1880 yılından itibaren Ege’nin en büyük liman kentleri arasında yer alan İzmir’de Levantenlerin oynadığı, yerli halkın izlediği bir oyunken 1900’lü yılların başından itibaren bütün ülkeye hızla yayılmaya başladı.
1897 yılında İzmir'den gelen karmanın İstanbul karmasıyla karşılaşması, Türk topraklarındaki ilk futbol maçı olarak tarihe not düşülmüştür.
İLK TÜRK TAKIMI
Türkiye’de bilinen ilk futbol takımı 1895’te İstanbul’da İngilizler tarafından kurulan “F.C. Wien” adındaki takımdır. İlk Türk futbol takımı ise Fuat Hüsnü Kayacan, Reşat Danyal Bey ve birkaç arkadaşı tarafından 1896’da devrin hafiyelerinden kaçabilmek adına İngilizce isimle kurulan
“Black Stocking” (Siyah Çoraplılar) adı ile kurulan takım oldu.
Bu takımın Rumlarla, Papazın çayırında 1901'de oynadığı maç ise bir Türk takımının ilk futbol maçı olarak kayıtlara geçmiştir.
Black Stocking takımının aldığı başarısız sonuçlardan sonra Türkler uzun süre futbola ara verdi. Ancak kimse de bu oyunun cazibesinden kendisini kurtaramadı. Türkiye’de kurulan kulüplerin hemen hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur. Bir önemli istisna 1903’te kurulan “Bereket Jimnastik Kulübü’dür. (BJK)” Ancak 1911 yılında yapılan Kongrede “Beşiktaş Jimnastik Kulübü” adını almıştır...
İlk futbol kulübü ise 1905’te kurulan “Galatasaray Spor Kulübü” oldu.
İLK SPOR ÖRGÜTÜ KURULUYOR
Türk sporunun ilk örgütü olan ‘Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın (TİCİ) ilk resmi toplantısı 31 Temmuz 1922 tarihinde Matbuat Cemiyeti Salonu’nda yapıldı. 1922 yılının ağustos ayında İdman Cemiyetleri İttifakı’nın fevkalâde kongresi Selim Sırrı Bey’in Başkanlığı altında 70’i aşkın üye ile Şehzadebaşı “Letafet Apartmanı” içinde bulunan Kumkapı Kulübü’ne ait salonda yapıldı.
FUTBOL FEDERASYONU KURULUYOR
Türk sporunun ilk resmi teşkilatı Türk İdman Cemiyetleri İttifakı’nın (TİCİ) İstanbul'da Ali Sami Yen başkanlığında kurulmasının ardından ilk Türk Futbol Federasyonu da (TFF) 23 Nisan1923 tarihinde Şehzadebaşı’ndaki “Letafet Apartmanı” salonunda yapılan toplantıda, “Futbol Heyet-i Müttehidesi” adıyla ‘Yusuf Ziya Öniş’in Başkanlığında Hamdi, Fethi, Saim, Orhan, Burhan Felek ve Nasuhi Esad Beylerin üyelikleri ile oluştu. Hemen ardından FIFA’ya başvuruldu. 21 Mayıs 1923 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan genel kurul toplantısında Türkiye FIFA’nın 26’ncı üyesi olarak kabul edildi.
ANADOLU'DA FUTBOL
Futbol Anadolu’da ilk kez 1877 yılından itibaren İzmir’de azınlıklar tarafından oynanmaya başladı.
Genelde İstanbul'da yaşayan İngilizlerin başı çektiği, ayrıca Rumların da katılımıyla genişleyen futbol sevgisi, arka arkaya futbol kulüplerinin kurulması sonucunu doğurmuştur.
O yıllarda gayrimüslimlerin oynadığı, Müslümanların seyrettiği bir oyun olan futbol, 1900’lü yılların hemen başlarında İstanbul’da kurulan Beşiktaş (1903), Galatasaray (1905) ve Fenerbahçe (1907) ile büyük ivme kazandı.
Özellikle 1923 yılında Cumhuriyet’in ilanı ve Futbol Federasyonu’nun kurulmasıyla birlikte önce İstanbul’a oradan da Anadolu’ya hızla yayılarak halkın en çok sevdiği bir spor dalı haline geldi.
İLK MİLLİ MAÇ TAKSİM'DE
21 Mayıs 1923’te FIFA üyeliğine kabul edilen Türkiye, ilk milli karşılaşmayı Cumhuriyet’in ilanından tam 3 gün önce 26 Ekim 1923 tarihinde İstanbul’da Taksim Stadı’nda Romanya ile yapar. Bu maç karşılıklı atılan gollerle 2-2 sonuçlanır. Romenlerin 2 golüne 2 golle cevap veren Zeki Rıza Sporel Milli Takımımızın ilk gollerini atarak tarihe geçer. A Milli Takım'ın ilk maçında teknik direktörlüğünü ise Galatasaray'ın kurucusu Ali Sami Yen yaptı. Milli takımın ilk gollerini atan Zeki Rıza Sporel'in de ağabeyi olan Hasan Kamil Sporel, ay-yıldızlı ekibin ilk kaptanı olarak tarihe geçti.
Ali Sami Yen'in teknik direktörlüğünü üstlendiği A Milli Takım, Romanya karşısında sahaya şu 11 ile çıktı:
Nedim Kaleci (Altınordu), Hasan Kamil Sporel (Fenerbahçe), Cafer Çağatay (Fenerbahçe), İsmet Uluğ (Fenerbahçe), Nihat Bekdik (Galatasaray), Baron Fevzi (Altınordu), Emin Bey (Altınordu), Alaeddin Baydar (Fenerbahçe), Zeki Rıza Sporel (Fenerbahçe), Sabih Arca (Fenerbahçe) ve Bedri Gürsoy (Fenerbahçe).
Milli takımın yedek kulübesinde bulunduğu kayıtlara geçen tek isim ise Altınordulu İbrahim Kelle oldu.
Daha sonra 1924 Paris Olimpiyatları’na hazırlaması için Milli Takımın başına İskoçya’dan “Billy Hunter” getirilir. Hunter, Türk futbolculara çağdaş futbolu tanıtan ve sistemli şekilde çalıştıran ilk teknik adam olmuştur.
İLK YURT DIŞI MİLLİ MAÇ
Yine 1924 Paris Olimpiyatları’nda Çekoslovakya ile oynanan ve 5-2 kaybedilen maç, kayıtlara Milli Takım’ın yurt dışında oynadığı ilk maç olarak geçti. Ayrıca 1924 yılında FIFA’nın isteğiyle Sovyetler Birliği-Türkiye maçını ‘Hamdi Emin Çap’ın yönetmesiyle bir Türk hakemi ilk kez bir milli maçta görev yapmış oldu. Milli Takım, 17 Haziran 1924’te oynadıkları Finlandiya maçında ilk galibiyeti elde etti. Helsinki’de Helsingfors Stadı’nda oynanan maçta Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel, 4 golüyle Finlandiya ağlarını havalandırarak adını Türk Futbol Tarihine altın harflerle tarihe yazdırdı.
REKOR RÜŞTÜ REÇBER'DE
Milli takımda şimdiye kadar en fazla milli olan futbolcu Rüştü Reçber’dir. 120 kez milli olan Rüştü bu rekoru şimdiye kadar kimseye kaptırmadı. 10 Mayıs 1973’de Korkuteli, Antalya’da dünyaya gelen Rüştü Reçber Türk ve dünya futbol tarihinin en iyi kalecileri arasında yer aldı. 2003 yılında Dünyanın en iyi 3. kalecisi olarak seçildi. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Barcelona’da başarıyla forma giyen Rüştü, birçok kalecinin de idolü olmuştur... 2026 yılı itibarıyla 103 yıllık futbol tarihimizde milli formayı 100 kez ve üzerinde giyen 6 isim vardır. Milli formayla en çok gol atan futbolcu ise 51 gol ile Hakan Şükür, ardından 31 gol atan Burak Yılmaz gelmektedir...
KAYNAK: Futbol Tarihi - TFF yayınları