GÜNDEM

Gazetecilik Suç Değildir! İsmail Arı’ya Özgürlük!

BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanması Eskişehir'de tepkiyle karşılandı. Birgün Okur İnisiyatifi kapsamında Köprübaşı'nda basın açıklaması yapan Sol Parti Eskişehir Temsilcisi Hüseyin Öztürk; "Gazetecilik Suç Değildir! İsmail Arı’ya Özgürlük!" dedi. Eylemi takip eden gazeteciler fotoğraf makinelerini kameralarını ve mikrofonları yere bırakarak, Arı'nın tutuklanmasına tepki gösterdi. Eyleme CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü'de katıldı.

Sol Parti Eskişehir Temsilcisi Hüseyin Öztürk konuyla ilgili şunları söyledi; "Bugün burada, arkadaşımız İsmail Arı’ya yönelik hukuksuz tutuklamaya karşı sesimizi yükseltmek için toplandık.

Tüm itirazlarımıza rağmen, 'Gazetecilere dokunulmayacak, haberle ilgisi' yok denilerek yasalaştırılan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha arkadaşımızı hedef aldı. Haberden bir kez daha 'suç' oluşturdu, haberci suçlu ilan edildi. Sonda söyleyeceğimiz şeyi başta söyleyelim, gazetecilik suç değildir.

Birgün gazetesi muhabiri İsmail Arı, 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla Tokat’ta gözaltına alındı. Arkadaşımız, dün sabah saatlerinde Ankara’ya getirildi. Akabinde savcılık kollukta verilmiş ifadesi sonrası direk tutuklama talebiyle mahkeme sevk etti ve yıldırım hızıyla tutuklandı.

Arı’nın gözaltına alınması, gazetecilere yönelik bir gözdağıdır. Haber ve habercilerle ilgisi olmadığı savunulan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha gazetecilere karşı yargı sopası olarak kullanılmıştır. Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine göre bugün itibariyle 14 gazeteci gazetecilik yaptıkları için halen tutuklulukları devam etmektedir. Örneğin; kamuoyu tarafından yakından tanınan gazeteci Merdan YANARDAĞ “casusluk” gibi akıl almaz bir gerekçe ile tutuklanmıştır. Alican ULUDAĞ ise bir ay önce 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla tutuklanmış ve halen iddianamesi bile hazırlanmamıştır.

Ancak bilinmelidir ki ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve adaletsizlik giderek derinleşirken rüşvet ve rant çarkı hızla dönmeye devam ederken gazeteciler susmayacaktır. İnatla, ısrarla anlatmaya, onlar yazmaya biz meydanlarda haykırmaya devam edeceğiz.

Bugün İsmail Arı üzerinden verilen mesaj açıktır: 'Yolsuzluğu yazmayın, rant düzenini teşhir etmeyin, adaletsizlikleri görünmez kılın.'

Türkiye’de gazetecilik uzun yıllardır baskılarla, davalarla, gözaltılarla, tutuklamalarla sınanıyor. Çünkü gazetecilik, bu topraklarda yalnızca bir meslek değil; halkın sesi olma mücadelesidir.

BirGün Gazetesi de bu mücadelenin bir parçasıdır. Kurulduğu günden bu yana sermayenin değil halkın yanında duran, karanlığı değil gerçeği büyüten, suskunluğu değil sözü çoğaltan bir gazetecilik anlayışını temsil etmektedir.

İsmail Arı’nın hedef alınmasının nedeni de tam olarak budur.

Arkadaşımızın bir bayram günü aile ziyaretinde olduğu sırada evi basılarak alelacele neden tutuklandığını iyi biliyoruz. İsmail; yolsuzluk dosyalarını haber yapmasın, depremde yakınlarını kaybedenlerin yaşadığı haksızlığı görmezden gelsin, kamu kaynaklarıyla semiren tarikat-cemaat-vakıf karanlığını yazmasın isteniyor. Arkadaşımız İsmail’in gözaltına alınmasının tek bir nedeni var: Halkına ve mesleğine duyduğu sorumlulukla hakikatin peşinden gitmesi…

Aylar önce, gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığı bir yayın nedeniyle gözaltına alınan arkadaşımızın önüne, ifadesi sırasında sosyal medya paylaşımları da getirildi. Diliyoruz ki bu; soruşturmayı derinleştirmek ve İsmail’i özgürlüğünden biraz daha mahrum etmek amacıyla yapılan bir uygulama değildir! Gazetecilik faaliyetinden suç üretilemez.

Hiçbir baskı ve gözdağı uygulaması, bildiğimiz yoldan gitmemize engel olamayacaktır.

Arkadaşımızın bize bir notu var. 'Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak' diyen İsmail, bizlere şu notu gönderdi:

'Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara'ya getirildim. Dosyama yeni twitler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler…'

Evet, İsmail’in de dediği gibi, tek suçu bu ülkede gazetecilik yapmak. Bizler arkadaşları olarak İsmail’in yanında, bu hukuksuzluğun tam karşısında olacağız. Kamuoyuna sesleniyoruz, haber hakkınız için bu hukuksuzluğa tepki gösterin.

İsmail’in yaptığı haberlerin yolu tabi ki Eskişehir’den de geçmektedir. Eskişehir’de öğretmeni tarafından istismar edilen çocukların, Beylikova müftüsü tarafından taciz edilen çocukların da sesi olmuştu İsmail. Adalet yerini bulsun diye var gücüyle gerçekleri anlatan, yazan arkadaşımız çocukların da sesi olsun istenmiyor, bunun da farkındayız.

Bizler biliyoruz ki; bu ülkede yoksulluk derinleşirken, adaletsizlik büyürken, rant düzeni daha da pervasızlaşırken gazetecilerin susması isteniyor. Ama gazetecilerle birlikte biz de susmayacağız. İnatla, ısrarla, gerçeğin peşinden gitmeye devam edeceğiz.

Çünkü gazetecilik, sadece olanı yazmak değil; saklanmak isteneni ortaya çıkarmaktır. Çünkü gazetecilik, yalnızca haber değil; sorumluluktur. Çünkü gazetecilik, halk adına sormaktır, halk adına hesap sormaktır.

Buradan yetkililere sesleniyoruz: Bu hukuksuz uygulamaya derhal son verin.
Halkın gazetecisi İsmail Arı’yı serbest bırakın.

Ve buradan kamuoyuna çağrımızdır: Haber hakkına sahip çıkın.
Gerçeğin susturulmasına izin vermeyin.

Bu karanlığı dayanışmayla aşacağız. Susmayacağız, İsmail’in aydınlattığı gerçekleri meydanlarda haykırmaya devam edeceğiz. İsmail Arı’ya özgürlük! Gazetecilik suç değildir!"