Eğitim İş Eskişehir Şubesi Başkanı Fadime Arslan şu ifadeleri kullandı;
“Eğitimin kamusal niteliğinin yok edildiği, eşitsizliğin derinleştiği ve aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın çok yönlü bir kuşatma altında olduğu bir eğitim dönemini daha geride bıraktık. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi kamusal bir hizmet olarak değil; ideolojik, gerici ve piyasa odaklı bir alan olarak yönetmeye devam ettikçe bu sorunlar her dönem üstüne koyarak devam edecektir.
Daha kayıt döneminde bağış adı altında toplanan paralarla okul maliyetleri artmış, servis ücreti, kırtasiye parası, kantin harcamaları velileri zor duruma düşürmüştür.
Zorunlu eğitime rağmen %100 okullaşma sağlanamaması, okulda olmayan çocuk sayısının artması, taşımalı eğitim mağduriyetleri, okul servisi sorunları, ikili eğitim sorunu bu dönem de devam etmiştir.
MESEM’lerde onlarca çocuk işçi mağduriyet yaşamış, çocuklar hayatını kaybetmiştir.
Okullardaki temizlik ve hijyen, beslenme ve temiz içilebilir su sorunu, denetimsiz okul yemekleri, güvenlik personeli sorunu, okullarda artan şiddet olayları, deprem bölgesindeki eğitim sorunları devam etmektedir.
ÇEDES projesi, Maarif müfredatı, Atatürk ve ulusal günlerin görünmez kılınması, imam hatip okulları dayatması devam etmektedir.
MEB yatırım bütçesi sistematik olarak azaltılmış, eğitim piyasalaştırılmıştır.
Ücretli öğretmenlik güvencesiz istihdama neden olmuş, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin alım gücü azalmış, öğretmenlere yüklenen angarya görevler artmış, norm fazlası öğretmen atamaları mağduriyetlere sebep olmuş, okullarda baskı mekanizmasına dönüşen CİMER İhbar Hattı ile öğretmenler haksız ve hukuksuz yere suçlanmış, öğretmen yetiştirme, akademi ve eğitim politikaları öğretmen üzerinde baskıcı ve öğretmeni değersizleştiren bir anlayışa dönüşmüştür.
Ülkenin eğitim sorunlarını çözmekle yükümlü olan Milli Eğitim Bakanlığı bu sorunların çözümü için çalışmadığı gibi öğretmenlerin iş yükünü artırmış, piyasacı anlayışı sonucu velileri de ekonomik yönden zora sokmuştur.
Eğitim İş olarak uyarıyoruz! Gerici ve piyasacı eğitim anlayışınızı da Atatürksüz müfredatınızı da öğretmenlerin itibarını zedeleyici, iş yükünü artırıcı, onları mağdur edici keyfi uygulamalarınızı da kabul etmiyoruz!
Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaptığınız her türlü hukuksuz ve haksız uygulamaların takipçisi olacağız.
Eğitim İş olarak öğrencilerimizin, velilerimizin ve eğitim emekçilerimizin hakkını savunup mücadeleyi devam ettireceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz.”