Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Kınık beylerinden Tuğrul Bey tarafından 1037 yılında kurulmuş bir Türk Devletidir. Hakimiyet sınırları Doğuda, Tanrı Dağları, Batıda Marmara Denizi, Güneyde Arap Yarımadası olmak üzere 10 milyon km. kare alana hükmetmişlerdir. Eğer bu imparatorluğu günümüzdeki devletlerin kurulu olduğu alan olarak ifade edersek, İmparatorluk; Türkiye, İran, Irak, Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin, Ürdün, Suudi Arabistan, Yemen, Umman, BAE, Kuveyt, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Afganistan ve Pakistan topraklarının içine alan bir bölgeyi hakimiyet alanı içerisine alır.
Günümüze gelirsek, Temel olarak 3 Ekim 2009 yılında kurulan ve Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan’ının üye, Macaristan, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs’ın gözlemci üye olduğu Türk Devletleri Teşkilatını alın ve üzerine 7 Ağustos 2026 Tarihinde imzalanan Mekke Savunma Anlaşmasını ve şimdilik kurucu olan Suudi Arabistan ve Pakistan’ı koyun, Büyük Selçuklunun doğu ve güney sınırları çizilmiştir.
Birilerinin “ne işimiz var” dediği alan gerçekte İmparatorluklar kurduğumuz ve yüzlerce yıl üzerinde at koşturduğumuz topraklardır. Eğer bu topraklar için söz söylenecekse buna yetkili tek millet yine Türklerdir.
Kısaca gösteride gördüğünüz çift başlı kartal figürü “biz ışıklı dronlarla kartal figürü yapabiliyoruz” demek için yapılmamıştır. Çift Başlı Kartalın etki alanını sahada yeniden çizdiğimizin dünyaya ilanıdır.
Şimdi sırada Barbaros Hayrettin Paşanın ve Piri Reisin çizdiği Osmanlının güney sınırları var. Türkiye yüzyılının 2. Çeyreğinin hedefi budur. Batı sınırlarına gelince, Cumhurbaşkanımızın 16 Ağustos 2026 tarihinde El Cezire televizyonuna verdiği röportaja iyi bakmak gereklidir. Yapılan röportajda Cumhurbaşkanı, “Avrupa, Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne kabul etmeye istekli görünmüyor. AB artık önceliğimiz değil” diyerek, Avrupa için çöküşün başladığını net olarak ifade etmiştir. Tarihte daha önce olduğu gibi, vakti gelince Türkiye’yi kendileri çağıracaklar. Askeri olarak olmasa bile siyasi olarak geçmişte ayak bastığımız her yerde söz sahibi olacağız. 21. Yüzyıl Türkiye yüzyılı olacak. Bilinen ifade ile yazarsak;
Anadolu coğrafyası, Türk tarihini içine alacak kadar büyük değildir.
Saygılarımla