın siyasi duruşu vardır. Ayrıca yöneticilerin atamasında aranması gereken  en temel özellik olan liyakatin olmayışı, geçmişten gelen husumet,ihalelerdeki  şeffaflık ilkesinin tartışılması da temel etkenlerdir. 
Sayın ESOGÜ Yönetimi bizlerin mücadelesinin en temel ilkesi kamunun çıkarlarının kollanmasıdır.  Bu konuda hassas olan arkadaşımızın, masumiyet karinesi yok sayılarak, hiçbir hukuki temel olmadan yer değişikliği kararının verdiniz. Sonuçlarına da katlanacaksınız. Bu ülkede hala hukuk var, bunu koruyan yargıçlar var. 
ESOGÜ Tıp Fakültesi yönetimine soruyoruz.  Yalçın Mutlu, 
- İki işçi arkadaşı ile birlikte devasa bir hastanenin işleri Biyomedikal atölyesinde çözmeye çalışması mı suç oldu? 
- Taşeronlaştırma sistemine karşı mücadelesi mi suç sayıldı?
-  10 yıl önce başlayan, çalışanların dağıtılması, atölyelerin kapatılması surecinin sonucu olan firmaların egemenliğine boyun eğmediği mi suç sayıldı?
-Geçmişi bugüne taşıyan, husumet besleyen başhekimin kendini hukuktan üstün gören anlayışı mı bu sürgüne neden oldu?
Tam da bu noktada biz hukuku bir kez daha hatırlatalım: Yasalarımıza göre husumet beslemek suçtur. Yine Yasalarımıza göre soruşturmaları kapatmak suçtur. Suçluları korumakta suçtur.
Yalçın Mutlu, Biyomedikal sorumlu teknisyeni olduğu için, firma ve bazı yetkili kişilerin talep ve isteklerini geri çevirmiş, imza atmamış, kimi zaman şerh düşmüş, kişi ve firmaları rahatsız etmiştir.  Son dönemde, Başhekim yardımcısı ve bazı müdürler ile şeffaf, demokratik ihaleler yapılmış, fakat ihaleleri istenen adrese gitmemesi, mobing ve sürgün getirmiştir. Bu süreçte Yalçın Mutlu dışında mobinge maruz kalan birçok kişi vardır. Burada ESOGÜ Rektörlüğüne sesleniyoruz: Adil ve şeffaf bir soruşturma talep ediyoruz. 
Yönetmeme hali adeta genel bir kural haline gelmiş, 2 yılda hastanenin servis sorumlusu hemşirelerin ve diğer birim sorumlularının % 90 değiştirilmiş, yandaş sendika temsilci ve üyeleri atanmıştır. Hastaneyi Başhekim mi, Sendika mı yönetiyor belli değildir. Birileri için sendika üyesi olmak, müdür olmak için yeterli hale gelmiştir. Arkadaşımız derhal göreve iade edilmelidir. İşini yapan insanları sürgün ederek bir yere varamazsınız. Meşru mücadelemizi, hukuk başta olmak üzere sonuna kadar sürdüreceğiz. 
Yalçın Mutlu bizim onurumuzdur. Bizler biliyoruz ki, bu sürecin sonunda haklı olduğumuzu tarih yazacaktır. Bugün bu adaletsiz kararlara imza atanlar da bilmelisin ki, adalet herkese lazım olacaktır.”

Editör: Ayhan Aydıner