Arslan; eski Devlet Hastanesi alanı, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası, Mihalıççık Gün Sazak Devlet Hastanesi ve Sivrihisar Aile Sağlığı Merkezi hakkında iki ayrı yeni yazılı soru önergesi verdi.
Sürecin 17 Mart’ta eski Devlet Hastanesi alanının, 24 Nisan’da ise diğer üç sağlık taşınmazının Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla başladığını hatırlatan Arslan, mart ayından bu yana konuyu TBMM gündeminde tuttuklarını belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanlığının daha önceki soru önergelerine verdiği yanıtlarda taşınmazların Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığını ve işlemlerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü bildirdiğini belirten Arslan, Sağlık Bakanlığının ise aynı sağlık alanlarına ilişkin daha önce verilen yazılı soru önergelerini yanıtlamadığına dikkat çekti.
“AKTİF SAĞLIK TESİSLERİ LİSTEYE NASIL GİRDİ?”
Sağlık Bakanlığının özelleştirme işlemlerinin fiilen kullanılmayan veya işlevini yitirmiş taşınmazlara yönelik olduğunu ve aktif sağlık tesislerinin elden çıkarılmasının söz konusu olmadığını açıkladığını hatırlatan Arslan, buna rağmen 24 Nisan tarihli kararla Eskişehir’de sağlık hizmeti sunulan üç taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığını belirtti.
AK Parti Eskişehir Milletvekili ve MKYK Üyesi Nebi Hatipoğlu’nun eski Hava Hastanesinin özelleştirme kapsamına alınmasını “teknik bir hata” ve “bir bürokratın hatası” olarak açıklamasına da dikkat çeken Arslan şöyle konuştu:
Sağlık hizmeti verilen bu tesisler hangi bilgiyle özelleştirme listesine girdi? Listeyi kim hazırladı, kim kontrol etti ve Cumhurbaşkanının önüne kadar nasıl ulaştı?
Eğer böylesine önemli bir işlem gerçekten ‘bir bürokratın hatası’ ise, bunu söyleyip geçmek mümkün değildir.
Kim bu bürokrat? Hata tam olarak nedir, hangi kurumda ve hangi aşamada yapılmıştır? İdari kontrollerden geçerek Cumhurbaşkanının önüne kadar nasıl ulaşmıştır? İddia doğruysa sorumlu veya sorumlular hakkında inceleme ya da soruşturma başlatılmış mıdır, herhangi bir idari işlem yapılmış mıdır?
İki yeni soru önergemizle bu soruların cevabını Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten istiyoruz.”
Arslan, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binasının bugün de sağlık hizmetlerinin sürdüğü, Havacılık Tıp Merkezinin faaliyet gösterdiği ve Koruma Kurulu kayıtlarında tescilli yapıların bulunduğu özel nitelikte bir yerleşke olduğuna da dikkat çekti.
“11722 SAYILI KARARIN BELGESİ KAMUOYUYLA PAYLAŞILSIN”
Arslan, dört sağlık alanının özelleştirme kapsamından çıkarılacağı yönündeki açıklamaların ardından yaklaşık dört ay geçtiğini, 1 Eylül’de ise bu alanların 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla özelleştirme kapsam ve programından çıkarıldığının kamuoyuna duyurulduğunu hatırlattı.
Aradan geçen süreye rağmen söz konusu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmadığını belirten Arslan, son olarak kararın Resmî Gazete’de yayımlanmayacağının ve Cumhurbaşkanı imzalı bir yazının valiliklere gönderildiğinin açıklandığını ifade etti.
Arslan şöyle devam etti: “11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının varlığı ve dört sağlık alanının bu kararla özelleştirme kapsam ve programından çıkarıldığı kamuoyuna açıklandı.
O halde 11722 sayılı kararın ya da kapsamdan çıkarma işlemini tesis eden resmî belgenin kendisi kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Dört taşınmazı özelleştirme kapsam ve programına alan Cumhurbaşkanı kararları Resmî Gazete’de yayımlandı. Kapsamdan çıkarma kararının Resmî Gazete’de yayımlanmayacağı belirtiliyorsa, bunun hukuki ve mevzuata dayalı gerekçesi açıklanmalıdır.
Soru önergelerimizde bunun da cevabını istiyoruz: 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının tarihi nedir? İlgili bakanlıklara ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ne zaman ulaşmıştır? Resmî Gazete’de neden yayımlanmamıştır ve yayımlanmamasının hukuki dayanağı nedir?
Hepsinden önemlisi; bu dört taşınmaz bugün itibarıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kayıtlarında hangi hukuki statüdedir? Özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmış mıdır?
Bunun cevabı siyasi açıklamalarla değil, devletin resmî kayıt ve belgeleriyle verilmelidir.”
“TÜRKİYE’NİN NASIL YÖNETİLEMEDİĞİNİN FOTOĞRAFIDIR”
Arslan, yaşanan sürecin yalnızca dört taşınmaz üzerinden yürütülen bir özelleştirme tartışması olarak görülemeyeceğini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Sağlık hizmeti verilen tesislerin özelleştirme listesine nasıl girdiği açıklanamıyor. ‘Bürokrat hatası’ deniliyor, hatanın kimden ve nasıl kaynaklandığı açıklanmıyor. Kapsamdan çıkarıldığı söyleniyor, dayanak gösterilen belge kamuoyuyla paylaşılmıyor. Dört taşınmazın bugünkü hukuki statüsüne ilişkin açık ve belgeli bir bilgi ortaya konulmuyor.
Bu dosya, Türkiye’nin nasıl yönetilemediğinin ve kamu yönetiminin nasıl savrulduğunun somut bir örneğidir.
Mesele polemik değil; devlet yönetiminde sorumluluk, şeffaflık ve hukuki güvenlik meselesidir.
Verdiğimiz iki yeni soru önergesiyle yaşanan bu sürecin bütün yönleriyle açıklanmasını, sorumlulukların ortaya konulmasını ve dört sağlık alanının mevcut hukuki statüsünün hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz.
Söz değil belge; belirsizlik değil hukuki güvence.
“Eskişehir’in sağlık alanlarının kamu yararı doğrultusunda korunması için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”