SİYASET

“Pancar üreticisi şirketlerin inisiyatifine bırakılamaz!”

CHP’li Çakırözer’den Meclis’te çiftçiler için çağrı; “Üreten çiftçi olmazsa Türkiye olmaz! Hububat alım fiyatlarını derhal arttırın! Pancar üreticisi şirketlerin inisiyatifine bırakılamaz! Bahçesinde, toprağında nefes alanla tarım arazilerini parselleyen rantçıları ayırın!”

TBMM’de Toprak Koruma Kanunu ile ilgili kanun teklifi görüşmelerinde konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TMO’nun açıkladığı hububat alım fiyatlarına tepki göstererek, “Geçen yıla göre yüzde 15, yüzde 20 artış ne demektir? Çiftçimize ihanet demektir. Mazot yüzde 50, gübre yüzde 70, elektrik yüzde 100 artmış. Üreten çiftçi olmazsa üreten Türkiye olamaz! Buğdaya kilo başına en az 20-22 lira verilmelidir” dedi. Çakırözer, kanundaki düzenlemeler ile pancar çiftçisine yeni cezaların getirilmesini de eleştirerek, “ ‘Sözleşme yapmadan şeker pancarı ekenlere para cezası uygulanacak’ diyorsunuz. Ekimi, üretimi teşvik etmeniz gerekirken toprağa tohum atan, çiftçiye ceza kesmeyi kanun diye önümüze getiriyorsunuz! Ayıptır, ayıp!” diye konuştu.

“ÇİFTÇİ BU FİYATLA TOPRAĞINI NASIL EKECEK?”

TBMM’de görüşülen “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” tartışmalara neden oldu. Kanun görüşmelerinde söz alan muhalefet milletvekilleri Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıkladığı hububat alım fiyatlarından şeker pancarı üreticilerine yönelik cezalara tepki gösterirken, AKP’nin tarım politikalarını eleştirdi.

AKP’nin üretici, çiftçi yerine ithalatı desteklediğini belirten CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TMO'nun buğday için kilogram başına 16,5 lira, arpa için ise 12,75 lira fiyat açıklamasını çiftçileri mağdur ettiğini söyledi. Çakırözer, “Geçen yıla göre yüzde 15, yüzde 20 artış ne demektir? Çiftçimize ihanet demektir. Mazot yüzde 50, gübre yüzde 70, elektrik yüzde 100 artmış. Çiftçi bu fiyatlarla nasıl eksin, nasıl üretsin? Ürettiği 1 kilo buğdayı satıp 1 ekmek alamıyor. Bu insafsızlık değil de nedir?" dedi.

“BUĞDAYA EN AZ 22 LİRA AÇIKLAYIN”

TMO'nun ödemeleri 45 gün sonra yapacağını açıklamasına da tepki gösteren Çakırözer, borç ve faiz yükü altındaki üreticinin bu süreyi bekleyecek gücü olmadığını söyledi. Çakırözer, “Borç ve faiz yükü altındaki üretici kırk beş gün nasıl bekleyecek? Mazotçu, gübreci bekliyor mu? Banka faizi bekliyor mu? Hayır. O zaman ne yapıyor çiftçi? Direkt tüccara ucuza satmak zorunda kalıyor, emeğinin karşılığını ne yazık ki alamıyor. Üreten çiftçi olmazsa üreten Türkiye olamaz. Çiftçimiz de biz de bu alım fiyatlarını kabul etmiyoruz. Buğdaya kilo başına en az 20-22 lira verilmelidir” diye konuştu.

“ÇİFTÇİYE DESTEK DEĞİL CEZA VAR!”

Kanunda yapılan düzenleme ile pancar üreticilerine yeni cezalar getirildiğine dikkat çeken Çakırözer, şeker pancar üreticisinin şirketlerin inisiyatifine bırakıldığını söyledi. Çakırözer şunları söyledi:

“Bu kanunda da işte aynı, çiftçiyi yok sayan zihniyet var. Mazot, gübre, sulama, elektrik, banka faizi dertlerinin hiçbirine bir çare, bir destek yok! Varsa, yoksa ceza var. İşte, pancar üreticileriyle ilgili maddeler: Çiftçi fabrikalarla sözleşmeye zorlanıyor. Kaderi tamamen sözleşme yapacağı şirketin iki dudağı arasına bırakılıyor. Bu kanuna göre bu şirketler iç piyasadan alım yapmazsa, çiftçiyle sözleşme imzalamazsa ne olacak, burada bunun yanıtı yok. Daha da acısı, ‘Sözleşme yapmadan şeker pancarı ekenlere para cezası uygulanacak’ diyorsunuz. Siz ekimi, üretimi teşvik etmeniz gerekirken toprağa tohum atan, çiftçiye ceza kesmeyi kanun diye önümüze getiriyorsunuz, ayıptır, ayıp! Pancar çiftçisi gururumuzdur. Türkiye üretimde dünya 5'incisidir ama AKP'nin yanlış politikaları nedeniyle şeker ithal eder hale gelmiş durumdayız. Şimdi, bu cezalarla üreticiyi küstürdüğünüzde bu tablo daha da vahim hale gelecek.”

“GİRDİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRÜN”

“Pancar çiftçisinin bu Meclisten beklediği şirketlerin sopası olan düzenlemeler değildir” diyen Çakırözer, çiftçilerin Meclis’ten beklentilerini sıralayarak, “Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçiye alım garantisi verilmesi, alım fiyatının önceden açıklanması, polar ölçümlerinden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi en temel beklentilerdir. Eli nasırlı çiftçimiz sizden yaptırımlar, cezalar değil, hakkı olan tarımsal destekleri ve adil bir alım fiyatını istemektedir ama siz bu akıl dışı politikalarınızla çiftçiyi daha da küstürüyor, üretimden koparıyorsunuz” dedi.

“SUÇU VATANDAŞA ATARAK GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!”

Çakırözer, kanun teklifindeki hobi bahçeleri ile ilgili düzenlemelere de dikkat çekerek, “Binlerce insan sizleri, bizleri aramakta. Siz bir karış toprağında nefes almaya, üretim yapmaya çalışan vatandaş ile tarım arazisini parsel parsel parçalayıp 20 tane, 30 tane, 40 tane ev yapan, havuzlu villa dikenleri aynı kefeye koymaktasınız. Koca koca tarım alanlarını talan edenlere ses çıkarmayacaksınız, sonra geleceksiniz, tüm suçu dişinden tırnağından artırdığıyla üretim yapan vatandaşa, hobi bahçelerine yıkıp gerçek sorumluluğunuzu gizleyeceksiniz” dedi.

“ÜRETENLE TARIM ARAZİLERİNİ PARSELLEYEN RANTÇILARI AYIRIN”

Hobi bahçeleri ile ilgili düzenlemede, “Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir! Bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır!” diyen Çakırözer şunları söyledi:

“Valiliklerin, mülki idarelerin verdiği izin belgeleriyle yasal yollardan elektrik, su bağlatmış vatandaşı bugün belediyelerle karşı karşıya getirmek istiyorsunuz, yaptırım diye belediyelerin kaynaklarını çökmek istiyorsunuz. Elinizde kanun da yetki de vardı, altı yıldır bu çarpıklığa niye göz yumdunuz, neden denetlemediniz? Burada yapılması gereken vatandaş ile belediyeyi, vatandaş ile su idaresini, elektrik idaresini, doğal gaz idaresini çatıştırmak değildir. Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir, bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır. Bu yapılmadan atılacak her adım daha büyük adaletsizliklere yol açacaktır.”