Ayşe Ünlüce yönetiminin ikinci yılı yeni tamamlandı. Beş yıllık bir dönemin henüz başındayız. Ama bizim kasabanın şerifi öyle konuşuyor ki sanki görev süresi bitmiş, seçim gelmiş geçmiş ve ortada hiçbir iş yapılmamış.
Oysa gerçekler başka şey söylüyor.
Verilen sözlerin bir kısmı çoktan hayata geçti. Bir kısmının projeleri tamamlandı. Bir kısmının hazırlıkları sürüyor. Bir kısmı için resmi kurum görüşleri bekleniyor.
Yani işler masada değil, sahada yürüyor.
Ama belli ki bazıları için bir projenin değeri ancak kurdele kesildiği gün başlıyor.
Planlama görünmüyor.
Hazırlık görünmüyor.
Kamulaştırma görünmüyor.
Kurum görüşleri görünmüyor.
Sonra dönüp soruyorlar:
“Niye yapılmadı?”
Peki o zaman biz de soralım:
Eskişehir’in yıllardır beklediği çevre yolu neden hâlâ yapılmadı?
Bu şehir büyüdü.
Sanayisi büyüdü.
Araç sayısı katlandı.
Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri haline geldi.
Ama yıllar önce şehir dışına alınması gereken çevre yolu hâlâ şehrin içinden geçiyor.
Ağır tonajlı araçlar hâlâ Eskişehir’in merkezinde dolaşıyor.
Trafik yükü her geçen yıl artıyor.
Peki bunun sorumlusu kim?
İkinci yılını yeni tamamlayan Büyükşehir Belediyesi mi?
Yoksa yirmi iki yıldır ülkeyi yöneten iktidar mı?
Bugün Büyükşehir Belediyesi kuzey ve güney kuşak yollarıyla çözüm üretmeye çalışıyor.
Çünkü devletin yıllardır yapması gereken çevre yolu ortada yok.
Belediye alternatif üretmeye çalışıyor.
Şehrin nefes almasını sağlamaya çalışıyor.
Ama dosyalar bekliyor.
Görüşler bekliyor.
İzinler bekliyor.
Tarım İl Müdürlüğü’nden cevap bekleniyor.
Projeler ilerlemek yerine bekleme odasına alınıyor.
Sonra da dönüp belediyeye hesap soruluyor.
Eskişehirliler de haklı olarak soruyor:
Gündeme bile alınmayan projelerin hesabını Ayşe Ünlüce mi verecek?
Yoksa yıllardır bekletenler mi?
Gelelim kentsel dönüşüme…
Fevzi Çakmak’ta çalışmalar sürüyor.
Huzur’da çalışmalar sürüyor.
Yeşiltepe’de çalışmalar sürüyor.
Gündoğdu’da çalışmalar sürüyor.
İmar planları hazırlanıyor.
Mülkiyet sorunları çözülüyor.
Uzlaşmalar sağlanıyor.
Şehrin geleceği planlanıyor.
Bunları görmek için mahalle aralarında dolaşmak gerekir.
Helikopterden bakınca sadece çatılar görünür.
Mahallelerin sorunları görünmez.
Vatandaşın beklentileri görünmez.
Verilen emek görünmez.
Madem kentsel dönüşüm konuşuyoruz, o zaman asıl soruyu da soralım:
Merkezi iktidar bugüne kadar Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne kaç metrekare rezerv alan tahsis etti?
Kaç projeye doğrudan destek verdi?
Kaç kez belediyenin önünü açtı?
Kaç kez “gelin birlikte çözelim” dedi?
Çünkü kentsel dönüşüm sadece belediyenin sırtına yüklenebilecek bir iş değildir.
Rezerv alan gerekir.
Kaynak gerekir.
Yetki gerekir.
Devlet desteği gerekir.
Bunları vermeden hesap sormak kolaydır.
Zor olan çözümün parçası olmaktır.
Ama mesele yalnızca Eskişehir değildir.
Mesele Türkiye’nin bugün geldiği noktadır.
Emekli ay sonunu getiremiyorsa…
Çiftçi ürettiğinden para kazanamıyorsa…
Esnaf dükkânını açık tutmak için mücadele ediyorsa…
Gençler bavullarını toplayıp başka ülkelerde gelecek arıyorsa…
Vatandaş ev sahibi olmayı hayal bile edemiyorsa…
Bunların sorumlusu Eskişehir Büyükşehir Belediyesi değildir.
Bunlar yirmi iki yıllık iktidarın bilançosudur.
Bu yüzden Eskişehir’e gelip kasabanın şerifi gibi karne dağıtmadan önce dönüp kendi karnenize bakmanız gerekir.
Çünkü Eskişehir’in çevre yolu hâlâ bekliyor.
Çünkü Eskişehir’in projeleri hâlâ bekletiliyor.
Çünkü Eskişehir’in talepleri yıllardır Ankara koridorlarında dolaşıyor.
Ama şunu da herkes bilsin:
Biz verdiğimiz sözlerin arkasındayız.
İkinci yılını yeni tamamlayan bir yönetime, sanki beş yıllık görev süresini tamamlamış gibi hesap soranlara rağmen arkasındayız.
Hayata geçen projelerimizin de arkasındayız.
Hazırlıkları süren projelerimizin de arkasındayız.
Resmi görüş süreçleri devam eden projelerimizin de arkasındayız.
Merak etmeyin Sayın Şerif…
Eskişehir verdiği sözleri unutmaz.
Verdiği sözlerin de arkasında durur.
Çünkü Eskişehirliler artık kimin çalıştığını da görüyor.
Kimin engel çıkardığını da görüyor.
Kimin çözüm ürettiğini de görüyor.
Kimin sadece eleştirdiğini de görüyor.
Kasabanın şerifi olmak kolaydır.
Mikrofonun karşısına geçip liste okumak kolaydır.
Asıl zor olan yirmi iki yıllık iktidarın hesabını verebilmektir.
Ve bugün Eskişehir tam da bu hesabı sormaktadır.