SİYASET

"Eskişehir'i Vizyonsuzluklardan Kurtaracağız"

AK Parti Eskişehir Teşkilatının Bayramlaşma Töreni bugün Dede Korkut Parkı'nda yapıldı. Burada konuşan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak; "Eskişehir’i bu vizyonsuzlardan kurtarmak için önümüzdeki süreçte omuz omuza çalışmaya çok daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz" dedi.

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak şunları söyledi; "Bugün, birlik ve beraberliğimizin en güzel nişanelerinden biri olan paylaşmanın sembolü Kurban Bayramımızı hep birlikte idrak ediyoruz. Siz değerli Eskişehir Teşkilâtımızla bir araya gelerek, adanmışlık ve fedakârlık ruhunun en müstesna anlarını yaşıyoruz. Çünkü siz değerli kardeşlerimin her biri AK davamızın güzide neferleri, emeğin, gayretin ve azmin temsilcilerisiniz.

Gönülleri birleştiren ve davasına yürekten bağlı olan her bir teşkilat mensubumuz, fedakârlık ruhunun canlı bir örneğidir. Allah hepinizden razı olsun. Bayramın bereketi, kardeşlik iklimimizi daha da güçlendirsin, birlik ruhumuzu daim kılsın. Kurban Bayramımız mübarek olsun!

İktidarda 24. yılını tamamlamak üzere olan AK Parti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Eskişehir’imize hizmetlerine durmaksızın devam etmiştir. Buna hep birlikte şahidiz…

Sayın Cumhurbaşkanımzı liderliğinde Türkiye tarih yazmaktadır. Artık eski Türkiye yok, aksine kendi savaş uçağını, kendi tankını, gemisini, İHA ve SİHA'sını üreten; savunma sanayiinde yerlilik oranını rekor seviyelere taşıyarak tüm dünyanın gıptayla baktığı tam bağımsız ve güçlü bir Türkiye var.

Allah’ın izniyle, bizler de yerel temsilciler olarak şehrimiz için ‘AK Parti Seninle Eskişehir’ sloganı altında durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz.

Şuna da değinmeden geçmeyelim: Malumunuz siyasi gündem epey yoğun. Son günlerde kendi koltuklarını korumak için çabalayan lakin Eskişehir için zerre gayreti olmayan CHP’li Belediye Başkanları, Milletvekilleri ve İl Başkanı bizleri hiç şaşırtmıyor.

Bunların Eskişehir yararına, şehrimize yakışır bir projelerini duydunuz mu? Duyamazsınız, çünkü ürettikleri bir proje yok. Her zaman belirttiğimiz gibi sadece “mış” gibi yapıyorlar.

Sosyal belediyecilik yapıyor-muş gibi, sorunları çözüyor-muş gibi… Bunun en acı örneğine Tepebaşı Belediyesi’nde yaşanan skandallara geçtiğimiz günlerde hep birlikte şahit olduk.

Hal böyleyken, ortaya çıkan bu vahim tablo karşısında CHP Belediye Başkanları, Milletvekilleri ve İl Başkanının hâlâ siyasi hamaset üretmeye çalışmaları acınası bir durumdur.

Milletin hayrıyla pişen aşevi yemekleri üzerinden kurulan iddialar konuşulurken, sahte imza raporları ortadayken, paravan şirketler ve milyonluk para trafiği soruşturulurken kimse çıkıp bize “hukuk” ve “mağduriyet” nutku atmasın.

İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın rızkının kaynadığı, yardımlaşma ve vicdanın merkezi olması gereken bir aşevini dahi liyakatsizliğin ve ihmallerin odağı haline getirdiler.

Yıllardır Eskişehir’de oluşturdukları o dokunulmaz düzenin hiç bozulmayacağını sandılar. Şehrin kaynaklarını kendi çevrelerinin imtiyaz alanı gibi gördüler. Kurdukları algı duvarlarının arkasına saklanıp kimsenin hesap soramayacağını düşündüler. Ama artık kurdukları vitrin paramparça oluyor...

Şimdi soruyoruz; siz o 'meydanlarda' çığırtkanlık yaparken:

Lüks villalarda yaşayanların, belediye gücüyle servet düzeni kurduğu iddialı varken neredeydiniz?

Garibanın boğazından geçecek aşevi lokması üzerinden milyonlarca liralık usulsüzlük iddiaları ortaya saçılırken o “meydan” kimlere emanetti?

Belediye koridorlarında sahte imza iddiaları konuşulurken, yetkilileri uyarmak isteyen personeller güvenlikle kapı dışarı edilirken Eskişehir’in “sahibi” kimdi?

Adliye önündeki görüntülerden rahatsız oluyorsunuz da dosyalardaki zincirleme zimmet, evrakta sahtecilik, MASAK raporları ve kara para aklama iddiaları hiç mi vicdanınızı sızlatmıyor?

Kendi belediyelerinde, en temel sosyal yardım faaliyetlerinde adaleti, liyakati ve huzuru sağlayamayanların Eskişehir'e verebileceği hiçbir şey yoktur.

Halka hizmet şuurundan bihaber olan bu zihniyetin tek yaptığı; başarısızlıklarını örtmek için devlet kurumlarımızla kavga etmek, tutturamazlarsa da Atatürk'ün arkasına saklanıp siyasi kalkan oluşturmaktır. Bu, şehrimiz adına ne kadar acı, ne kadar vahim bir durumdur.

İşte Eskişehir’i bu vizyonsuzlardan kurtarmak için önümüzdeki süreçte omuz omuza çalışmaya çok daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz. AK Neferlerin değişmez geleneği sadece seçim zamanı değil, her daim sahada olmalarıdır. Yılmak da yok, yorulmak da! Kadın Kollarımızdan Gençlik Kollarımıza, Ana Kadememizden Mahalle Başkanlarımıza kadar hepimize büyük görevler düşüyor.

Hane hane dolaşmalı, sahada adım atmadık yer, sıkmadık el, girmedik gönül bırakmamalıyız. Her biriniz bizler, partimiz ve şehrimiz için çok değerlisiniz...

Sözlerime son verirken, Kurban Bayramınızı yürekten tebrik ediyor; Filistin'de, Gazze'de ve dünyanın farklı coğrafyalarında bayramı buruk geçiren, zulüm altındaki Müslüman kardeşlerimizin çektiği acıların bir an evvel son bulmasını Yüce Rabb’imden niyaz ediyorum.

Bayramımız mübarek olsun… Allah memleketimizin varlığını, birliğini ve dirliğini muhafaza etsin.

Sizlerin nezdinde kıymetli ailelerinizin de bayramını tebrik ediyor, en kalbi selamlarımı, muhabbetlerimi iletiyorum.

Kalın sağlıcakla."

AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan'da yaptığı konuşmada şunları söyledi; "Hepinizin bayramını gönülden tebrik ediyor, bayramın şehrimize, ülkemize ve bütün İslam coğrafyasına hayırlar getirmesini diliyorum. Kurban, sadece bir kesim değildir. Kurban, en kıymet verdiğini Allah’a emanet edebilmektir. Kurban, “Ben razıyım” diyebilmektir. Hz. İbrahim’in 'Emrolundum' deyişiyle yürüyüp, Hz. İsmail’in “Babacığım, tereddüt etme” teslimiyetinde durabilmektir. Kurban, İsmail olabilmektir. Sessiz bir rızanın, içten bir kabullenişin, derin bir tevekkülün adıdır.

Ve kurban, yakınlaşmaktır…

Yalnızca Allah’a değil; kardeşine, komşuna, yetime, yoksula… Bazen bir kurban hissesiyle, bazen bir tabak aşla, bazen de sadece bir tebessümle. Kalpten kalbe giden yollar, işte bu bayramda daha da yakın olur. Çünkü kurban, insanın en sahici hâliyle kardeşine yaklaştığı gündür.

Bu anlamı yüksek günler sadece bir ibadeti değil, bir davayı da yeniden hatırlıyoruz. Çünkü biz biliyoruz: Bu dava da, bir kurban olma işidir. Zamanını, konforunu, şahsi arzularını bir kenara bırakıp millet için yürüyenlerin, geceyi gündüze katıp hakka ve halka hizmeti şeref bilenlerin işidir.

Dava, kendini unutup başkasını hatırlamaktır. Göze görünmeden taş taşımaktır. Omzundaki yükten şikâyet etmeden, yüreğindeki inancı diri tutmaktır. Tıpkı İsmail gibi sessiz ama vakur, tıpkı İbrahim gibi sarsılmaz ama mütevazı olmaktır. İşte biz, böyle bir adanmışlıkla yürüyoruz. Bu topraklara yalnızca sevgimizi değil, sadakatimizi de ekiyoruz.

Bu bayram vesilesiyle gelin, sadece soframızı değil, gönlümüzü de paylaşalım. Birbirimize biraz daha yaklaşalım. Komşumuza, teşkilat arkadaşımıza, yıllardır arayıp sormadığımız dostumuza bir selam verelim. Çünkü bu dava; sadece nutuklarla değil, gönüllerle büyür.

Rabbim; bayramın feyzini, bereketini, birliğimizi çoğaltmaya vesile kılsın. Kardeşliğimizi perçinlesin. Dualarımızı kabul, kurbanlarımızı ve kendi kurbanlığımızı makbul eylesin.

Adanışınızı, sadakatinizi, dualarınızı zayi etmesin.

Bu vesileyle; başta aile büyüklerimiz olmak üzere, bizlere emek veren herkese şükranlarımızı sunuyor; ahirete irtihal eden yakınlarımızı rahmet ve dualarla yâd ediyoruz. Hastalarımıza şifa, ihtiyaç sahiplerine kolaylık, mazlum coğrafyalara huzur ve barış diliyoruz.

Rabbim bizleri sağlık, huzur ve kardeşlik içerisinde nice bayramlara eriştirsin. Sofralarımıza bereket, gönüllerimize muhabbet, ülkemize birlik ve dirlik nasip eylesin.

Nice bayramlara, aynı samimiyetle, aynı duruşla, aynı safta erişmek duasıyla…

Bayramınız mübarek olsun.

Var olun, sağ olun… Allah’a emanet olun."