Louvre Müzesi, Paris’te bulunan, dünyanın en büyük ve en çok ziyaret edilen sanat müzelerinden biridir. Paris’te Sen Nehri kıyısında, eski bir kraliyet sarayı olan Louvre Sarayı’nda yer alır. Başlangıçta 12. yüzyılda kale olarak inşa edilmiştir. Yaklaşık 72.000 metrekareden fazla sergi alanına sahip olduğu ve yaklaşık 38.000 eser sergilendiği belirtiliyor. Ana hatlarıyla yaklaşık dört saatte gezilebiliyor. Müzenin tamamını görmek için saatler gerekir.
Eyfel Kulesi, Fransız Devrimi’nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde düzenlenen 1889 Paris Fuarı’nın giriş kapısı olarak inşa edilmiş. Kule, mühendis Gustave Eiffel’in (Eyfel) firması tarafından tasarlanıp inşa edilmiştir. İnşaat 1887 yılında başlamış, 26 ay sürmüş ve 1889 yılında tamamlanmıştır. Yapımında 18.038 adet demir parça ve 2,5 milyon perçin kullanılmıştır.
Yapıldığı dönemde Parisli sanatçılar ve halk tarafından büyük tepki görmüş, yazılarında “metal yığını” olarak nitelendirilmiştir. Ancak tepesine kurulan radyo ve televizyon antenleri sayesinde iletişimde kritik bir rol üstlenmiş, yıkılmaktan kurtulmuş ve zamanla Paris’in en büyük simgesi hâline gelmiştir.
Kulenin mimarı Gustave Eiffel, demir yapının paslanmasını önlemek için boyanın hayati önem taşıdığını belirtmiş. Bu doğrultuda kule, inşa edildiğinden beri her yedi yılda bir tamamen elle boyanmaktaymış. Her boyama kampanyasında tam 60 ton boya, 1.500 fırça ve 5.000 zımpara kâğıdı tüketildiği yazıyor.
Notre-Dame Katedrali, Paris’te bulunan dünyaca ünlü bir katedraldir. Meryem Ana’ya ithafen isimlendirilmiştir. Katedralin temeli 1163 yılında, zamanın Paris Piskoposu tarafından atılmıştır. Yapım süreci yaklaşık iki yüzyıl sürmüştür. Turistler açısından popüler bir yerdir, gittiğimizde de çok kalabalıktı. Paris’in diğer tüm önemli yapıları gibi Sen Nehri’nin kıyısında bulunur.
15 Nisan 2019’da katedralde büyük bir yangın çıkmıştır. Yangında özellikle çatının Orta Çağ’dan kalma ahşap yapıları ve kule büyük ölçüde yok olmuştur. Ardından yaklaşık beş yıl süren kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirilmiştir. Notre-Dame Paris’te yalnızca bir ibadet yeri değil, Fransa’nın tarihini, sanatını ve kültürel kimliğini yansıtan önemli bir yapıttır.
Hikâyede, Notre-Dame Katedrali’nin çirkin ve kambur zangocu ile güzel çingene kızı Esmeralda yer alır. Katedralin başdiyakozu Claude’un Esmeralda’ya karşı aşırı bir ilgisi vardır. Claude’un bu hastalıklı saplantısı, Esmeralda’nın idamına kadar giden zincirleme olayları tetikler. Notre-Dame Katedrali’nin çirkin ve kambur zangocu ise hayatta tek bağlandığı ve sevdiği kadın olan Esmeralda’yı korumaya çalışır.Hikayenin özeti bu.
Paris Büyük Camii, Fransa’da inşa edilmiş ilk cami olma ve Avrupa’nın en büyük camilerinden biri olma özelliğini taşıyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransız kolonilerinde Almanlara karşı savaşan Müslümanların anısına Fransız hükûmeti tarafından inşa edilerek 1926’da hizmete girmiştir. Cami, tarihî anıt olarak derecelendirilmiştir. Bünyesinde Paris Camii İslam Enstitüsü adlı bir yan kuruluşu da bulunmaktadır.
Fransa’nın başkenti Paris’teki bu büyük cami, Verdun Savaşı’nda Fransa adına savaşırken hayatını kaybeden 28.000 Müslüman ile Birinci Dünya Savaşı boyunca hayatını kaybeden toplam 70.000 Cezayirli Müslümanları anmak için inşa edilmiştir. Özellikle Cezayirli Müslümanlar dan oluşan ve Birinci Dünya Savaşı’ndan önceki Kırım ve Prusya Savaşları’nda da Fransa adına savaşan keskin nişancılara minnet ifadesi olarak caminin yapımına karar verilmiştir. Yapımı 1922’de başlamıştır. Ülkede cami olarak inşa edilen ilk yapı olma özelliğini taşımaktadır. 15 Temmuz 1926 tarihinde, o zamanki Fransa Devlet Başkanı tarafından açılışı yapılmıştır.
Paris gerçekten Avrupa’nın en güzel kentlerinden birisi. Avrupa’nın birçok kenti gibi tarihi yapılar korunmuş. Parkları, bahçeleri, tarihi yapıları, Sen Nehri ve kültürel yapısıyla görülmeye değer harika bir şehir.
Sevgiyle kalın.