Muhalefet Kasını İktidar Koşusunda Kullanmak

CHP’nin uzun yıllar muhalefette kalması, partiye çok güçlü bir muhalefet kası kazandırdı. Bu kas; yanlışı görmeyi, haksızlığa itiraz etmeyi, iktidarı denetlemeyi sağladı. Bugün bu ülkede “normalleştirilen” pek çok yanlışa karşı hâlâ bir vicdan çizgisi varsa, bunda CHP’nin bu refleksinin payı büyüktür.

Şimdi ihtiyaç olan şey, bu gücü zayıflatmak değil; iktidara taşıyacak şekilde dönüştürmek. Muhalefet kası; eleştiriyi çözümle, itirazı programla, kararlılığı sahadaki emekle birleştirdiğinde iktidarın yolunu açar. Yani hedef değişir: daha çok iç gerilim değil, daha çok ortak akıl; daha çok dağınıklık değil, daha çok uyum.

Bu dönüşümü yapacak olan CHP’nin örgütleridir.
Genel Merkezden başlayarak il örgütlerine, ilçe örgütlerine; oradan mahalle–sandık yapılanmasına kadar inen çizgide; milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve her bir parti üyesi aynı hedefe yürüdüğünde ortaya çıkan dil ve ritim yalnızca partiye değil, ülkeye de güven verir. Çünkü CHP’yi umut gören vatandaş, parti içindeki tartışmaları yüksek sesle dillendirmese bile dikkatle takip eder ve en çok şunu hissetmek ister: “CHP bu ülkeyi yönetecek birlik ve olgunluğa sahip.”

Bu yüzden eleştiri olacaksa, CHP’yi büyüten biçimde olmalı: Kişileri yormadan, sorunları netleştirerek; doğruya çağırarak, çözümü birlikte kurarak. CHP’nin bugün her oya ihtiyacı var ve o oylar, en çok uyumlu, sakin, hedefe kilitli bir yürüyüşte toplanır.

Pusula yıllardır aynı: Bülent Ecevit’in hedefi, “Ne ezen ne ezilen; insanca, hakça bir düzen.”
Bugün mesele bu sözü tekrar etmek değil; onu iktidar yürüyüşüne çevirecek örgüt disiplini ve ortak çalışmayla hayata geçirmek. Çünkü umut, en hızlı tartışmayla değil; en güven veren birliktelikle büyür.