Kimi kararlarla,
kimi hesaplarla,
kimi senaryolarla…
Sanki yüz üç yıllık bir çınarı birkaç dosya arasında sıkıştırabileceklerini düşünüyorlar.
Oysa anlamadıkları bir şey var.
CHP bir bina değildir.
Kapısına polis dikince teslim olacak bir yapı değildir.
CHP bir genel başkan da değildir.
Bir yönetim kurulu da değildir.
CHP, bu memlekette “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyen iradenin adıdır.
Siz bugün iktidarın gücüyle bir partiyi kuşatmaya çalışabilirsiniz.
Ama unutmayın…
Bu parti işgal altındaki bir ülkede kuruldu.
Kurucuları idam fermanlarıyla arandı.
Haklarında ölüm kararları çıkarıldı.
Yokluk gördüler.
Sürgün gördüler.
Ama boyun eğmediler.
Şimdi çıkıp birkaç siyasi operasyonla, birkaç hesapla, birkaç masa başı planla CHP’yi hizaya sokacağınızı düşünüyorsanız, Cumhuriyet tarihini hiç okumamışsınız demektir.
Çünkü CHP’nin özü koltuk değildir.
Makam değildir.
İsim değildir.
CHP’nin özü Kuvayı Milliye’dir.
Birileri bunu unutmuş olabilir.
Ama bu ülkenin dört bir yanında hâlâ Cumhuriyet’e inanan milyonlar unutmadı.
Bugün mesele CHP meselesi de değildir.
Bugün mesele bir siyasi partinin iç işi hiç değildir.
Bugün mesele, halkın iradesinin siyasi mühendislikle şekillendirilmeye çalışılmasıdır.
Çünkü bir gün CHP’ye yapılanın yarın başka bir partiye yapılmayacağının garantisi yoktur.
Demokrasi sadece kazandığınız gün alkışlanacak bir sistem değildir.
Kaybettiğiniz gün de savunulacak bir rejimdir.
İşte bazıları tam da bunu unutuyor.
Sandıkta yenemediğini başka yollarla yenmeye çalışıyor.
Milletin kararını beğenmeyince başka hesaplar yapıyor.
Ama tarih bize şunu öğretti:
Milletin önüne duvar örenler gitti.
Millet kaldı.
Cumhuriyet kaldı.
Ve CHP kaldı.
Çünkü CHP bir siyasi parti olmanın ötesinde, bu ülkenin bağımsızlık hafızasıdır.
Bugün kuşatma altında olduğunu düşünenler şunu iyi bilsin:
Cumhuriyet Halk Partisi nice baskılar gördü.
Nice yasaklar gördü.
Nice kumpaslar gördü.
Ama hiçbir zaman diz çökmedi.
Dün işgal kuvvetlerine boyun eğmeyenlerin mirasını taşıyanlar, bugün de siyasi baskılara boyun eğmez.
Çünkü mesele sadece bir parti değildir.
Mesele Cumhuriyet’in kendisidir.
Ve o Cumhuriyet’i kuran irade, gerektiğinde yine ayağa kalkmasını bilir.