"Atatürk'ün dediği gibi; eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur"
Akademik tanımlardan, dezavantajlı gruplardan ve okulların kritik rolünden bahseden Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Diken, "Sayın Kaymakamım, değerli müdürlerim ve kıymetli misafirler, uzmanlık alanım olan dezavantajlı gruplar ve özellikle mülteci çocukların eğitimi üzerine yürütülen bu anlamlı projede sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. En temel tanımıyla mülteci; can güvenliği ve zulüm gibi ciddi nedenlerle ülkesinden ayrılmak zorunda kalan, uluslararası koruma arayan kişidir. Bu bireyler; farklı dil, din ve kültürden gelerek yabancı oldukları bir ortama uyum sağlamaya çalışan, eğitim dahil her alanda özel desteğe ihtiyaç duyan bir gruptur. Başöğretmen Atatürk'ün "Eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur" sözünden hareketle, mülteci çocukların topluma entegre olmasında ve iyi birer vatandaş olarak yetişmesinde okullar en kritik noktadır. Bu süreçteki en önemli güç ise öğretmenlerimizdir. Öğretmenler, çocukların hem akademik hem de sosyal becerilerini geliştiren, adeta bir "katalizör" görevi üstlenen, zorlu değişkenlerle baş eden gizli kahramanlardır. Ulusal Ajans'ın desteğiyle hayata geçen bu projenin en değerli yanı, binlerce çalışma arasından sıyrılıp somut çıktılarla insana dokunmasıdır. Mesleki gelişim programları sayesinde öğretmenlerimizi strateji ve bilgiyle donatarak onları daha güçlü kılmayı hedefliyoruz. Emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyor, projenin daha kapsayıcı bir toplumun inşasına vesile olmasını temenni ediyorum" ifadeleri kullandı.
"Kanada 30 bin mülteci için hazırlık yaparken, bizim ülkemizde 3 milyon mülteci bulunuyordu"
Ülkeler arası hazırlık farkına ve yerel ihtiyaçlara değinen Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Aydın, şunları söyledi:
"Dünyadaki 120 milyon mülteci gerçeği karşısında devletlerin alması gereken tedbirlerin önemini vurgulamak istiyorum. 2017 yılında Kanada'da bulunduğum sırada, oradaki kamuoyunun 30 bin mülteci için yaptığı titiz hazırlıkları ve çocuklarda merhamet duygusunu uyandırmak adına yürüttükleri sosyal projeleri bizzat gözlemledim; o dönemde bizim ülkemizde ise halihazırda 3 milyon mülteci bulunuyordu. Coğrafyamızın bir gereği olarak ağırladığımız bu mültecilerin entegrasyonu ve eğitimi konusunda kat edecek çok yolumuz olduğuna inanıyorum. Özellikle Eskişehir ölçeğinde eğitim gören 6 bin 500 mülteci öğrencimizin uyum süreci için öğretmenlerimizin kişisel ve mesleki gelişimine büyük katkı sunacak olan bu projeyi son derece kıymetli buluyorum. Ulusal Ajans'ın attığı bu doğru adıma destek veren üniversitemize, çalışma arkadaşlarıma ve bizleri yalnız bırakmayan Sayın Kaymakamımıza şükranlarımı sunuyorum."
"Mülteci sayısının yüzde 80 artması, eğitime adil erişimi hayati bir öncelik haline getirmiştir"
Projenin teknik geçmişinden, uluslararası ortaklarından ve somut hedeflerinden bahseden proje koordinatörü Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersoy ise, "Bugün burada mülteci eğitimi konusunu projemiz noktasında ele almak amacıyla toplanmış bulunmaktayız. Bu çalışma, daha önce Eskişehir'de Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu ve Yunanistan, Malta, İtalya'dan ortaklarımızla yürüttüğümüz projenin bir devamı niteliğindedir; önceki çalışmamızda öğretmenlerimizin sosyal adalet konusunda eğitim ihtiyaçları olduğunu belirlememiz bizi bu yeni adıma yöneltmiştir. Avrupa Birliği tarafından desteklenen projemiz; Anadolu Üniversitesi koordinatörlüğünde Macerata, Malta ve Selanik Aristoteles Üniversiteleri ile yerel ve uluslararası okulların yer aldığı oldukça geniş bir ortaklık yapısıyla yürütülmektedir. Proje koordinatörü olarak şahsım ve değerli meslektaşlarım Doç. Dr. Bülent Alan ile Dr. Öğr. Üyesi Mediha Güner Özer'in yer aldığı ekibimizle; mülteci eğitiminde sosyal adalet uygulamalarını analiz etmeyi, öğretmenler için mesleki gelişim programı tasarlamayı, kapsayıcı bir eylem planı oluşturmayı ve yapay zekâ destekli açık erişim bir dijital öğrenme platformu geliştirmeyi hedefliyoruz. Dünyada yerinden edilen insan sayısının son beş yılda 70 milyondan yaklaşık 120 milyona çıkarak %80 oranında artması, mülteci çocukların eğitime adil erişimini hayati bir öncelik haline getirmiştir. Araştırmalar, bu öğrencilerin uyum ve dışlanma gibi sorunlar yaşadığını, öğretmenlerimizin ise bu süreçte daha sistematik bir pedagojik desteğe ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bizler de bu projeyle, öğretmenlerimizin sosyal adalet yeterliliklerini güçlendirerek bu birikimi sınıf içi uygulamalara dönüştürmeyi amaçlıyoruz" diye belirtti.
Tören, Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Halk Dansları Topluluğu'nun zeybek gösterisi ve İbrahim Karaoğlanoğlu ilkokulu öğrencilerinin gösterileriyle sona erdi.
Programa; Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürü Murat Sertsöz, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Muammer Demirkan,ve çok sayıda kişi katıldı.
Eskişehir'de mülteci eğitimiyle ilgili önemli adım
Eskişehir'de Anadolu Üniversitesi'nin yürütücüsü olduğu 'Sosyal Adalet İçin Bir Adım: Mülteci Eğitiminde Öğretmenlerin Güçlendirilmesi Projesi'nin açılış töreni gerçekleştirildi. Proje, Anadolu Üniversitesi yürütücülüğünde Eskişehir Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu iş birliğiyle hayata geçirildi.
Bunlar da ilginizi çekebilir